İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/1380 K.2022/6028

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen karar,…

Esas2022/1380Karar2022/6028Tarih21 Haziran 2022Okuma4 dk · 777 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2022/1380 E., 2022/6028 K.·Mahkemesi : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Haziran 2022
Davalılar
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

777 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 21/06/2022 tarihinde taraflardan kimsenin gelmediği anlaşılmakla işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalılardan ... Ltd.

Şti. ile imzaladığı 17/12/2013 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca, ... olarak isimlendirilen taşınmaz projesinden, proje aşamasında olan davaya konu taşınmazı satın aldığını, kararlaştırılan satış bedeline mahsuben toplam 230.000 USD'yi davalı şirkete ödediğini, ödemeleri sözleşme tarihinden önce ve sonra olmak üzere dönem dönem yaptığını, davalı şirketten çok sayıda taşınmaz satın aldığını, ancak taşınmazlar inşa edilmediği gibi ödediği paranın da geri verilmediğini, davalı şirketin kendisi gibi birçok kişiyi mağdur ettiğini,

ileride açılması muhtemel olan dava ve takiplerden kurtulmak amacıyla akde aykırı davranarak tüm malvarlığını ... Ltd.

Şti.ne devrettiğini, sözleşmeye konu taşınmaz projesi ile ilgili olarak davalılar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, gerçekleşen zarardan davalı şirket ile birlikte diğer davalı ortakların da sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek; ödediği 230.000 USD’nin dava tarihi itibariyle karşılığı olan 579.600 TL’nin ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalılardan ...; davacı tarafça davaya konu taşınmaz satış sözleşmesine istinaden yapılan herhangi bir ödemenin bulunmadığı, dosyaya sunulan banka havale makbuzlarının açıklama kısmında belirtilen ifadelerden, davacı ile davalı ... Şltd. Şti. arasında bir başka ticari ilişkinin bulunduğunun anlaşıldığı, nitekim davacı ile davalı ... Ltd. Şti. arasında 02/11/2011 tarihinde Lübnan’da ... ... isimli şirketin kurulduğunu, ortak geliştirilen projelerin Lübnan pazarına sunulmasının amaçlandığını; davalı şirket ile iradeleri sakatlanarak imzaladıkları yatırım sözleşmesinin ortaklık sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu taşınmaz satış sözleşmesinin ise tarafı olmadıklarını, sorumluluklarına gidilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.

Davalı ... Ltd. Şti.; davaya cevap vermemiştir.

İlk derece mahkemesince; davaya konu harici taşınmaz satış sözleşmesine istinaden ödendiği iddia edilen 230.000 USD satış bedelinin, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesi istemiyle eldeki davanın açıldığı, ancak ödeme olgusunun davacı tarafça ispat edilemediği, davacı ile davalı şirket arasında gerek Türkiye’de gerekse Lübnan’da geniş çaplı ticari ilişkinin bulunduğu, dosyaya sunulan ödeme belgelerindeki havale açıklamaları dikkate alındığında, işbu belgelerin taraflar arasındaki ticari ilişkiye yönelik olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge adliye mahkemesince; davalılar arasında “yatırım sözleşmesi” adı altında imzalanan sözleşme ile adi ortaklık ilişkisi kurulduğu, davacının ise Lübnan vatandaşı olup, yetkilisi olduğu şirketler aracılığıyla Lübnan’da ticaret yaptığı, ticari ilişkilerinin bir kısmını da davalı ... Ltd.

Şti. ile yürüttüğü, davalı şirket ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı mevcut borcun tasfiyesi amacıyla, davaya konu taşınmaz satış sözleşmesini imzaladığı, bu hususun davacının da kabulünde olduğu, sözleşme gereğince borçtan sadece davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenlerle satış sözleşmesinden dolayı davalı ortakların sorumluluğuna gidilemeyeceği, eldeki davanın davalı ... Ltd.

Şti. aleyhine açılması gerekirken; adi ortaklığa karşı açıldığı, ortaklığa karşı husumet yöneltilemeyeceğinden davanın reddinin gerektiği, ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2) Somut olayda; davacı ile davalı şirket arasında imzalanan harici taşınmaz satış sözleşmesi gereği, satış bedeli olarak gerek sözleşme öncesi gerek sözleşme sonrası muhtelif tarihlerde ödendiği iddia edilen toplam 230.000 USD’nin iadesi talep edilmiş ve ödeme olgusunun ispatı hususunda banka havale makbuzları dosyaya sunulmuş ise de; işbu belgelerden ödemelerin davaya konu taşınmaz satış sözleşmesine istinaden yapıldığı anlaşılamamıştır.

Davacının da kabulünde olduğu üzere, davacı ile davalı ... Ltd. Şti. arasında Türkiye’den Lübnan’a kadar uzanan büyük çaplı ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, öyle ki bu ticari ilişkinin yansıması olarak davacı ile davalı ... Ltd. Şti arasında ... ... şirketinin kurulduğu, davalı ... Ltd. Şti’nin tüm malvarlığının bu şirkete aktarıldığı, yine davaya konu taşınmaz satış sözleşmesinin de satıcı sıfatıyla bahse konu ... ... tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, bölge adliye mahkemesince; davaya konu 17/12/2013 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesine istinaden yapıldığı iddia olunan ödemenin davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan, gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması HMK'nın 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1380, K. 2022/6028, 21 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1380
Karar No
2022/6028
Tarih
21 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/1380 K.2022/7189
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/1381 K.2022/4799
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/1381 K.2022/7190
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/1382 K.2022/10629
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/1382 K.2022/4531
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/1382 K.2022/7191

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.