İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/6233 K.2023/3519

Taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Esas2022/6233Karar2023/3519Tarih4 Aralık 2023Okuma7 dk · 1.452 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2022/6233 E., 2023/3519 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Aralık 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.452 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle ve davalı vekili tarafından incelemenin duruşmalı yapılması istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat ... ve Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için başka bir güne bırakılması uygun görülerek, uygun günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin bakliyat ve hububat üretiminde ve işlemesinde dünyanın önde gelen firmaları arasında yer aldığını, davalı ... ... ......'un ... merkezli ve uluslararası çapta faaliyet gösteren bir insani yardım kuruluşu olduğunu, merkezi ...'da bulunan davalının Türkiye'de yer alan ve ...

Türkiye ismiyle bilinen bir temsilciliğinin bulunduğunu, şirket ile davalı arasında 18.12.2013 tarihinde 110.000 adet gıda kitinin alım satımı konusunda çerçeve sözleşme imzalandığını, davalının bu sözleşme ile ... ... Programme (...

Suriye Programı) kapsamında 5 ay içerisinde 110.000 adet gıda kolisinin şirketten alınacağına dair taahhütte bulunduğunu, 18.12.2013 tarihinde imzalanan çerçeve sözleşmeye bağlı olarak 18.12.2013, 19.03.2014 ve 21.05.2014 düzenleme tarihli alt tedarik sözleşmelerinin yapıldığını, sözleşmeler ile alınan toplam kit miktarının 78.600 adet olduğunu,

davalının 16.05.2014 tarihinde gönderdiği e-posta ile hiçbir haklı gerekçe göstermeksizin 21.05.2014 tarihli son alt tedarik sözleşmesinden sonra çerçeve sözleşme ile taahhüt ettiği miktardan kalan 31.400 kitin alımını yapmayacağını beyan ettiğini ileri sürerek davalı tarafça sözleşmenin haksız feshedilmesi dolayısıyla şirketin uğradığı zararların tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000 USD tutarında bedeli ödenmiş olan zorunlu masraflardan kaynaklı zararın 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre fiili ödeme gününe kadar işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,

müvekkilin uğramış olduğu 5.000 USD kar kaybı zararının 3095 sayılı Kanun'un 4/a. maddesine göre fiili ödeme gününe kadar işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin ... merkezli bir insani yardım kuruluşu olduğunu ve farklı bağışçıların oluşturduğu birden fazla fon grubu/programdan meydana geldiğini, Türk resmi kayıtlarına göre ...-An ... ......'un Türkiye Temsilciliğinin resmi statüsü ile Türkiye'de faaliyetlerini .../... adresinde yürüttüğünü, ancak Türk mevzuatı kapsamında ...'ın faaliyetlerini yürütmekte olduğu temsilciliğin bir tüzel kişiliği olmadığını, Türkiye Temsilciliğinin ...

Merkezi adına tebligat kabul etme yetkisinin de bulunmadığını, öncelikle Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yargı Yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, bir an için Türk Mahkemelerinin milletlerarası yargı yetkisi bulunduğunun varsayılması halinde ise ... mahkemelerinin yetkili olmadığını,

yetki itirazını düzenleyen HMK’nın 19 uncu maddesi 2 inci fıkrası uyarınca iç hukukta yetki itirazında yetkili mahkemenin bildirilmesinin yasal bir zorunluluk olması ve davacının zorlama yetki yorumu ile kendi ikametgahında dava açmış olması sebebi ile yetki itirazlarıyla birlikte -en fazla- yetkili olabilecek mahkemeyi de belirtmek zorunda kaldıklarını, bu bir yargı yetkisi kabulü olmamakla birlikte mahkemece açıklamalarından farklı bir görüşün benimsenmesi halinde, müvekkil ile dolaylı olarak ilişkilendirilebilecek tek adres “...

Mah. ... Cad. ... 2 Apt.

Kat:5 D:8/11 ... ...” adresi olduğundan yetkili olabilecek mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını beyan ederek derdestlik ve görev yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddine, Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yargı Yetkisinin bulunduğunun kabulü halinde ilk itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, dava şartları ve ilk itirazlarının reddi halinde zamanaşımı defileri de dikkate alınarak davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...- ... ... merkezli uluslararası insani yardım kuruluşu olduğu, İç İşleri Bakanlığının 09.08.2021 tarihli cevabi yazısında merkez adresinin “... , ... ..., ... . /.../...” olduğu, Türkiye temsilcilik adresinin ise “... Mahallesi, ... Caddesi, ... 2 Apt.

Kat:5, D:8/11 .../...” adresi olduğunun bildirildiği, davalı kuruluşun Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında sadece temsilciliğinin bulunduğu, şubesi/şubelerinin olmadığı, dernek veya şirket niteliğinde bulunmadığı, insani yardımın Suriye ile ilgili olduğu, buna göre 6100 sayılı HMK nun 114/1-a Maddesinde.

"Türk Mahkemelerinin yargı hakkının bulunması ” dava şartı olarak düzenlenmekle 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-a maddesi yollaması ile HMK 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı; uyuşmazlığın, maddi olarak ortaya çıkan zararlarının karşılanmasına, yani para alacaklarına ilişkin olduğunu, para alacakları için, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89 uncu maddesinde "para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, ifa edilir" ibaresinin yer aldığını, mezkur kanun maddesinden ve şirketin merkezinden anlaşılacağı üzere ...

Mahkemelerinin ... bu uyuşmazlığın çözümünde yetkili ve görevli olduğunu, Yargıtayın içtihadi uygulaması uyarınca, sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan kazanç kaybının ve sözleşmenin gereği gibi yerine getirileceği inancıyla yapılan masrafların, manevi tazminat da dâhil olmak üzere para alacağı olarak değerlendirildiğini, bu bakımdan davacının/alacaklının şirket merkezinin bulunduğu yerde dava açılabileceğinin kabul edildiğini, davacının davasını özel veya genel yetkili mahkemelerden herhangi birisinde açabileceğini,

dolayısıyla sözleşmenin ifa edileceği yer Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde yer aldığından uyuşmazlığın çözümü hususunda Türk mahkemelerinin yetkili olduğunu, mahkemenin, şirketin yetki iddialarına ve açıklamalarına hiçbir şekilde değinmediğini, TBK'nun 89 uncu maddesinin uygulanacağı hususunu asla göz önünde bulundurmayan, talep ve iddiaları bakımından hiç bir değerlendirme yapmayan mahkemenin kanaatinin sonuç olarak isabetsiz olduğunu, yalnızca davalının temsilciliğinin var olup olmadığını ve niteliğini araştıran mahkemenin eksik ve yetersiz inceleme yaptığını,

mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek. İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;

MÖHUK 40 ıncı madde uyarınca Türk Mahkemelerinin ancak iç yetki kuralları gereğince yetkili oldukları hallerde uluslararası yetkiye de sahip olduklarını, taraflar arasındaki sözleşmede Türk Mahkemelerini yetkili kılan bir düzenleme olmadığı, davacı taraf her ne kadar uyuşmazlığının para borcundan kaynaklandığı ve bu nedenle kendi ikametgahının yetkili olduğu ileri sürülmüş ise de;

davacının talebi sözleşmenin feshinden kaynaklı zorunlu masraf ve kar kaybı istemine ilişkin olduğundan yetkili mahkemenin sözleşmenin ifa yeri ya da davalının ikametgahı mahkemesi olacağı, somut uyuşmazlıkta davalının her ne kadar Türkiye'de temsilciliği bulunsa da temsilciliğin tüzel kişiliği olmadığından davalının ikametgahı Türkiye'de mevcut temsilcilik adresi kabul edilemeyeceği gibi;

sözleşmenin ifa yerinin de Suriye'nin çeşitli köyleri olduğu dikkate alındığında davada Türk Mahkemelerini yetkili kılan hiç bir yasal düzenleme olmadığından İlk Derece Mahkemesince uluslararası yetki itirazının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf başvuru dilekçesinde yer alan beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle yapılan zorunlu masrafların ve kar kaybının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukukuna İlişkin Kanun'un ''Milletlerarası yetki'' başlıklı 40 ıncı maddesi.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6 ncı, 10 uncu, 14 üncü ve 19 uncu maddeleri.

3. 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 2 inci ve 5 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Dernekler Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükümleri gereği yabancı dernekler, Dışişleri Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle İçişleri Bakanlığının izniyle Türkiye'de faaliyette veya işbirliğinde bulunabilir, temsilcilik veya şube açabilirler. Aynı Kanun'un ''tanımlar'' başlıklı 2 nci maddesinde hem şubenin hem de temsilciliğin tanımı yapılmış olup, şube de temsilcilik de dernek faaliyetlerinin yürütülebilmesi için derneğe bağlı olarak açılan ve tüzel kişiliği bulunmayan alt birim olarak tanımlanmış olup, şubenin bünyesinde organların bulunduğu ancak temsilcilikte organların bulunmadığı belirtilmiştir.

5718 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinde yer alan düzenleme gereği 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre genel yetkili mahkeme dava açıldığı tarihteki davalının yerleşim yeri olup, aynı Kanun'un 10 uncu maddesinde sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili kılındığı anlaşılmaktadır.

6100 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde ise bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olacağı hususu düzenlenmiş olup, Dernekler Kanunu'nun ilgili hükümlerinde şubenin de temsilciliğin de tüzel kişiliğe sahip olmadığının belirtildiği ancak aynı Kanun'un 5 inci maddesinde her iki alt birime de yer verilerek aralarında bir ayrım yapılmadığı, bu durumda davalının Türkiye'de temsilciliğinin bulunduğu ... mahkemelerinin davaya bakmakla yetkili olduğu, davalının da süresi içinde cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu ve yetkili mahkemeyi gösterdiği,

bu durumda Türk Mahkemelerinin yargı yetkisinin bulunduğu kabul edilerek ve fakat davaya bakmakla ... Mahkemelerinin yetkili olduğu gözetilerek yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

17.100, 00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/6233, K. 2023/3519, 4 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6233
Karar No
2023/3519
Tarih
4 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/6233 K.2023/14196
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/6235 K.2023/11615
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/6236 K.2023/10422
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/6236 K.2023/6524
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6241 K.2023/7369
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/6244 K.2023/14016

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.