KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2021/7623 E., 2022/681 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2022
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı eczacıya yapılan 6.814,79 TL tutarındaki yersiz ödemenin işlemiş faiziyle birlikte tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı; takibe konu alacağın dayanağının gösterilmediğini, takibe itirazında haklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davanın açıldığı iş mahkemesince verilen görevsizlik kararının temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesi üzerine, davanın görüldüğü Mahkemece; 03/05/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınarak, takibe konu sahte reçetelerin kuruma fatura edilmesinde davalı eczacının kastının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 2009 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol'ün (6.3.19.) maddesi; “Eczacı ya da eczane çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak Kuruma sahte ilaç fiyat kupürü veya sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 2 yıl süre ile sözleşme yapılmaz. Uygulanacak cezai şart 10.000 TL den az olamaz.
Ancak, söz konusu sahte kupür veya sahte reçete veya sahte raporun eczacının kastı dışında üçüncü kişilerin dahili ile Kuruma fatura etme işlemi gerçekleştirilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz.”;
Aynı tarihli protokolün (4.3.6.) maddesi; “Protokolün (6.3.) numaralı maddesindeki fiillerin tespit edildiği reçetede fiili ilgilendiren reçete veya ilaç bedelleri ödenmez. Kurumca yapılan yersiz ödemeler varsa, ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte eczacının Kurumda tahakkuk etmiş alacağından mahsup edilir. Eczacının alacağının yersiz ödeme tutarını karşılamaması veya alacağının olmaması halinde, genel hükümlere göre tahsil edilir.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda; davacı kurum işlemi ile 2009 yılı Eczane Protokolünün (6.3.19) ve (4.3.6.) maddeleri dayanak gösterilerek, sahte reçetelerin kuruma fatura edilmesinde davalı eczacının kastının olduğu kanaatine varılamadığının, ancak kurum zararının giderilmesi amacıyla reçete bedellerinin yersiz ödeme kapsamında davalıdan tahsil edileceğinin bildirildiği görülmüş olup; eldeki davanın sahte reçete bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece; her ne kadar, takibe konu sahte reçetelerin kuruma fatura edilmesinde davalı eczacının kastı bulunmasa da, üçüncü kişilerin suç teşkil eden eylem ve fiillerinden davacı kurumun sorumlu tutulamayacağı, diğer bir anlatımla suç teşkil eden eylem sonucunda ortaya çıkan bedelin ödenmesinin davacı kuruma külfet olarak yüklenemeyeceği, bu nedenle sahte reçete bedellerinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği dikkate alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/7623, K. 2022/681, 8 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama