İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/2760 K.2022/4309

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde alacak davasının yapılan yargılaması neticesinde davanın reddine, dair verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf yoluna başvurulması üzerine davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi…

Esas2022/2760Karar2022/4309Tarih9 Mayıs 2022Okuma5 dk · 1.023 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2022/2760 E., 2022/4309 K.·Mahkemesi :ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi Vek. Av. ...

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mayıs 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.023 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde alacak davasının yapılan yargılaması neticesinde davanın reddine, dair verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf yoluna başvurulması üzerine davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı banka, emekli personeli olan davalı ...'nın annesi olan diğer davalı ... ...'nın 01/03/1999 tarihinde yaşlılık aylığı almaya başladığını, bu durumun bankaca tespit edildiğini, ancak davalı ... tarafından annesine yaşlılık aylığının bağlandığının bankaya bildirilmediğini, davalı ... ...'nın ...'dan aylık yardımı almakta olduğu dönemde oğlu üzerinden bankadan sağlık yardımından yararlanma hakkı olmadığı halde sağlık yardımı aldığını, ... için bu dönemde 15.833,49 TL yersiz ödeme yapıldığını,

bankanın zarara uğramasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 15.839,59-TL yersiz ödemenin 5510 Sayılı Kanun'un 96. Maddesi uyarınca her bir ödeme için ayrı ayrı ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davalılar, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, gerek 1479 sayılı Kanunun 24.07.2003 tarih 4956 sayılı Kanunun 37. Maddesi ile getirilen yeni düzenleme ve gerekse ... sağlık karnesinin sağladığı ilaç, vb yardımları da içeren kapsamlı ve sigortalı lehine olan sağlık yardımları yönünden sigortalının bakmakla yükümlü olduğu ana babası için 1479 sayılı Kanunun 11.

maddesinde yer alan sağlık karnesinden ve sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı bulunduğuna ilişkin düzenleme değerlendirilerek davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı taraf istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesince davalının 1479 sayılı Kanunun 24.07.2003 tarih 4956 sayılı Kanunun 37. maddesi ile getirilen yeni düzenleme ile ... sağlık karnesinin sağladığı ilaç, vb yardımları da içeren kapsamlı ve sigortalı lehine olan sağlık yardımları yönünden sigortalının bakmakla yükümlü olduğu ana babası için 1479 sayılı Kanunun 11. maddesi doğrultusunda sağlık karnesinden ve sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı bulunduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş, verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.

1-Dava, davalılar lehine yapılan yersiz ödeme niteliğindeki sağlık yardımlarının tahsili istemine ilişkindir. Davacının Türkiye... A.Ş ve davalıların ise, “Türkiye... A.Ş. Mensupları ...” sigortalısı ve/veya bakmakla yükümlü olduğu kişi olan özel kişiler olduğu; davalının bakmakla yükümlü olduğu annesi ... ...’nın hak etmediği halde Sandık Vakfı’ndan sağlık yardımı aldığının tespit edildiği; yersiz sağlık yardımlarının Sandık Vakfı adına davacı Banka tüzel kişiliğince karşılandığı, böylece esasen bankanın zarara uğratıldığı gerekçesiyle; 5510 sayılı Kanun m.96 uyarınca yapılan yersiz ödemelerin tahsili istenmiştir.

Hakkı olmadığı halde bir başkasının mal varlığından zenginleşen kişi bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. TBK’nun 77 ilâ 82’nci maddelerinde sebepsiz zenginleşen kişiden, bu zenginleşme miktarının geri alınmasına dair genel hükümler düzenlenmiştir.

5510 sayılı Kanun m.96’da ise sebepsiz zenginleşmenin özel bir durumu düzenlenmiştir. Madde uyarınca 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre hakkı olmadığı halde; ... tarafından, sigortalıya/hak sahiplerine/bakmakla yükümlü olduğu kişilere yersiz ödeme yapıldığı tespit edilirse; ilgilinin kastı veya kusurlu hareketi nedeniyle yersiz ödeme yapılmışsa tespit tarihinden geriye doğru on yıllık ödemenin, fakat kurumun hatası nedeniyle yersiz ödeme yapılmışsa beş yıllık ödemenin maddede belirtilen şekilde yasal faiziyle geri alınacağı düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanun m.101’de de bu kanunun uygulanmasıyla ilgili davaların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.

Türkiye... A.Ş. Mensupları ..., 506 sayılı Kanunun Geçici 20.maddesi kapsamında olup, 09.03.1983 gün ve 1983/1-1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça belirtildiği gibi Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur ve T.C.... gibi sosyal güvenlik kuruluşlarındandır.

Türkiye... A.Ş Mensupları ..., Vakıf Senedi’nin “Vakfın Amacı, Deyimler” başlıklı 3. maddesinde “ Vakfın amacı Sosyal Sigortalar mevzuatına göre üyelerine veya diğer hak sahiplerine sosyal yardımları yapmak ve ekli “Türkiye... A.Ş. Sağlık Yardımları Uygulama Yönetmeliği” esasları çerçevesinde sağlık yardımında bulunmak…. Bu vakıf Senedinde yazılı diğer yardımları yapmak…. Bankanın Sağlık Yardımı Uygulama Yönetmeliği bu Vakıf Senedine ekli olup, bu Yönetmelikte yazılı yardımların gerektirdiği harcamaları Vakıf adına Banka...” tarafından yapılacağı belirtilmiştir.

Uyuşmazlık konusu davada, davacı olan banka tüzel kişiliği, sağlık yardımlarının, sandık vakfı adına esasen kendileri tarafından yapıldığını, zarar görenin de kendileri olduğunu ileri sürmektedir.

Vakıf Senedinin 3. maddesinde davacı Banka tüzel kişiliğine, sağlık harcamalarının vakıf adına yapılması için yetki verildiği, bu yetkiye dayanılarak Banka tarafından sağlık harcamalarının Vakıf adına hak sahiplerine ödediği, ayrıca her ne kadar yersiz sağlık giderinin tahsili talebiyle açılan uyuşmazlık konusu davalarda davacı olarak banka tüzel kişiliği yer almakta ise de, bu talebinin Vakıf Senedinin 3. maddesine dayanılarak yine Vakıf adına banka tarafından talep edildiği anlaşılmaktadır.

Bu bağlamda, davacı banka tüzel kişiliğinin ilgili düzenleme kapsamında Vakıf adına hareket ettiği, Türkiye... A.Ş. Mensupları ...’nın 506 sayılı Kanun geçici 20’nci maddesi kapsamında sosyal güvenlik kurumu niteliğinde olduğu dikkate alındığında, davacının sıfatına bakılmaksızın (Banka Tüzel Kişiliği veya banka mensupları sandık vakfı) ilgili davalarda, 5510 sayılı Kanunu’nun 101. maddesi gereği bu kanunun uygulanmasıyla ilgili davaların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlemesi kapsamında iş mahkemelerin görevli olduğu anlaşılmaktadır.

Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.

Bu nedenle davacısının banka tüzel kişiliği olduğu, davalısının banka mensupları sandık vakfı sigortalısı ve/veya bakmakla yükümlü kişi olduğu davalarda, uyuşmazlığın niteliği, ilgili yasal mevzuat ve Vakıf Senedi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın sıfatı dikkate alınmaksızın iş mahkemelerin görevli olduğu değerlendirilerek ilk derece mahkemesinin HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar vermesi gerekirken;

görevi olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca esasın incelemeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak görevsizlik hükmü kurulması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye ya da görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, görevsiz mahkeme tarafından görülen davanın esastan incelenerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir. 2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2760, K. 2022/4309, 9 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2760
Karar No
2022/4309
Tarih
9 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/2760 K.2022/3536
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/2760 K.2022/4746
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/2761 K.2022/3867
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/2761 K.2022/8949
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/2761 K.2022/4528
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/2762 K.2022/10209

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.