İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/1170 K.2022/3049

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen…

Esas2022/1170Karar2022/3049Tarih31 Mart 2022Okuma5 dk · 946 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2022/1170 E., 2022/3049 K.·Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Mart 2022
Mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 20. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

946 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalı şirketin maliki olduğu Pendik 14 pafta 436 parsel ve 4 pafta 77 parsel sayılı taşınmazlar için öncelikle dava dışı ... İnşaat firması tarafından inşaat başlatıldığını ve bu firmaya bağlı olarak şantiye şefi olarak çalıştığını, davalının dava dışı ...

İnşaat ile sözleşmesinin 21/03/2011 tarihinde sona ermesi üzerine 21/04/2011 tarihinde davalıya devredildiğini, 11/2006-12/04/2011 tarihleri arasında önce davalı şirketin üst işverenlik ilişkisi daha sonra ise işverenlik ilişkisi içerisinde şantiye şefi olarak çalıştığını; ancak, iş akdi 12/04/2011 tarihinde sona ermesine rağmen rızası dışında 12/04/2011 tarihinden 11/10/2013 tarihine kadar söz konusu taşınmazlarda devam eden inşaatlar yönünden Pendik Belediyesi kayıtlarında şantiye şefi olarak göstermek suretiyle ünvanından faydalanıldığını ileri sürerek;

bu döneme ilişkin alması gereken ücret oranında davalının zenginleştiğini HMK'nın 107. maddesi gereğince şimdilik 5.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davalı; davacının tazminat davası açtığını ancak zarara uğradığını veya fakirleştiğine dair herhangi bir iddiasının bulunmadığı, davacının tazminat talebini dayandırabileceği özel bir kanun hükmünün bulunmaması nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararının da olmadığını, dava konusu edilen şantiye alanlarından sadece 77 parselin maliki olduğunu ve davacının işvereni ... İnşaat ile sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra yeni bir inşaat firması ile anlaşarak inşaata devam edildiğini, 436 parselde ise malik dahi olmadan yüklenici firma olduğunu ancak arsa malikleri ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 17/08/2010 tarihinde sonlandırıldığını ve inşaat ile de alakasının kalmadığını, şantiye şefinin yapı müteahhitine bağlı bir şekilde çalışan

görevli olması sebebiyle mevzuata göre şantiye şefine ilişkin bildirimlerin yalnızca yapı müteahhitince yapılması gerektiğini ve yapı müteahhitinin de dava dışı ... inşaat olduğunu, dolayısıyla Pendik Belediyesindeki kayıtlarını terkin etmek gibi bir yükümlülük yüklenemeyeceğini, davacının Pendik Belediyesinin Yapı Denetimi sistemi üzerinde şantiye şefi olarak kayıtlı gözükmesinden dolayı sağlanan herhangi bir kazancıda bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince; davanın sebepsiz zenginleşme davası olduğunu, sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşebilmesi için bir kimsenin mal varlığının geçerli yani haklı bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması şeklinde gerçekleştiğini ve bu zenginleşmeden sorumlu olabilmesi için zenginleşme ile zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunması ve zenginleşmenin haklı bir sebebe dayanmaması gerektiği, somut olayda ise, SGK kayıtlarının incelenmesinde; davacının 12/04/2011 tarihinden sonra Mento Proje ...

A.Ş, 01/11/2012-31/08/2013 tarihleri arasında...İnşaat...

A.Ş ünvanlı iş yerinde çalıştığı, 10/09/2013-22/09/2013 tarihleri arasında 1091476 sicil numaralı iş yerinde, 23/09/2013 tarihinde ise 1286884 sicil numaraları iş yerinde çalışmaya başladığı ve halen çalışmaya devam ettiğinin anlaşıldığı; davacının gerek bilirkişi raporunda gerekse dosya içerisinde mevcut hizmet döküm cetvellerinden 12/04/2011 ile 11/10/2013 tarihlerinde dava dışı iş yerlerinde çalıştığı ve bu çalışmalarının sürekli olduğu, bu haliyle davacının mal varlığı aleyhine olarak davalı tarafta meydana gelen bir zenginleşmenin mevcut olmadığı;

dolayısıyla, davaya konu olayda sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak alacak isteminin oluşamayacağı, davaya konu olayda haksız fiil hükümlerinin uygulanabileceği hususunun gündeme gelebileceği ancak davacının haksız fiile dayanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge adliye mahkemesince; ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, iş akdi sona ermesine rağmen davacının ünvanının davalı tarafından devam eden inşaatlarda kullanılmaya devam edilmesi sebebi ile oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m.33). Mahkemece davacının isteminin sebepsiz zenginleşemeye dayandığı ve sebepsiz zenginleşme koşulları oluşmadığından istemde bulunulamayacağı, haksız fiil hükümleri kapsamında da talepte bulunmadığından istemin reddine karar verilmiş ise de; dava dilekçesi incelendiğinde iddianın ileri sürülüş şekline göre davanın, davacının isminin (ünvan) sözleşme ilişkisi olmadan kullanılması sebebi ile uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkin olduğu ve talebin TMK'nın 26. maddesinde hüküm altına alınan “adın korunması” hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda; iş akdi sona ermesine rağmen davacının adının davalıya ait şantiyelerde şantiye şefi olarak kullandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının ünvanının haksız olarak kullanılması sebebi ile oluşan maddi zararının tazminini isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Adı haksız olarak kullanılan kişi buna son verilmesini; haksız kullanan kusurlu ise ayrıca maddî zararının giderilmesini ve uğradığı haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevî tazminat ödenmesini isteyebilir (TMK m. 26).

Davalı tarafından inşaatların devam ettirebilmesi için şantiye şefi bulundurma zorunluluğu bulunmaktadır. Şantiye şefi, yapı müteahhidi adına, yapım işinin ruhsata ve ruhsat eki etüt ve projelere uygun olarak gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan inşaat ve iş organizasyonunu sağlamak, mevzuatın öngördüğü her türlü tedbiri almak, uygulamak ve uygulatmakla sorumludur. Dolayısıyla sorumluluk altına giren şantiye şefine de bir ödeme yapılması gerektiği aşikardır. Davacının dava konusu edilen dönemlerde başka bir iş yerinde çalışıyor olması da istemde bulunmasına engel teşkil etmeyecektir. Zira, Mecellenin 87. maddesinde de belirtildiği üzere mazarrat menfaat mukabelesindedir.

Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince; davacının maddi zararının tespiti için bilirkişi görüşüne başvurulması ve ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması, doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 31/03/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1170, K. 2022/3049, 31 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1170
Karar No
2022/3049
Tarih
31 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/1170 K.2022/1814
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/1171 K.2022/4147
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/1171 K.2022/3951
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/1171 K.2022/2297
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/1172 K.2022/2890
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/1172 K.2022/4252

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.