İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/8132 K.2022/1296

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya…

Esas2021/8132Karar2022/1296Tarih21 Şubat 2022Okuma4 dk · 751 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2021/8132 E., 2022/1296 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Şubat 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

751 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalıların murisine banka tarafından tüketici kredisi kullandırıldığını ancak murisin kredi borcu tamamen ödenmeden 04/05/2013 tarihinde vefat ettiğini, kredi sözleşmesi akdedilirken 21/05/2012 başlangıç tarihli 19.320 TL teminat tutarlı hayat sigortası yapıldığından 24/05/2013 tarihinde sigorta şirketinden ödeme talep edildiğini,

murisin 2005 yılında böbrek kanseri nedeniyle tedavi gördüğünün Fırat Üniversitesi Hastanesi tarafından verilen rapor ile tespit edilmesi ve muris adına düzenlenen sertifikada yer alan sigorta öncesinden gelen kanser hastalığının teminat kapsamı dışında olduğuna dair düzenlenmeye dayalı olarak sigortalılının kanser rahatsızlığının sigorta poliçesi düzenleme tarihinden önce mevcut olduğu gerekçesiyle ödeme yapılamayacağının bildirildiğini, bunun üzerine kredi borcunun tahsili amacıyla murisin mirasını reddetmeyen yasal mirasçıları aleyhine takip başlattıklarını ancak davalıların haksız itirazları neticesinde takibin durduğunu iddia ederek,

takibe vaki itirazın iptali ile lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalılar; davacı tarafça bireysel kredi çekilirken hayat sigortası yapıldığını, murisin kredi ödeme süreci içerisinde vefatı nedeniyle ödenmemiş kredi borcunun sigorta teminatı kapsamında ödenmesi gerektiğini, murislerinin iddia edildiği gibi kanser rahatsızlığı bulunmadığını, vefat etmeden önceki 6 yıl boyunca KOAH tedavisi gördüğünü ancak vefatın da bu hastalıktan kaynaklanmadığını, bu hususun 12.09.2013 tarihli epikriz raporlarından açıkça anlaşıldığını, murisin böbrek kanseri nedeniyle tedavi görmediğini, üroloji kısmında tedavi gördüğünü, sigorta şirketinin sorumluluktan kaçtığını ve davacının da bu sebeple kötü niyetli olarak aleyhlerine icra takibi başlattığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen hüküm, davalıların temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 2016/25281 E 2019/10327 K sayılı, 22/10/2019 tarihli kararıyla, mahkemece, davaya Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılması gerektiğinden bahisle bozulmuştur.

Bozmaya uyan mahkemece; yargılamaya tüketici mahkemesi sıfatıyla devam edilmiş, her ne kadar davacı bankanın alacağını dava dışı sigorta şirketinden tahsil etmesi mümkün ise de sigorta şirketinin ödeme yapmaması halinde davacının sigorta şirketini yasal olarak zorlama yoluna başvurmasının zorunlu olmadığı ve bu nedenle davacı bankanın mirasçı davalılar aleyhine icra takibi başlatmasında yasal bir engel bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.

Dava, miras bırakan tarafından kullanılan kredi nedeniyle ödenmeyen kredi taksitlerinin tahsiline yönelik mirasçılar aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, kullanılan kredinin hayat sigortası ile güvence altına alındığı dosya kapsamı ile sabittir. Davacı taraf, sigorta şirketince murisin sigorta tarihden önce kanser tedavisi gördüğü ve sigorta sözleşmesine göre önceden gelen kanser hastalığının teminat kapsamı dışında olduğundan ödeme yapılmayacağının bildirilmesine dayanarak eldeki davayı açmıştır.

Somut uyuşmazlıkta; sigorta poliçelerinin, davacı banka tarafından açılan krediye teminat olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Muris, kullandığı krediye teminat oluşturmak üzere davacı bankanın talebiyle hayat sigortası yaptırmıştır.

Sigorta poliçesinde lehtar, davacı olup hayat sigortası sertifikasında ikinci maddede sigortanın birinci derece hak sahibinin borcu ve ferilerini geçmemek üzere davacı banka olduğu açıkça yazılmıştır. Rizikonun gerçekleşmesi halinde, bankanın poliçe teminatı kapsamında kalan bakiye kredi alacağını, öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesi gerekir.

Sigorta şirketi lehtar konumunda ki bankaya karşı tüketicinin sağlık sorunları olduğunu, örneğin, kalp hastası veya kanser hastalığını gizlediğini ileri süremez. Çünkü sigorta poliçesini düzenleyen, sigorta şirketinin kendisi veya yetkili acentesidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesine göre; herkes, haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.

Bankanın elinde hayat sigortası poliçesi gibi kolayca alacağını tahsil etme imkanı varken, sigorta şirketinin ödeme talebini geri çevirdiği şeklindeki bir gerekçeyle, poliçe limiti kapsamında kalan alacağı için icra takibi başlatması veya dava açması dürüstlük kuralına aykırılık oluşturur.

Bu nedenle tüketici işlemi niteliğindeki banka kredileri nedeniyle, hayat sigortası yapılmış olması durumunda, bankanın poliçe limitleri dahilinde kalan kredi alacağını öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesi zorunludur. Bu husus, banka tarafından tüketicinin mirasçıları ( halefleri ) hakkında dava açılabilmesinin ön şartıdır. Banka sadece poliçe limitinin yeterli olmadığı bakiye alacak için tüketicinin mirasçılarından talepte bulunabilir.

Kredi kullanan tüketici adına yapılan hayat sigortası poliçesi mevcutken, bankanın tüketicinin ölümü nedeniyle, tüketicinin mirasçılarından ödenmeyen bakiye kredi alacağının tahsili için dava açması veya icra takibi başlatması, sigorta hukukunun temel ilkelerine ve sigorta yapılmasının amacına aykırılık oluşturacağı gibi sigorta yapılmasına duyulan güven ve itimadı da zedeler.

Hal böyle olunca mahkemece; davacı banka tarafından sigorta şirketine karşı tüm hukuki yollar tüketilmeden borçlu mirasçılarına karşı takip başlatılamayacağı hususu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21/02/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/8132, K. 2022/1296, 21 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/8132
Karar No
2022/1296
Tarih
21 Şubat 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2021/8134 K.2022/1513
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2021/8136 K.2022/1512
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/8136 K.2022/1053
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/8136 K.2022/1029
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2021/8138 K.2022/1785
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/8138 K.2022/1423

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.