KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2022/1603 E., 2022/2757 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2022
Karar Metni
652 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tazminat davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar; oğlu ve kardeşleri olan ...'un 20/11/2012 tarihinde evin teras katında cep telefonu ile konuşurken davalı şirkete ait enerji nakil hattına dokunması sonucu vefat ettiğini, olayın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğunu, oğulları ve kardeşlerini kaybeden davacıların hayatları alt üst olup yaşadıkları manevi acılarını tarifinin imkansız olduğunu, destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, davacılardan baba... için 500 TL maddi ve 80.000 TL manevi, anne ...için 500 TL maddi ve 80.000 TL manevi, kardeşler için 25.000'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Birleşen davada davacılar ...ve...; meydana gelen olay nedeniyle 16/01/2020 tarihli bilirkişi raporu ile davalının kusur durumuna göre maddi tazminat tutarının güncel asgari ücret üzerinden hesaplandığını, ortaya çıkan fazla meblağın tahsili amacıyla işbu ek davayı açtıklarını beyan ederek, ...için 9.389,07 TL, Halit için 6.914,27 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Davalı; enerji nakil hattının mevzuata uygun olduğunu, olay yeri kaza tespit tutanağında desteğin elindeki profil demiri döndürmek isterken kazanın vuku bulunduğunun belirtildiğini, kusurun kendi hayatını önemsemez davranışta bulunan destekte olduğunu, diğer yandan yapı sahibinin ve Darıca Belediyesinin de sorumluluğu bulunduğunu, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, tarafların temyizi üzerine, Dairece verilen 04/10/2018 tarihli ve 2016/22337 E. - 2018/9566 K. sayılı kararla; "...O halde, mahkemece; yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak suretiyle, kusur oranına ilişkin çelişkiyi giderecek nitelikte alanında uzman önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak 3’lü bilirkişi heyetinden somut verilere dayalı, gerekçeli ve denetime uygun, tarafların itirazlarını da karşılar nitelikte kusur raporu alınması, kusur oranları net olarak tespit edildikten sonra, kusur durumuna göre, tazminat miktarlarının takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece. bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; tarafların kusur durumları %50 olarak kabul edilerek benimsenen 16/01/2020 tarihli aktüerya raporu doğrultusunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı tarafın vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 10. maddesi; "Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir".
Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” hükmünü içermektedir.
Buna göre mahkemece; manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle, talebin reddedilen kısmı yönünden davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceği gözetilmeyerek, kabul edilen miktar üzerinden davacılar vekili lehine 13.450 TL, reddedilen miktar üzerinden davalı vekili lehine ise 19.150 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1603, K. 2022/2757, 24 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama