KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2021/6888 E., 2021/12248 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2021
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen karar, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, dar gelirli ailelere konut edindirmesi kapsamında davalı ... ile aralarında sözleşme düzenlendiğini, arsa tahsisi yapıldığını, satış bedelinin taksitler halinde ödendiğini, tahsis kararının iptal edildiğini, imar planı değişikliği ile ifanın imkansız hale geldiğini ileri sürerek; arsanın rayiç değerinin tahsiline karar verilmesini istemiş, 27/11/2016 tarihli dilekçesi ile talebini 90.000,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesince 6745 sayılı Kanunun 12. maddesiyle 775 sayılı Gecekondu Kanununa eklenen geçici 10. madde düzenlemesinden bahsedilip, anılan yasa kuralı uyarınca değerlendirme yapılmak üzere bozulmuş,
bozmaya uyularak yapılan yargılama ve yasa değişikliği değerlendirilerek davanın reddine dair verilen karar son olarak Yargıtay 13. Hukuk Dairesince anılan yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden söz edilip davadan önce ödeme olgusu olup olmadığı var ise bunun borcu sona erdirip erdirmediği hususuna da atıf yapılarak bu ve diğer hususlar yönünden araştırma bozması yapılmış, mahkemece bozmaya uyulup davanın kabulüne, 90.000,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiş olup, verilen bu son karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 3.000,00 TL’nin tahsilini istemiş, yargılama aşamasında 27/11/2015 tarihli dilekçesi ile talebini ıslah ./..
suretiyle arttırarak 90.000,00 TL’ye çıkartmıştır. Kısmi ıslah halinde ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabilir. Mahkemece, bu yön göz ardı edilerek kabul edilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/6888, K. 2021/12248, 30 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama