İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5867 K.2024/3780

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/5867Karar2024/3780Tarih21 Kasım 2024Okuma6 dk · 1.176 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2023/5867 E., 2024/3780 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Kasım 2024
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1478 E., 2023/1156 K.
İlk derece mahkemesi
Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/278 E., 2022/384 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.176 kelime·6 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkili aleyhine davalı tarafından haksız yere ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkiline gönderilen ödemelerin geçmişten kaynaklanan davalının borcuna ilişkin olduğunu, ödemelerin farklı zamanlarda yapıldığını, davalının neden ve hangi sebeple bu ödemeleri yaptığını ispat etmesi gerektiğini, ispat yükünün alacaklı tarafta olduğunu ileri sürerek; aleyhine başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile müvekkili lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; kısmi dava açılamayacağını, müvekkil şirketin entegre et tesisi olarak faaliyette bulunduğunu, taraflar arasında ticari ilişkinin olduğunu, davacının kesimhaneleri dolaşarak deri, bağırsak, sakatat toplayarak bunları müvekkil şirkete gönderdiğini, seyyar olarak çalışan davacıya avans niteliğinde ödemelerde bulunduğunu, davacının bunun karşılığında ürün göndermediğini, müvekkili şirkete borçlandığını savunarak; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı aleyhine 1.402.700,00 TL alacak için genel haciz yoluyla takibe girişildiği, takip dayanağının cari hesap alacağı olarak belirtildiği, dava tarihinden sonra 19.04.2021 tarihinde davacıdan 42.695,91 TL tahsilat yapıldığı, bu miktara ilişkin davanın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72/6 maddesi gereği istirdat davasına dönüştüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 89 uncu maddesine göre cari hesap sözleşmesinin yazılı şekle tabi olduğu, davalının herhangi bir yazılı sözleşme ibraz etmediği,

taraf ve tanık beyanlarından davalının entegre et tesisi işi yaptığı, kesimhanelerden sakatat vb. ürünler almakta olduğu, davacıdan da sakat vb. hayvansal ürünleri düzenli olarak aldığı, taraflar arasındaki ilişkinin sakat vb. hayvansal ürünleri konu alan satış ilişkisi olduğu, davalının dosyaya ibraz ettiği banka dekontlarından davacıya 21.04.2017 ile 19.12.2017 arasında 20.000,00 TL ile 300.000,00 TL arasında değişik tutarlarda ve zamanlarda para gönderdiği, gönderilen havalelerde herhangi bir açıklamanın yer almadığı, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde genel olarak birlikte ifa kuralının geçerli olduğu,

havalenin mevcut borcun ifası için gönderildiğinin karine olarak kabul edildiği, avans olarak gönderildiğinin ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, mal teslim alınmamasına rağmen çeşitli aralıklarla ve yüksek miktarlarda avans gönderilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve davalının bu husustaki savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalı tarafından başlatılan takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu dosya kapsamında davacıdan tahsil edilen 42.695,91 TL'nin davalıdan geri alınarak davacıya verilmesine, davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili; davacı avans olarak gönderilen paraların karşılığında ürün göndermediğini, avansları da iade etmediğini, davanın kısmi dava olarak açılmasının mümkün olmadığını, sonradan harcın tamamlatılması için süre verilmesinin usule aykırı olduğunu, müvekkil şirketin defterlerinin incelenmediğini, bilirkişi raporu alınmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının müvekkil şirkete borç vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Mahkemece davanın satış sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit davası olduğu yönündeki hukuki nitelendirmenin hatalı olduğunu, gerekçeli kararda istirdata ilişkin açıklama yapılmadığını, icra dosyasının eksik incelendiğini ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının entegre et tesisi işi yaptığı, kesimhanelerden sakatat vb. ürünler almakta olduğu, davacıdan da sakatat vb. hayvansal ürünleri düzenli olarak aldığı, buna göre taraflar arasındaki ilişkinin sakatat vb. hayvansal ürünleri konu alan satış ilişkisi olduğu ve gönderilen paralarında bu satım ilişkisi kapsamında gönderildiği, bu hususun uyuşmazlık dışı kaldığı, havalelerde avans ödemesi olduğuna ilişkin bir açıklama bulunmadığı,

davacı (davalı) taraf bu hususta yazılı belgeye dayanmamakla birlikte ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise de, davalı (davacı) taraf tacir olmadığından davacının (davalının) kendi ticari defterlerine dayanarak iddiasını ispat etmesinin mümkün olmadığı, 19.04.2021 tarihinde davacı hesabından tahsil edilen 42.695,91 TL yönünden davanın 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca istirdat davasına dönüştüğünün kabul edildiği, bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de;

bu para üzerindeki haciz alacaklarının sırasına göre paranın paylaşımı için 07.06.2021 tarihinde düzenlenen sıra cetveli uyarınca, davaya konu icra dosyasına 41.313,62 TL ödeme yapıldığı, bu miktar yönünden istirdat hükmü kurulması gerekirken fazlaya karar verilmesinin hatalı olduğu, icra dosyasında yapılan kesintilerden takibin haksız yapılmış olmasından dolayı davalı sorumlu olduğundan davalıya kesintilerden sonra yapılan ödeme miktarının dikkate alınamayacağı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

yeniden davanın kabulüne, davacının davalı tarafından başlatılan takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 41.313,62 TL'nin davalıdan tahsiline ve ispat edilememiş olması nedeniyle kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; istinaf sebeplerini tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "İspat yükü " başlıklı 6 ncı maddesi,

3. Değerlendirme

1. Derece Mahkemelerinin kabulünde de olduğu üzere, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, söz konusu ticari ilişki nedeniyle davalı şirket tarafından davacıya banka havalesi yoluyla değişik tarihlerde ve miktarlarda para gönderildiği, davaya konu icra takibinde borcun sebebinin cari hesap alacağı olarak belirtildiği ve davalı tarafından davacıya gönderilen havalelere ilişkin banka dekontlarının delil olarak dosyaya sunulduğu görülmüştür. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; taraflar arasındaki ilişkinin ticari olup davalının tacir ve defter tutmakla yükümlü olduğu, delil listesinde şirket defterlerine dayandığı gözetildiğinde ispat yükü üzerinde olan davalının ticari defterleri incelenmeksizin karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2. Bozma nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,

2. Bozma sebebine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

Uyuşmazlık, icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.

Sayın çoğunluk tarafından, "... taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, söz konusu ticari ilişki nedeniyle davalı şirket tarafından davacıya banka havalesi yoluyla değişik tarihlerde ve miktarlarda para gönderildiği, davaya konu icra takibinde borcun sebebinin cari hesap alacağı olarak belirtildiği ve davalı tarafından davacıya gönderilen havalelere ilişkin banka dekontlarının delil olarak dosyaya sunulduğu görülmüştür.

Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; taraflar arasındaki ilişkinin ticari olup davalının tacir ve defter tutmakla yükümlü olduğu, delil listesinde şirket defterlerine dayandığı gözetildiğinde ispat yükü üzerinde olan davalının ticari defterleri incelenmeksizin karar verilmesi yerinde görülmemiş" denilerek, kararın bozulmasına karar verilmiş ise de; bu sonuca iştirak edilmemiştir.

Zira, davacı tacir değildir. Davalının kendi ticari defterlerine dayanmasının sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Davalı, avans olarak paranın gönderildiğini de ispat edememiş olmakla; Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilen gerekçelerde dikkate alındığında kararın ONANMASI düşüncesinde olduğuma dair karşı oyumdur

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/5867, K. 2024/3780, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Karşıoy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5867
Karar No
2024/3780
Tarih
21 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5868 K.2024/5128
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5869 K.2024/3629
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5871 K.2024/3622
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5872 K.2024/6587
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5872 K.2024/3615
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/5872 K.2024/17713

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.