İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/1766 K.2022/3645

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde alacak davasının yapılan yargılaması neticesinde davanın kısmen kabulüne, dair verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf yoluna başvurulması üzerine davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-b-2…

Esas2022/1766Karar2022/3645Tarih18 Nisan 2022Okuma6 dk · 1.218 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2022/1766 E., 2022/3645 K.·Mahkemesi :istanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Nisan 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.218 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde alacak davasının yapılan yargılaması neticesinde davanın kısmen kabulüne, dair verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf yoluna başvurulması üzerine davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-b-2 maddesi gereği, İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/10/2020 tarihli ve 2018/467 Esas 2020/438 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı, Sakarya Barosuna kayıtlı avukat olduğunu, davalı ile arasında son olarak 04.05.2016 tarihli “Vekalet Sözleşmesinin” imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşme ve vekalet ilişkisi kapsamında Beyoğlu 24. Noterliğinden onaylı 12.06.2012 tarih ve 32053 yevmiye sayılı vekaletnamenin verildiğini, davalının Beyoğlu 24. Noterliğinin 14.03.2017 tarih ve 9220 yevmiye nolu azilnamesi ile basın yayın organlarında çıkan .../PDY terör örgütü ile bağlantılı olduğu yönünde çıkan haberleri gerekçe göstererek azlettiğini,

azilname sonrasında Sakarya 3. noterliğinden 25.08.2018 tarih ve 17866 sayılı ihtarnamesi ile azil tarihine kadar davalı bankaya verilen hukuki yardımlar karşılığı karşı yan vekalet ücretinin ödenmesi talebinde bulunduğunu, karşı yan vekalet ücretinin talep edildiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00-TL vekalet ücreti alacağının azil tarihi olan 14.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 20/01/2020 tarihli dilekçesi ile davaya konu alacak değerinin 886.069,26 TL olarak ıslah etmiş,

ancak ıslah dilekçesinden sonra 14.10.2020 tarihli duruşmada 72.001,98-TL lik kısmından feragat etmiştir.

Davalı, davacı tarafından sözleşme uyarınca banka dosyalarının takip edilmekte iken 19.01.2017 tarihinde basından ... bağlantısı iddiası ile tutuklandığı bilgisini aldıklarını, davalı bankanın iyiniyetli olarak ilk duruşma gününe kadar beklediğini, ilk duruşmada tutukluluk halinin devamına karar verilmesi üzerine 14.03.2017 tarihli ihtarname ile azledildiğini, avukatlığın bizzat ifa edilen meslek olduğunu, o tarihlerdeki ülkenin içinde olduğu durumun gözönünde bulundurulması gerektiğini, banka adına takip edilen dosyalardaki hukuki işlemlerin süreye tabi olduğunu, tutukluluk halinin ne kadar devam edileceğinin öngörülebilir olmadığını, davalı dosyalarının bilinmeze bırakılmasının beklenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davalı tarafın azil sebebi olarak davacı vekilin terör örgütü ile bağlantılı olduğu yönünde haberlerin çıkmasını gerekçe gösterdiği, davacı avukatın Sakarya 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/31 Esas 2019/97 Karar sayılı dosyası ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak mahkumiyete yeter derecede delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği, davacının bir süre tutuklu kaldığı, vekil vekalet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlü ise de vekile tevkil yetkisinin verildiği,

zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hallerde vekilin işi başkasına yaptırabilmesinin mümkün olduğu, davalının başkasının işi ifa etmesine açıkça rıza göstermiş olduğu, davacı avukatın tutuklu kaldığı dönemde davacı tarafından takip edilen işlerin gereği gibi yerine getirilmediğinin de azil sebebi yapılmadığı, buna dair delil de sunulmadığı, azlin haksız olduğu, haksız azil sebebiyle davacı avukatın hangi aşamada olursa olsun üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahip olduğu,

davacı avukatın takip ettiği 121 adet icra dosyasında vekillik görevini gereği gibi yerine getirdiği gerekçesiyle ıslah ve 72.001,98-TLlik kısım yönünden feragat beyanı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, 814.067,28-TL nin 14/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin feragat nedeniyle reddine, karar verilmiş, hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi ise, tahliye ihtimaline binaen ceza davası ilk duruşmasına kadar vekalet ilişkisinin iyiniyetle sürdürülmüş olduğu, tutukluluk halinin devamı sebebiyle sözleşmeye dayalı hizmetin ifa olağanın ortadan kalktığı, vekilin şahsi birikim ve tecrübesine dayanılarak kurulan ilişkide tevkil yetkisinin bulunmasının tek başına azli haksız hale getirmeyeceği, davacının haklı sebeple azledildiği,

bilirkişi raporunda 22.,27.,41., 43., 53. , 54., 56., 68., 74., 76., 97., 100., 103., 108. ve 110. sırada yer alan işlerin tamamlandığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-b-2 maddesi gereği, İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14/10/2020 tarihli ve 2018/467 Esas 2020/438 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile.

50.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren, 186.338,74 TL'nin 20/01/2020 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş ve hüküm davacı ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2-Dava, vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir. Avukatın, vekil olarak borçları (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 389.) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 505. ve devamı maddelerinde gösterilmiş olup, vekil, aynı Kanun'un 506. ( Borçlar Kanunu 390.) maddesine göre, müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özen ile ifa etmekte yükümlüdür.

Vekil, sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır. “Özen borcu” ile ilgili Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesinde mevcut olan.

“Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmekle yükümlüdürler.” şeklindeki hüküm ise, avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olması nedeniyle, Türk Borçlar Kanunu'nun 506. maddesinde düzenlenen vekilin özen borcuna göre çok daha kapsamlı ve özel bir düzenlemedir.

Buna göre avukat, üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına yürütüp sonuçlandırmakla görevli olduğu gibi, müvekkilinin kendisi hakkındaki güveninin sarsılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan da titizlikle kaçınmak zorundadır. Aksi halde avukatına güveni kalmayan müvekkilin avukatını azletmesi halinde azlin haklı olduğunun kabulü gerekir.

Gerçekten de avukat, görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş, sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, müvekkilinin vekilini azli haklıdır. Avukatlık Kanunu'nun 174. maddesinde. “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir.

Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre; haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir.

Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir.

Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; bölge adliye mahkemesince tahliye ihtimaline binaen ceza davası ilk duruşmasına kadar vekalet ilişkisi iyiniyetle sürdürülmüş olduğu, tutukluluk halinin devamı sebebiyle sözleşmeye dayalı hizmetin ifa olağanın ortadan kalktığı, vekilin şahsi birikim ve tecrübesine dayanılarak kurulan ilişkide tevkil yetkisinin bulunmasının tek başına azli haksız hale getirmeyeceği, davacının haklı sebeple azledildiği gerekçesi usul ve yasaya uygun olmakla birlikte davacının vekalet ücret alacağı hesabında bilirkişi raporuna atıfta bulunularak 22.,27.,41., 43., 53. , 54., 56., 68., 74., 76., 97., 100., 103., 108. ve 110. sırada yer alan işlerin tamamlandığı belirlenip davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dava dosyasını incelenmesinde, davacı avukatın takip ettiği icra dosyalarının yer almadığı, bilirkişi raporunda da söz konusu icra dosyalarının azil tarihi itibariyle tahsil edilip sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunda değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca, bölge adliye mahkemesince; davacının haklı azil nedeniyle vekalet ücret alacağına ilişkin olarak; azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşen ve tahsil edilen işlerden dolayı hak ettiği vekalet ücretlerinin hesaplanması için, azil tarihine kadar takip ettiği ve vekalet ücreti alamadığı ve davaya konu etmiş olduğu icra dosyalarının getirtilmesi, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık bilirkişi raporu alınıp hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 371 inci maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalıya iadesine, HMK'nın 373/2.maddesi uyarınca dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 18/04/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1766, K. 2022/3645, 18 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1766
Karar No
2022/3645
Tarih
18 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/1767 K.2022/6301
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/1767 K.2022/3997
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/1767 K.2022/6630
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/1767 K.2022/3552
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1767 K.2022/4550
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/1768 K.2022/3262

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.