KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2022/1685 E., 2022/3060 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2022
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında menfi tespit davasında açılan davanın davacıların keşidecisi olduğu, 24/11/2011 keşide tarihli, 02/01/2012 vade tarihli ve 17.500,00 TL bedelli bono yönünden kabulü ile davacıların keşidecisi olduğu, 24/11/2011 keşide tarihli, 02/01/2012 vade tarihli ve 17.500,00 TL bedelli bono nedeni ile davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine, iş bu senet kapsamında davacılar tarafından ödenen 32.028,76 TL'nin istirdatı ile davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, açılan davanın davacıların keşidecisi olduğu,
05/01/2012 keşide tarihli, 02/01/2013 vade tarihli ve 17.500,00 TL bedelli senet yönünden konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kararın, süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar, davalılardan müteahhit ...'in yaptığı inşaattan dubleks villa satın alıp tapusunu devraldıklarını, satış bedeli için kullanılan kredinin davalı müteahhit hesabına geçmesi nedeniyle daha önce verilen senetlerin bedelsiz kaldığını, buna rağmen diğer davalılara ciro edildiğini, Selçuk İcra Müdürlüğü'nün 2012/285 Esas sayılı dosyasıyla 02/01/2012 vadeli senedin takibe konulduğunu belirterek 24/11/2011 keşide tarihli 17.500,00-TL bedelli, Ocak 2012 vadeli ve 24/11/2011 keşide tarihli, 17.500,00-TL bedelli, Ocak 2013 vadeli toplam 35.000,00-TL bedelli iki adet senet nedeni ile davalılara borçlu olmadığının tespitine, bonoların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, ayrı ayrı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu bonoların, davacılar ile davalı ... arasında düzenlenen 17/01/2011 tarihli Dubleks Villa Satış Sözleşmesi başlıklı sözleşmede belirtilen birinci ara ödeme ve ikinci ara ödeme olarak gösterilen 17.500,00-TL'lik ödemelerle ilgili, taksitli satış sözleşmesine istinaden düzenlendiği, senetlerin emre düzenlendiği, senetlerin davacı tüketiciler yönünden geçersiz olduğu, ayrıca davacılar tarafından da sözleşme kapsamında tüm bedellerin, davalı ...'e ödenmiş olduğu gerekçesiyle, açılan davanın davacıların keşidecisi olduğu, 24/11/2011 keşide tarihli, 02/01/2012 vade tarihli ve 17.500,00-TL bedelli bono yönünden kabulü ile,
davacıların keşidecisi olduğu, 24/11/2011 keşide tarihli, 02/01/2012 vade tarihli ve 17.500,00-TL bedelli bono nedeni ile davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine, iş bu senet kapsamında davacılar tarafından ödenen 32.028,76-TL'nin istirdatı ile davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, açılan davanın davacıların keşidecisi olduğu, 05/01/2012 keşide tarihli, 02/01/2013 vade tarihli ve 17.500,00-TL bedelli senet yönünden konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı ...’in aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı ...’in vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları bakımından;
Davada, 05/01/2012 keşide tarihli, 02/01/2013 vade tarihli ve 17.500,00-TL bedelli bono yönünden konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilen bu talep yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesinde “(1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” yer alan düzenlemeye göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
O halde, mahkemesince, karar tarihinde yürürlükte olan tarifenin yukarıda açıklanan hükmü gereğince konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilen kısım yönünden AAÜT 6. maddesine göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nın 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
3-Davalı ...’in yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazları bakımından;
Dava, taşınmaz satış sözleşmesi kapsamında verilen bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu olan 24/11/2011 keşide tarihli, 02/01/2012 vade tarihli ve 17.500,00-TL bedelli bono yönünden davanın kabulüne, 05/01/2012 keşide tarihli, 02/01/2013 vade tarihli ve 17.500,00-TL bedelli bono yönünden konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. Mahkemece, konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilen talep yönünden davacının yargılama giderinden sorumlu olacağı gözetilmeden yargılama giderlerinin tamamından davalı ...’in sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nın 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1685, K. 2022/3060, 4 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama