KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2021/8949 E., 2022/298 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2022
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne, kısmen konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı ile aralarında 06.11.2012 tarihli ...Üniversitesi Kurumsal İtibar Araştırması Hizmet Alımı Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında itibar yönetim araştırmasını uygulamak, araştırma çıktılarıyla kurumsal itibar yönetim modeli kurmak amacıyla itibar yönetiminde iyileştirme çalışmalarına yönelik raporlama hizmeti sunduklarını, bu kapsamda hazırlanan raporun teslim edildiğini, ancak davalının KDV dahil olmak üzere 144.550,00 TL olan sözleşme bedelini ödemediğini ileri sürerek, 144.550,00 TL’nin temerrüt tarih olan 12.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davacının KDV hariç olmak üzere talep ettiği alacağı kabul ettiklerini, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17. maddesine göre KDV’den sorumlu olmadıklarını savunarak, davacının KDV talebinin reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, 144.550,00 TL dava açıldıktan sonra ödendiğinden konusuz kalan bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 9.730,39 TL'nin temerrüt tarihi olan 12.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline, karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davanın 144.550,00 TL dava açıldıktan sonra ödendiğinden konusuz kalan bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 9.730,39 TL'nin temerrüt tarihi olan 12.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiş, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine 18.606,64 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Oysa ki, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesinde “(1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” düzenlemesi bulunmaktadır. Davalı dava tarihinde sonra, 13.01.2016 tarihli ön inceleme duruşmasından önce, 12.08.2015 tarihinde davacıya 144.500 TL ödeme yapmıştır.
Buna göre mahkemece, yapılan ödeme sebebiyle konusuz kalan 144.500 TL yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanacak vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken, yukarıda yazılı şekilde fazla vekalet ücretine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/8949, K. 2022/298, 24 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama