İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/5078 K.2023/1284

Taraflar arasındaki maddi ve manevi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/5078Karar2023/1284Tarih4 Mayıs 2023Okuma8 dk · 1.576 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2022/5078 E., 2023/1284 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mayıs 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1411 E., 2022/653 K.
Dava tarihi
07.03.2007
Karar
Davanın reddi
İlk derece mahkemesi
Gaziantep 2. Tüketici Mahkemesi
Sayısı
2017/282 E., 2020/300 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.576 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki maddi ve manevi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı ... vekili Avukat Tuğba Büyükdoğan geldi. Sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili, davacı ...'nın 08.10.2016 tarihinde davalı hastanede sezeryan doğum yaptığını ve bebeğin sağlıklı bir şekilde doğmadığını, 31.12.2016 tarihinde de vefat ettiğini, ...'nın doğumdan bir gün önce yani 07.10.2016 tarihinde davalı hastaneye rutin kontrollerinin yapılması için gittiğini, yapılan kontroller neticesinde doktor ve hastane yetkililerince hamileliğin gayet iyi durumda olduğu,

bebeğin boyunun, kilosunun ve diğer değerlerinin çok iyi olduğunun söylendiğini, doğum yapılan gün ise hastanede uzun süre bekletildiğini, doğum sancısı çeken ...'ya hastanede uzun süre herhangi bir müdahale yapılmadığını ve saatler sonra sezeryana alındığını, doğum öncesinde ise ...'e "doğumun sezaryen ile olmasına rıza gösteriyorum" yazılı bir kağıt imzalatıldığını, ancak doğum sonrasında bu sefer de "doğumun sezeryan ile yapılmasını istemiyorum" yazan bir kağıdın imzalatılmaya çalışıldığını, ...'in bu kağıdı imzalamadığını, doğumda tarifi imkansız acılar yaşadıklarını ve bir türlü toparlanamadıklarını,

doğum sonrasında her gün saat 11'de yeni doğan bebek ünitesinde kablolara, cihazlara bağlı olarak yaşam mücadelesi veren bebeklerini görmek için davalı hastaneye gitmek zorunda kaldıklarını, sonrasında hastane ve çalışanlarının sergiledikleri tutum karşısında bebeği başka bir hastaneye nakletmek istediklerini, başvurulan hastanelerin bebeğin epikriz raporunu görmeden transfer işleminin yapılamayacağını belirtilmesi üzerine davalı hastane ve davalı doktor Hüseyin'den bebeğin epikriz raporlarının istenildiğini, fakat bu talep üzerine davalı doktor tarafından terslendiklerini ve epikriz raporlarının verilmediğini,

daha sonra uzun uğraşlar sonucu elde edilen epikriz raporlarına göre bebeğin beyninin sağ ve sol tarafında hasar olduğu, el ve ayaklarının tutmadığı, gözlerinde ışık refleksi dahi olmadığı ve göremediğini öğrendiklerini, davalı hastane ve davalı doktorun epikriz raporlarını paylaşmamakta direnmelerinin sebebinin de bu olduğunu, davalı doktor ve hastane tarafından yapılan yanlış tıbbi uygulamalar ve umursamaz tutumlar sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını beyanla 500.000'şer TL manevi, şimdilik 100.000'er TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

1. Davalılar ... ve NCR Sağlık Turizm Taş. İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili; gerekli tüm tıbbi müdahalelerin yapıldığını, doktor Hüseyin'in mekonyum aspirasyonu ile doğan bebeği yaşatabilmek ve oluşabilecek nörolojik hasarları olabildiğince minimize etmek amacıyla gereken bütün tedavileri uyguladığını, davacılara karşı edimlerini gereği gibi ifa ettiklerini ve davacıların ileri sürdüğü zararlarından sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... vekili; davacı ...'ya gebelik süresince gerçekleştirilen gebelik takiplerinde ve doğumdan bir gün önce yapılan muayenede herhangi bir tıbbi uygulama hatası ya da ihmalin söz konusu olmadığını, doğum öncesinde yapılan muayenelerde NST çekildiğini ve NST'de bebek hareketlerinin yetersiz olduğunun gözlemlendiğini, anne ve bebeğin durumunu yakından takip ettiğini, endikasyon oluşması sebebiyle de acil olarak hastanın sezaryene alındığını, tarafınca uygulanan tedavi ve müdahalelerin tıp literatürüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda hem Adli Tıp Kurumundan hem de alanında uzman hekimlerden oluşturulan bilirkişi heyetinden raporlar alındığı, her iki raporda da davalılar üzerine atf-ı kâbil bir kusur tespit edilmediği, davalılarca doğum öncesinde, doğumda ve doğum sonrasında uygulanan tıbbi tedavi metotların tıp literatürüne uygun olduğunun mütalâ edildiği, bunun yanı sıra davacı ...'in de onamının alındığı ve bilgilendirildiği, dolayısıyla davalıların davacılara karşı herhangi bir kusurlarının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili; doktorlar ve hastane yetkililerinin, ...'ya hamileliği ile ilgili olarak her şeyin yolunda olduğunu, bebeğin boyunun, kilosunun ve diğer değerlerinin çok iyi olduğunu söylediğini ve ceninin durumuna ilişkin belge verdiklerini, bu belgenin en somut ve en güçlü delilleri olduğunu, davacının hastaneye gittiğinde uzun süre beklemesine rağmen doktor ve diğer görevliler tarafından kendisine herhangi bir müdahale yapılmadığını ve ilgilenilmediğini, saatler sonra sezeryana alındığını, ...'a doğumdan önce ''doğumun sezeryan ile olmasına rıza gösteriyorum'' şeklinde kağıt imzalatıldığını,

sezeryandan sonra hastane çalışanının ...'i bebeğin doğduğunu söyleyerek danışmaya çağırdığını, hastane çalışanlardan ismini bilmediği bu kişinin ...'in önüne bir kağıt ile kalem bırakıp bu seferde ''doğumun sezeryan ile olmasını istemiyorum'' şeklinde yazıp kağıdı imzalamasını söylediğini, davacının kağıdı imzalamadığını, davalıların doğum sırasındaki umursamaz tavırlarının doğumdan sonra da devam ettiğini, davalıların bebek ...'e ilişkin epikriz raporlarını davacıya vermekten kaçındıklarını, davacıların bir umutla iyileşeceğini düşündükleri yeni doğan bebeklerinin beyninin sağ ve sol tarafında hasar olduğunu, el ve ayaklarının tutmadığını,

gözlerinin ışık refleksi dahi olmadığını, görmediğini o an öğrendiğini, yerel mahkemenin gerek Anayasa, gerek ilgili diğer ulusal mevzuatlar, gerekse tarafı oldukları ilgili uluslararası sözleşmeler uyarınca davalıların bilgilendirme, aydınlatma, açıklama yapma yükümlülüklerine ilişkin hususları da değerlendirmediğini, davalılardan, ... bebeğe ilişkin epikriz raporlarını savcılık ve polis marifeti ile elde ettikleri savcılık soruşturma dosyası ile sabit olmasına,

davalıların davacılara karşı aydınlatma, bilgilendirme yükümlülüklerini yerine getirmedikleri açıkça görülmesine rağmen yerel mahkemece bu hususlarda da eksik inceleme yapıldığını ve husustaki taleplerinin değerlendirilmediğini, davalıların tanıklarının, davacının rızası olmamasına rağmen ve bu durumu bizzat duruşmada belirtmelerine rağmen davacının açıklanmaması gereken durumlarına ilişkin tanıklık yaptıklarını belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahkemece dosyaya kazandırılan Adli Tıp Kurumu raporu ile doğum öncesi ve doğum anına ilişkin hususların irdelendiği, heyet raporu ile de doğum sonrası işlemlerin irdelendiği, söz konusu raporlar itibariyle davalılara yükletilecek bir kusur bulunmadığı tespitinin yapıldığı,

her iki raporun birbirini destekler mahiyette olması göz önüne alındığında, davacıların bebeğinin doğumdan sonra vefat etmesinde davalılara yükletilecek bir kusur bulunmadığının tespiti karşısında, kararın, mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan, iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle yasal ve hukuksal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak verilmiş olduğu anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen karara karşı ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili; istinaf nedenlerini tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı doktorların ve hastanenin özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. Vekâlet sözleşmesi, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 502 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 Sayılı Kanun) "Talimata uygun ifa" başlıklı 505 inci maddesi şöyledir: " Vekil, vekalet verenin açık talimatına uymakla yükümlüdür. Ancak, vekalet verenden izin alma imkanı bulunmadığında, durumu bilseydi onun da izin vereceği açık olan hallerde, vekil talimattan ayrılabilir. Bunun dışındaki durumlarda vekil, talimattan ayrılırsa, bundan doğan zararı karşılamadıkça işi görmüş olsa bile, vekalet borcunu ifa etmiş olmaz."

3. 6098 Sayılı Kanunu'nun "Vekilin borçları" başlık, "Şahsen ifa, sadakat ve özen gösterme " alt başlıklı 506 ıncı maddesi şöyledir: " Vekil, vekalet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hallerde vekil, işi başkasına yaptırabilir. Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır."

3. Değerlendirme

1. Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı iş ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Mesleki iş gören vekil özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur. O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları hafif de olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.

Vekil, hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür.

Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmak ve en emin yol seçilmek gerekir. (Tandoğan, Borçlar Hukuk Özel Borç İlişkileri, Cilt, Ank. 1982, Sh.236 vd) Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat beklemek hakkına sahiptir.

Aynı hususlar adam çalıştıran sıfatı ile doktorun görev yaptığı sağlık kuruluşları için de geçerlidir.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile alınan bilirkişi raporunun hükme elverişli bulunmasına, onamın da alındığının anlaşılmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı doktorların kusur ve ihmallerinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince verilen 19.04.2022 tarihli ve 2020/1411 E., 2022/653 K. sayılı kararın ONANMASINA,

8.400 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalı ...'a verilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/5078, K. 2023/1284, 4 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5078
Karar No
2023/1284
Tarih
4 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/5078 K.2023/6418
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5083 K.2023/3048
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5084 K.2023/2698
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/5090 K.2023/5036
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5091 K.2023/3046
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/5093 K.2023/2907

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.