KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2021/880 E., 2021/11165 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2021
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; kaçak zannı ile yakalanan muhtelif miktarlı benzin, gazyağı ve mazotun davalılara yediemin olarak bırakıldığını, ancak 21.8.2008 tarihli ihtara rağmen teslim edilmediğini ileri sürerek, bedellerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş, ıslah ile de talebini 581.418,49 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ..., davanın reddini dilemiş, davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 494.460,72 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline dair verilen hüküm, davacı tarafın temyizi üzerine.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 22/03/2018 tarihli ve 2015/42162 E. 2018/3432 K. sayılı kararıyla; “...Mahkemece, yediemin olarak kendilerine teslim edilen akıryakıtları iade etmeyen davalıların toplam 581.718,49 TL tazminattan sorumlu oldukları açıklandıktan sonra, davalıların yedieminlik ücreti, masraf vs. giderler açısından % 15 oranında indirim yapılarak yazılı şekilde karar verilmiştir...) mahkemenin HMUK 74. maddesine aykırı olarak davalılar tarafından talep olmadığı ya da bir mahsup isteği olmadığı halde yedieminlik ücreti, masraf vs. olarak tazminat tutarından indirim yapılması usul ve yasaya aykırı olduğu” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozmaya uyan mahkemece; bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile 581.718,49 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalıların tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Yargılama giderleri, kural olarak, davada haksız çıkan tarafa yükletilir (HMK m. 326/1). Davada her iki taraf da kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini, haklı çıkma nispetine (oranına) göre taraflar arasında paylaştırır (HMK m. 326/2).
Somut olayda; mahkemece verilen ilk hükümde, davacı tarafından yapılan toplam 682,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranlarına göre 580,13 TL'sinin davalılardan tahsiline karar verildiği, davacı tarafın temyizi üzerine kararın bozulmuş olmasına rağmen, bozma sonrasında davacı tarafından yapılan 24,50 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına karar verildiği görülmektedir.
Buna göre mahkemece; davanın tamamen kabul edildiği dikkate alınarak, bozma öncesi yargılama gideri ile bozma sonrası yapılan yargılama gideri toplamının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile bozma öncesi giderlerin dikkate alınmaması ve hazineye irat kaydına şeklinde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nın 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/880, K. 2021/11165, 10 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama