İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/8496 K.2022/4964

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair verdiği kararın…

Esas2021/8496Karar2022/4964Tarih24 Mayıs 2022Okuma4 dk · 876 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2021/8496 E., 2022/4964 K.·Mahkemesi : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Mayıs 2022
Mahkemesi
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

876 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair verdiği kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 10/05/2022 duruşma günü davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için başka bir güne bırakılması uygun görüldüğünden, belli gün ve saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı, kendisine ait 290 tane keçiyi davalının akrabası dava dışı ... ...’a 11/05/2013 tarihli sözleşmeyle 100.000,00 TL bedelle sattığını ve karşılığında 4 adet bono aldığını, ... ...'un borcunu ödeyememesi üzerine borcun yeniden yapılandırıldığını, buna göre davalı ile yapılan 14/02/2015 tarihli sözleşmeye göre ... ...'un borcunu ödememesi durumunda davalı adına kayıtlı taşınmazda yapılacak olan inşaattan ... ...'a düşecek bir adet bağımsız bölümün bedeli 165.000,00 TL olduğu kabul edilerek verileceğinin davalı tarafından vaat ve taahhüt edildiğini, önce ... ...’a 43.700,00 TL verdiğini,

davalının talebi doğrultusunda da ... ...'un oğlu ... ...’un hesabına 21.700,00 TL daha yatırdığını ve alacağının 165.000,00 TL olduğunu ve 4 adet senedin düzenlendiğini, senetlerinin ödenmemesi üzerine davalı ve dava dışı borçlular ... ve ... ...'a ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin neticesiz kalması üzerine ... ... ve ... ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının ... ... ile birlikte hareket ettiği ve inşaattan bir adet bağımsız bölüm alacağı algısı oluşturarak zarara uğratıldığını, davalının dava dışı ...'in borcunu ödememesi halinde taşınmazı devredeceğini garanti ettiğini ancak bu borcunu yerine getirmediğini,

bu nedenle alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının takibe konu itirazın iptali ile takibin devamını, takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının protokolden bahsederek alacak iddiasında bulunsa da söz konusu alacak – borç ilişkisinde borçlu sıfatına sahip olmadığını, resmi şekilde yapılmayan taşınmaz devrini içerir sözleşmelerin hukuki sonuç doğurmayacağını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince verilen davanın reddine dair karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince; davaya dayanak teşkil eden 14.02.2015 tarihli protokolde davalı ... ...'a isabet edecek bağımsız bölümün ...'a teminat olarak devredileceğinin belirtildiği, ayrıca protokolden dolayı davalı ...'ın borçlu olmadığının sözleşmeye dercedildiği, bu durumda davacının dava dışı ... ...'dan olan alacağının davalı tarafından garanti edildiği ve borcun üstlenildiğinden söz edilmesinin mümkün olmadığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı tarafça temyiz yoluna başvurulmuştur.

Davacı eldeki dava ile 14.02.2015 tarihli sözleşme nedeniyle dava dışı asıl borçlunun borcunu ödememesi nedeniyle davalı -taahhüt eden aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir.

Üçüncü kişinin edimini taahhüt TBK 128. maddede düzenlenmiştir. (mülga BK. 110. Madde) " Üçüncü bir kişinin fiilini başkasına karşı üstlenen, bu fiilin gerçekleşmemesinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. " Bu maddedeki düzenlemeye göre bir üçüncü kişinin edimini akdin karşı tarafına taahhüt eden kimse, bu edim yerine getirilmediği takdirde bundan doğan zararı tazmin etmekle mükelleftir.

Taahhüt eden bir başkasını borç altına sokmamakta sadece üçüncü kişinin belirli bir edimde bulunacağı hususunda garanti vermekte ve bu suretle kendisi borç altına girmektedir. Taahhüt eden, taahhüt beyanını üçüncü kişinin mümessili sıfatıyla değil, kendi adına yapmaktadır. Bu nedenle de taahhüt edilen edim yerine getirilmediği takdirde açılan dava artık tazminat davası olarak kabul edilmelidir.

Taahhüt edenin tazminat borcu asıl borç olarak kendiliğinden doğar ve borç doğduğu anda muaccel olur. Taahhüt eden, üçüncü kişinin edimini borçlanmadığından bunun yerine getirilmesi için ona ihtarda bulunmaya veya ek bir süre vermeye dahi gerek yoktur. Bu nedenle taahhüt edilenden önce üçüncü kişiye başvurmasını isteyemez. Burada halefiyet söz konusu değildir, çünkü taahhüt edenin borcu, tazminat borcudur.

Bu borç edimin yerine getirilmemesi nedeniyle karşı tarafın uğramış olduğu zarardır. Buradaki zarar ifanın gerçekleşmemesi nedeniyle doğan müspet zarardır. Taahhüt eden üçüncü kişinin edimi ifa etmesi için gerekli her türlü çabayı gösterdiğini ispat etmek suretiyle sorumluluktan kurtulamaz. Burada bir çeşit kusursuz sorumluluk hali düzenlenmiştir. (Fikret Eren, Borçlar Hukuku )

Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 14.02.2015 tarihli sözleşmenin dava dışı borçlunun, borcunu tasfiye amacıyla düzenlendiği ve davalının taahhüt eden sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı anlaşılmaktadır.

Her ne kadar ilk derece mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmenin davalının taşınmaz devrine ilişkin taahhüdünü içerdiği, tapulu taşınmazların devrinin TMK'nin 706, 6098 sayılı TBK'nin 237 ve Tapu Kanunu'nun 26 maddeleri gereğince resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağı, sözleşmeye göre davalının sözleşme içeriğindeki borçtan sorumlu olmadığının açıkça şerh düşüldüğü, verilen taahhüdün yerine getirilmemesi sonucunda davalının borçtan sorumlu olacağına dair ya da uygulanacak farklı herhangi bir yaptırım veya yükümlülük düzenlenmediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ise de.

TBK 128. maddesi gereğince yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, dava dışı asıl borçlunun borcunu ödememesi nedeniyle, üçüncü kişinin edimini taahhüt eden davalının tazminat borcunun asıl borç olarak kendiliğinden doğduğu bu nedenle davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3.815 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24/05/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/8496, K. 2022/4964, 24 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/8496
Karar No
2022/4964
Tarih
24 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/8497 K.2022/3604
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/8497 K.2022/3806
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/8498 K.2022/3606
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/8499 K.2022/9417
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/8499 K.2022/3882
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/8499 K.2022/5195

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.