KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2021/6577 E., 2021/9865 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2021
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, dar gelirli ailelere konut edindirmesi kapsamında davalı ... ile aralarında sözleşme düzenlendiğini, arsa tahsisi yapıldığını, satış bedelinin taksitler halinde ödendiğini, tahsis kararının iptal edildiğini, imar planı değişikliği ile ifanın imkansız hale geldiğini ileri sürerek; arsanın rayiç değerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini istemiştir.
Davanın kabulüne dair mahkemece verilen karar, Dairece ifanın her iki taraf için de imkanısz hale geldiği tarih ve bu tarihteki rayiç değer konusunda araştırma yapılmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesince 6745 sayılı Kanunun 12. maddesiyle 775 sayılı Gecekondu Kanununa eklenen geçici 10. madde düzenlemesinden bahsedilip, anılan yasa kuralı uyarınca değerlendirme yapılmak üzere bozulmuş,
bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen karar son olarak Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesince alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmaması nedeniyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulup davanın kabulüne karar verilmiş olup, verilen bu son karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, taraflar arasında yapılan arsa tahsis sözleşmesi ve bilahare belediye meclisinin arsa tahsislerinin iptaline yol açan kararı ile ifanın imkansız hale gelmesinden kaynaklı rayiç değerin tahsili isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, 80.000,00 TL tazminatın 3.000,00 TL'sine dava tarihi olan 14/01/2013 bakiye 77.000,00 TL'sine ıslah tarihi olan 07/11/2013 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, mahkemenin 2013/31-719 E-K, 2014/1148 Esas, 2015/132 Karar, 2017/349 Esas, 2019/457 Karar sayılı ilamı çerçevesinde davacıya ödenen bir bedelin bulunması halinde infaz aşamasında mahsubuna karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış. 297. maddenin 2. fıkrası ile "Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" hükmü getirilmiştir.
Hüküm fıkrası, kararın esası olup, açık ve infazı mümkün olmalıdır. Şarta bağlı ve terditli olarak hüküm kurulamaz. Somut uyuşmazlıkta, mahkemece hüküm fıkrasında 2013/31-719 E-K, 2014/1148 Esas, 2015/132 Karar, 2017/349 Esas, 2019/457 Karar sayılı ilamı çerçevesinde davacıya ödenen bir bedelin bulunması halinde infaz aşamasında mahsubuna şeklinde karar verilmiştir.
Yukarıda yazılı HMK'nun 297/2. maddeleri ile yasa koyucu tarafından şarta bağlı bir şekilde hüküm kurulmasına cevaz verilmemiş olup; karar bu hali ile infaz kabiliyeti taşımamaktadır. O halde mahkemece yapılması gereken varsa bir ödeme tespit edilerek açık bir şekilde hüküm kurulması olmalıdır. Mahkemece, bu şekilde şarta bağlı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/6577, K. 2021/9865, 12 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama