KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2022/7826 E., 2022/9192 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2022
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; 10/03/2014 başlangıç tarihli sözleşme ile davalıya ait taşınmazı lokanta olarak kiraladığını, ilk 6 aylık kira bedelini peşin ödediğini, kiralananın dekorasyonu ve tadilatı için bir takım giderler yaptığını, ancak binanın yapı kullanım izin belgesi olmaması nedeniyle ilgili belediyeden işletme ruhsatı alamadığını ileri sürerek; peşin ödemiş olduğu altı aylık kira bedeli olan 10.500TL ile 48.000TL zorunlu giderlerini davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı; davacı kiracının kiralananı ilk 6 ay boyunca faal olarak kullandığını, ihtarname ile verilen süre içerisinde binaya ait yapı kullanım izin belgesi alınmasına rağmen davalının sözleşmenin feshi yoluna gittiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca yaptığı iyileştirme giderlerinden kiracının sorumlu olacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar, davacı tarafın temyizi üzerine, Dairemizin 27/03/2019 tarihli 2017/6453 E., 2019/2678 K. sayılı ilamıyla; davacının sair temyiz itirazları reddedildikten sonra,
kira sözleşmesi süresinden önce feshedilmiş olduğundan, sökülüp götürülebilecek imalatların sözleşme hükümleri uyarınca istenemeyeceği, buna göre, davacı tarafından yapılan giderlerin zorunlu ve faydalı imalatlara ilişkin olup olmadığının saptanması zorunlu ve faydalı imalatların bedelinden olduğunun belirlenmesi halinde ise imalat tarihi itibariyle yıpranma payı düşülmüş bedellerinin tespiti ile bu bedellere ilişkin tahliye tarihinden itibaren kalan kira süresi ile orantılı olarak bir değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, 17.924,23TL'nin davalıdan tahsiline dair verilen karar, tarafların temyizi üzerine, Dairemizin 28/06/2021 tarihli ve 2021/4172 E., 2021/7406 K. sayılı ilamıyla; tarafların sair temyiz itirazları reddedilerek, tespit edilen
faydalı ve zorunlu imalat bedelinden, kiralananın tahliye tarihi ile kira sözleşmesinin sona erme tarihleri arasında kalan kira süresi ile orantılı bir indirim yapılması amacıyla bilirkişiden ek rapor alınması, ayrıca davacının faiz talebinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda; dosya kapsamında bilirkişilerden alınan ek rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 13.744,98 TL’nin ihtar tarihi olan 02/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş (kesin vade bulunması) veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri tarafından usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlenmişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak, sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır (TBK 117. madde).
Somut olayda; davacı tarafından davalıya gönderilen .... Noterliğinin 02/10/2014 tarihli ve 06895 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle; hesaplanan faydalı ve zorunlu masrafların ihtarnamenin tebliğinden itibaren, 10 gün içinde taraflarına iadesinin talep edildiği, ihtarnamenin de davalıya 09/10/2014 tarihinde tebliğ edildiği, buna rağmen mahkemece, hükmedilen alacağa ihtarnamenin gönderildiği tarihten itibaren faiz işletildiği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece; 02/10/2014 tarihli temerrüt ihtarında tanınan süre sonunda temerrüdün gerçekleştiği dikkate alınarak, hükmedilen asıl alacağa ilişkin faiz başlangıç tarihinin, süre bitiminden itibaren başlatılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde 02/10/2014 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde faize hükmedilmesi, doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/7826, K. 2022/9192, 6 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama