KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2021/7682 E., 2021/11595 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2021
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalının 01/01/2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi gereğince dava konusu kiralananda kiracı olduğunu, kira sözleşmesinde yıllık artış oranının düzenlenmediğini ve kira bedelinin 10.000 Euro olarak belirlendiğini, kiralananın niteliği, kullanma alanı, konumu ile birlikte aradan geçen yıllar dikkate alındığında kira bedelinin günün ekonomik koşulları ve emsal kira bedelleri karşısında düşük kaldığını ileri sürerek; kira bedelinin yeni kira döneminin başlangıcı olan 01/01/2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 72.000 TL olarak tespitini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın 01/01/2015 tarihinden itibaren yıllık kira bedelinin 72.000 TL olarak tespitine dair verilen karar, davalı tarafın temyizi üzerine, Dairece verilen 24/10/2019 tarihli ve 2017/8580 E. 2019/8348 K. sayılı kararla; "...Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde artış şartı bulunmadığına ve süresinde tebliğ edildiği ispat edilmiş ihtarname veya açılmış dava da olmadığına göre 13/05/2015 tarihinde açılan dava ile 01/01/2015 günü başlayan dönem için kira parasının tespitine karar verilemez.
Ancak yargılama sırasında yeni dönemin (01/01/2016) başladığı da göz önünde bulundurularak, mahkemece bir sonraki dönem için (2016-2017) kira bedelinin tespitini isteyip istemediği hususunun davacı taraftan sorularak, istemesi halinde bir sonraki dönem için kira parasının tespitine karar verilmesi aksi halde davanın reddine karar verilmesi..." gerektiğinden bahisle bozulmuştur.Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; bozmadan sonra alınan ek bilirkişi raporu ile kira bedelinin 75.000 TL olarak belirlendiği,
hak ve nesafet kuralları gereğince %15 indirim yapıldığında kira bedelinin 73.875 TL olduğu ancak talepten fazlasına hükmedilemeyeceği, taraflar arasında kiralananın teslimine ilişkin tutanak bulunmadığı, anahtar tesliminin yazılı belge ile ispat edileceği, yazılı belge bulunmadığı takdirde davacı tarafından
belirtilen tarihin tahliye tarihi olarak ele alınacağı, buna göre kiralananın 13/05/2016 tarihinde tahliye edildiği, davacının 2016-2017 kira dönemine ilişkin kira bedeli tespiti istemesi nedeniyle 01/01/2016-13/05/2016 tarihleri arası kira bedelinin tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, kiralananın 01/01/2016 tarihi ile tahliye tarihi olarak belirlenen 13/05/2016 tarihi arasında geçerli aylık kira bedelinin net 72.000 TL olarak tespitine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) HMK'nın 26 ncı maddesi gereğince; hâkim, tarafların talep sonucuyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Somut olayda; davacı, kira bedelinin tespiti talebinde bulunmuştur.
Buna göre mahkemece; uyulan bozma kararı gereğince kira bedelinin tespitine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, işbu davanın konusu olmaması nedeniyle taraflarca ayrı bir davaya konu edilebilecek tahliye olgusuna yönelik gerekçeye ve buna bağlı olarak tahliye tarihinin tespitine karar verilmiş olması, taleple bağlılık ilkesine aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, kira bedelinin tespitine ilişkin hüküm sonucu usul ve kanuna uygun olduğu gibi kanuna uymayan hususlar hakkında yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, hükmün ve gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması HUMK'nın 438 inci maddesinin yedinci ve dokuzuncu fıkraları hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/7682, K. 2021/11595, 17 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama