İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/8032 K.2022/9578

Taraflar arasındaki menfi tespit ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten…

Esas2022/8032Karar2022/9578Tarih19 Aralık 2022Okuma6 dk · 1.106 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2022/8032 E., 2022/9578 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Aralık 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.106 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; çiftçi olduğunu, dört beş yıl kadar önce davalı ...’tan borç olarak 7.500 TL para aldığını, davalıların pancar alış verişini tefecilik suçunu kapatmak için paravan olarak kullandıklarını, aldığı borç için yüz ton pancar vereceğinin kararlaştırıldığını, ancak suların çekilmesi sebebiyle pancarları teslim edemediğini, davalıların borç aldığı parayı yüksek faiz uygulayarak artırdığını, annesi adına bankadan 8.500 TL kredi çektiğini, bu parayı davalılara verdiğini, ayrıca yüz ton daha pancar teslim ettiğini, icra dosyasına 1.500 TL para yatırdığını, Yeni fakılı İcra Müdürlüğünün 2010/108,

2010/105 ve 2010/122 Esas sayılı dosyaları üzerinden başlatılan takipler neticesinde ayrıca 8.824,59 TL kesinti yapıldığını, böylece davalılardan aldığı 7.500 TL borç karşılığında 18.824,59 TL ödeme yaptığını, ayrıca yüz ton pancar teslim ettiğini ileri sürerek, davalıların kendisinden fazla tahsil ettiği 8.000 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan tahsiline, Yeni fakılı İcra Müdürlüğünün 2010/108, 2010/105 ve 2010/122 Esas sayılı dosyalarında yatan paranın davalılara ödenmemesine karar verilmesini istemiştir.

Davalılar; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı eldeki dava ile tefecilik yaptığını iddia ettiği davalı ...’tan 7.500 TL para aldığını, ancak borcunu zamanında ödeyemediğini, davalıların bunun üzerine borca yüksek oranda faiz işlettiklerini, sonrasında aldığı borcu fazlasıyla ödemesine rağmen davalıların ellerinde bulunan senetlere dayalı olarak aleyhine çok sayıda takip başlattığını ileri sürerek, fazladan ödediği bedelin tahsili ile icra dosyalarına yatan paranın davalılara ödenmemesine karar verilmesini talep etmiş; mahkemece davanın reddine dair verilen hüküm, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 29.03.2013 tarih, 2012/28749 Esas, 2012/7859 Karar sayılı ilamı ile,

diğer temyiz sebepleri incelenmeksizin,“...Davacı, davalılardan bir süre önce borç para aldığını, bedelini nakden ve malen ödemesine rağmen aşırı şekilde faiz işletilerek borçlandırıldığını, bu konuda ceza davası açıldığını ileri sürmüştür.

Davacı, davalılardan...'ın tefecilik suçundan yargılandığı Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/41 esas sayılı yargılamasında katılan sıfatı ile verdiği ifadesinde, ...'ten 7.500,00TL borç para aldığını, karşılığında 30.000,00TL ödediğini, bir kısım borçlar yönünden de pancar verdiğini ancak halen daha borcunun bitmediğini ve hakkında takip başlatıldığını ileri sürerek şikayetçi olduğunu beyan etmiş, mahkemece de sanık ...'in dosyamız davacısı katılan ...'a faizle borç para verdiği, karşılığında senet aldığı kabul edilerek sanığın tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmiş, karar henüz kesinleşmemiştir.

Mahkemece, davanın mahiyeti itibari ile davacının tanık dinletme talebinin yerinde olmadığı, Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/41 Esas 2011/272 Karar sayılı ceza dosyasında davalılardan ... hakkında tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, mahkumiyet kararının gerekçesinde dava dilekçesinde belirtilen icra takip dosyaları ve takibe dayanak senetlere ilişkin herhangi bir somut maddi vakaya değinilmediği,

dolayısıyla ceza dosyasındaki mahkumiyet kararının eldeki dava yönünden delil olma özelliği bulunmadığı gerekçesi ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ise de, ceza yargılamasında alınan ifadeler ve davacının beyanlarından her iki dosyadaki vakıaların birbiri ile bağlantılı olduğu anlaşılmakta olup, ceza davasında verilecek kararın eldeki bu davayı etkileyeceği gözetilerek BK'nın 53.maddesi uyarınca, ceza yargılamasının kesinleşmesi beklenip,

her iki davada ileri sürülen vakıalar birlikte değerlendirilerek neticesine göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir...” gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece, eldeki davada, davacının senetlerdeki imzayı inkar etmediği, davacının takibe konulan bonoların tefecilik nedeniyle verildiğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, takibe konu yapılan senetlerin metninden bu durumun anlaşılamadığı gibi davacının bu iddiasını yasal olarak ispatlayacak yazılı bir delil de dosyaya sunamadığı, davalı ... hakkında tefecilik nedeniyle açılan ceza davanın da mahkumiyetle sonuçlanmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya kapsamından, tefecilik suçlamasıyla davalı ... aleyhine, davacının da katılan sıfatıyla yer aldığı Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/120 Esas, 2021/1132 Karar sayılı dosyası üzerinde ceza davası açıldığı, mahkemece davalı ... aleyhine, kolluk tarafından tutulan tutanakta davalının çevrede tefeci olarak bilindiği, yine davalının evinde yapılan aramada 165 adet belge (alacak-verecek listesinin gösterir defter, not kağıtları, senetler vb. belgeler) bulunduğu,

davalının davacının da dahil olduğu kişilere borç para verdiğini ikrar ettiği, davalı ...'ın müştekilere faizle borç para verdiği ve borç miktarının üzerinde senetler aldığı ve bu borçların bir kısmının ödenmiş olmasına rağmen senet ve çekleri iade etmediği, bu belgeleri bir koz gibi kullanarak borç miktarını sürekli olarak artırdığı ve böylece kazanç sağlamak amacıyla faizle ödünç para vererek üzerine atılı tefecilik suçunu işlediği gerekçesiyle, mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır.

Anılan karar, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin, 26.01.2016 tarih, 2013/14930 Esas, 2016/905 Karar sayılı ilam ile ceza mahkemesinin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları reddedilerek, davalı hakkında aynı suça ilişkin açılmış diğer ceza dosyalarının iş bu ceza dosyası ile birleştirilmesi hususunun değerlendirilmemesi, suç ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti bulunup bulunmadığının tespit edilmesinden sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği ve eksik ceza tayin edildiği gerekçesiyle bozulmuş;

bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, olağan zamanaşımının gerçekleşmiş olması sebebiyle davalı ... hakkında açılan her bir dava hakkında ayrı ayrı düşme kararı verilmiş, verilen karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir.

Ceza mahkemesi kararlarının, hukuk mahkemesindeki davaya etkisini düzenleyen Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesinde; hakimin, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla bağlı bulunmadığı, aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da, hukuk hakimini bağlamadığı düzenlenmesi bulunmaktadır.

Bu açık hüküm karşısında ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, illiyet gibi esaslarının hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak maddi olayları ve yasak eylemleri saptayan ceza mahkemesi kararı taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.

Diğer yandan tefecilik suçunu oluşturan tüketim ödüncü (karz) sözleşmesi, TBK 26. ve 27/1. maddesi (Eski Borçlar Kanunu’nun 19/2 ve 20/1. maddesi) kapsamında kanuna ve ahlaka aykırıdır.

O halde mahkemece, ceza dosyasının aslı getirtilip ceza dosyası bir bütün olarak değerlendirilerek, davalı ... aleyhine tefecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin temyiz incelemesi sonucu verilen Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 26.01.2016 tarih, 2013/14930 Esas, 2016/905 Karar sayılı ilamında; ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının soruşturma sonuçlarına uygun olduğu belirtilerek, dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddedildiği dikkate alınıp, TBK’nın 26 ve 27. maddesi (Eski Borçlar Kanunu’nun 19/2 ve 20/1. maddesi) kapsamında inceleme yapılmak suretiyle sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın HUMK’nın 428. maddesi gereğince temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/8032, K. 2022/9578, 19 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8032
Karar No
2022/9578
Tarih
19 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/8032 K.2022/10625
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/8033 K.2022/25384
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/8033 K.2022/10621
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/8033 K.2022/10365
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/8034 K.2022/10626
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/8034 K.2022/9741

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.