KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2022/840 E., 2022/1869 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2022
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; davacılar ve davalı vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar, murislerinin 2011 yılında davalı bankadan tüketici kredisi kullandığını, murisin 03.10.2013 tarihinde vefat ettiğini, hayat sigortasının yenilenmediğinden bahisle tüketici kredisinin kalan borcunun ödenmesinin banka tarafından kendilerine bildirildiğini, davalı ile murisleri arasında yapılan kredi sözleşmesine göre, bankanın menfaat sahibi olarak murislerinin hayat sigortasını yaptırmaya yetkili olduğunu, kendilerinin, bankayla yapılan sözleşmeye güvenerek ve hayat sigortasının yapıldığını düşünerek herhangi bir teşebbüste bulunmadıklarını,
davalı bankanın sözleşme gereklerini yerine getirmeyerek miras bırakanın hayat sigortasını yenilemediğini belirterek kredi borcundan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve taşınmazları üzerine kredi sözleşmesine istinaden konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı banka, sözleşme hükümlerine göre hayat sigortası yaptırma yükümlülüğünün kredili müşteriye ait olduğunu, kendilerinin bildirim yükümlülüğünü sözleşmedeki adrese 2 ay önceden tebligat yapmak suretiyle yerine getirdiklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalının temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesi’nin 23.11.2016 tarih ve 2015/11886 Esas ve 2016/21786 Karar sayılı ilamıyla davalının sair temyiz itirazları reddedilerek sigortanın yenilenip yenilenmediğinin, kredi borçlusu tarafından takibi gerektiğinden, uyuşmazlık konusu olan “hayat sigortasının yenilenmemesi” nedeniyle tarafların müterafık kusurlu oldukları sonucuna varılıp mahkemece tarafların kusur oranları takdir edilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Bu kez mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile davacıların davalı bankaya olan kredi borcundan 33.610,36 TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitine dair verilen karar tarafların hükmü temyiz etmesi üzerine Dairemizin 09.11.2020 tarih ve 2020/7027 Esas ve 2020/6181 Karar sayılı ilamıyla karar gerekçesinde, davacıların 43.437,94 TL’den borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen hüküm kısmında davacıların bankaya olan borçlarından 33.610,36 TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitine denilerek,
gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye sebebiyet verildiği gerekçesiyle tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davacıların murisi ...'ın Ziraat Bankası ...Şubesindeki 14/06/2011 tarihinde kullandığı 48.000,00-TL bedelli 120 ay vadeli konut kredisinden ötürü bakiye borç toplamı olan 77.048,31-TL kredi borcunun 53.933,81-TL’sinden sorumlu olmadıklarının tespitine, davacıların sorumlu oldukları tutarın 23.114,50-TL olduğunun tespitine, davacı ...'ın istirdat talebinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla reddine, davacıların kredi borcundan dolayı ...merkez ...Mah. 79 pafta 1330 Ada 9 Parsel sayılı taşınmazdaki davalı lehine konulan ipoteğin kaldırılması taleplerinin reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Hüküm fıkrasının harca yönelik kısmı bakımından yapılan incelemede;
Dava, davalı Bankadan kullanılan kredinin hayat sigortasının davalı Banka tarafından yenilenmesi gerekirken yenilenmediği gerekçesine dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
6502 sayılı Kanun'un 73. maddesi gereğince tüketici mahkemeleri nezdinde davacı tüketiciler harçtan muaf olmasına rağmen davalı .... Ziraat Bankası A.Ş. harçtan muaf olmadığından davalıya harç yükletilmesi gerekmektedir. Yapılan incelemede, harcın davalıdan alınmasına karar verilmesine rağmen davalı harçtan muaf olduğundan harç tahsiline yer olmadığına, şeklinde hüküm tesis edilmesi doğru olmadığından karar bozulması gerekmektedir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/840, K. 2022/1869, 7 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama