KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2021/67 E., 2021/11242 K.·Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2021
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; ... Eczanesi’nin sahibi olduğunu, dava dışı sigortalı ... isimli hastaya 07/03/2016 tarihinde, ... isimli hastaya 15.03.2016 tarihinde, ... isimli hastaya 15.03.2016 tarihinde ve ... isimli hastaya 22/03/2017 tarihinde 12'şer adet Heberprot-P 75 mg flk adlı ilacın reçete edildiğini, hastaların eczanesine başvurması üzerine kendisinin söz konusu ilaçları ecza deposundan temin ederek teslim ettiğini, bahse konu ilaca ait özel uygulama sebebiyle, hastaların verdiği vekaletname ile ilaç bedelini davalı kurumdan tahsil ettiğini, ancak davalı kurumca 183.437,48 TL ilaç bedeli ödenmesi gerekirken 92.091,68 TL ödendiğini ileri sürerek, 91.345,80 TL eksik ödemenin, davalıdan fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı; SUT'un 4.3 maddesine göre ödemesi yapılacak ilacın bedelinin kuruma mal oluş bedelinden fazla olamayacağını, bu nedenle davacı tarafa eksik ödeme yapıldığını, kurum işleminin usul, yasa ve mevzuata uygun olduğu için davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; dava dışı hastalara reçete edilen ilacın, fatura döneminde fiyatının 4.040,05 TL olduğu, söz konusu ilacın Medula sistemindeki fiyatında indirim yapılan 05/04/2016 tarihinden önce, ilacın reçete ve fatura edilmiş olması nedeniyle davanın asıl alacak yönünden kabulüne; 91.345,80 TL alacağın 28/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, davacının ticari faiz ve fatura tarihleri itibari ile faiz istemine ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ve hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının faiz başlangıç tarihine yönelik temyiz itirazı bakımından
Dava; dava dışı hastalar adına, yurt dışından getirtilmesi gereken ilaçların temin edildiği ilaç firmasına ödenen bedelinin tamamının davalı Kurumdan tahsil edilememesi gerekçesiyle bakiye 91.345,80 TL alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin olup, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; davacının 91.345,80 TL alacağının bulunduğu belirlenmiş ise de, dava dilekçesiyle fatura tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olmasına rağmen, istinaf mahkemesince kabul edilen miktarın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verildiği görülmektedir.
Oysa ki davalı Kurumun haksız işlemi olan kısmi ödeme, yani kesinti tarihi itibariyle ödenmeyen kısım için temerrüde düştüğü açık olduğuna göre kesinti tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru olmayıp, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, HMK'nın 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/67, K. 2021/11242, 11 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama