KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2022/361 E., 2022/4944 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi Vek. Av. ...
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2022
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 24/05/2022 tarihinde davacı vekili Av. ... ile davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının kendisinden narenciye satın alarak aldığı narenciyeleri ihraç ettiğini, davalının satın aldığı ürün nedeniyle kendisi adına vergi dairesine bildirdiği stopaj ve vergi kayıtlarının bulunduğunu, davalının 2012 Ocak döneminde 98.000,00 TL beyanda bulunarak %2 kesinti yaparak stopaj ödemesi yaptığını, bakiye 96.000 TL bedeli ise ödemesi gerekirken ödemediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptaline, %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Bor İcra Müdürlüğünün 2013/235 esas sayılı dosyasına vaki olan itirazın 64.000,00 TL ve işlemiş faizleri yönü ile kabulü ile takibin bu miktarlı kısım yönü ile devamına kalan kısım yönü ile davacının davasını reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine dair verilen ilk kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Kapatılan Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 14/01/2020 tarih 2016/26451 E.- 2020/124 K. sayılı bozma ilamı ile,
mahkeme kararının yasanın aradığı şekilde gerekçe içermediği açıklaması ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak bu kez, davanın kabulü ile Bor İcra Müdürlüğünün 2013/235 Esas sayılı dosyasına vaki olan itirazın asıl alacak yönünden iptali ile asıl alacak yönünden takibin devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalı tarafın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Davacı, davalıya sattığı narenciye bedellerinden vergi ödemesi dışındaki bedelin ödenmediğini ileri sürerek, davalı aleyhine 96.000 TL asıl ve 18.533,64 TL işlemiş faiz alacağının tahsili için icra takibi yaparak, haksız itirazın iptali isteği ile eldeki davayı açmıştır.
2-Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Bor İcra Müdürlüğünün 2013/235 esas sayılı dosyasına vaki olan itirazın 64.000,00 TL asıl ve işlemiş faizleri yönü ile kabulü ile takibin bu miktarlı kısım yönü ile devamına kalan kısım yönü ile davacının davasının reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine dair verilen ilk karar davacı tarafından temyiz edilmemiş, sadece davalı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, yukarıda anılan bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kabulü ile Bor İcra Müdürlüğünün 2013/235 Esas sayılı dosyasına vaki olan itirazın asıl alacak yönünden iptali ile asıl alacak yönünden takibin devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına uymuş olan mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Bu müesseseye "usuli müktesep hak" veya "usule ilişkin kazanılmış hak" denir. Bir başka ifadeyle, mahkemece; Yargıtay bozma ilamına uyulmasıyla, bozma doğrultusunda taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğar. Mahkeme, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında yeni bir hüküm kuramaz. "Usuli Müktesep Hak", davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İçtihatları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir.
Somut olayda, 64.000,00 TL asıl alacağı kabulü ile takibin bu miktar üzerinden devamına, icra inkar tazminatının reddine dair bozma öncesi kurulan hüküm davacı tarafından temyiz edilmemiştir. Dairemizce ise, usule yönelik hükmün bozulmasına karar verilmekle ilk hükümle ilgili miktar bakımından davalı yararına usuli müktesep hak oluşmuştur. Hal böyle olunca, bozma sonrası mahkemece davalının usuli müktesep hakkını ihlal edecek şekilde davacının toplam alacağının takip talebinde gösterildiği şekilde 96.000,00 TL asıl alacak olduğuna ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne yönelik hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/361, K. 2022/4944, 24 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama