KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2022/1419 E., 2022/2535 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2022
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, 23/05/2011 tarihinde noter aracılığı ile ... plaka sayılı aracı davalıdan satın aldığını, bedeli olan 9.250,00 TL’yi peşin olarak ödediğini, aracın muayene ve resmi işlemlerini yaptırdığını; aracın kullanımındayken Kocaeli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/563 D.iş numaralı kararıyla aracın change belirlendiğinden Emniyet Müdürlüğü tarafından muhafaza altına alındığını; bu olay nedeniyle mağdur olduğunu, davalının sorumlu olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, satış bedelinin ve aracın elinden alınması nedeniyle oluşan zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya konu olayda kendisinin kusuru bulunmadığını, aracı kendisinin de bu şekilde satın aldığını, aracın satım bedelinin 5.850,00 TL olduğunu bu miktarın noter sözleşmesinde belirtildiğini, geçici muhafaza tedbiri uygulandığını savunarak; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; dava konusu araç kaydına Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/11651 Hazırlık sayılı dosyasından çalıntı şerhi konulduğu, aracın henüz zapdedilmediği, ceza yargılamasının devam ettiği, zapdedilmeyen araç için zapta karşı tekeffül davasının açılamayacağı, zapt gerçekleştiğinde davacının bu davayı açabileceği, bu aşamada bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine,
Dairece dava konusu araç ile ilgili ceza yargılamasının da devam ettiği dikkate alınarak aracın kimliğinin değiştirilmesi (change) ve hak mahrumiyetine yönelik tedbir kararı nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma sonrasında; davacıya bilirkişi ücretini yatırması için HMK 115/2, 114/g maddeleri gereğince gider avansını karşılamak üzere kesin süre verildiği ancak, verilen kesin süre içerisinde gider avansını yatırmadığından bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı gerekçesi ile davacının davasının HMK 114-g ve 115/2
maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; bilirkişiye yönelik giderin taraflarca yatırılmaması halinde, usul yasasındaki düzenleme gereğince bu delile özgü olmak üzere masraflarının suç üstü ödeneğinden karşılanarak temini yoluna gidilebileceği gözetilerek, toplanan deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece bu kez alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu aracın motor ve şase numarasının orijinal olmasıyla aracın change işlemi görmediği ve dolayısıyla ayıplı araç olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, geçerli satım sözleşmesine dayanılarak yapılan araç satımında zapt ve ayıba karşı tekeffül hükümleri kapsamında tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davaya konu aracın change olduğu iddiası ile aracın eski maliki hakkında Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/71 E sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır.
Hukuk hakimi Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile bağlı değildir. Ancak mahkumiyet ve tesbit edilen maddi olgularla bağlıdır. Mahkemece, Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/71 Esas sayılı ceza dosyasının, ceza davalarında resen araştırma ilkesi gereğince taraflar ileri sürmese de tüm deliller toplanarak hüküm kurulacağı da gözönünde bulundurularak, ceza davasında verilecek kararın kesinleşmesi beklenip, ceza dosyası kapsamı ile bu dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilerek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir.
O halde, mahkemece öncelikle açılan ceza davasında verilen hükmün kesinleşmesinin beklenilmesi ve sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1419, K. 2022/2535, 22 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama