İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1281 K.2025/2461

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara…

Esas2024/1281Karar2025/2461Tarih29 Nisan 2025Okuma7 dk · 1.436 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2024/1281 E., 2025/2461 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Nisan 2025
Mahkemesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1885 E., 2023/2481 K.
İlk derece mahkemesi
Bursa 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/36 E., 2022/135 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.436 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; emlakçı olan davalı ...'un 05.02.2021 tarihinde ...

Bölgesinde yatırıma uygun güzel bir arsa olduğunu, arsa sahibinin eşinin hastalığı dolayısıyla taşınmazı bir an önce satmak istediğini söylemesi üzerine davacının arsayı satın almaya karar verdiğini, davalı emlakçının arsa sahibi olan şahıslarla görüştüğünü ve 450.000,00 TL'ye anlaştıklarını, kendisini asker ve ... olarak tanıtan şahsın tapu devri için Bursa'ya gelemeyeceğini beyan ettiğini, Denizli'den birine vekalet çıkartıp işbu satış için yetki vermeyi teklif ettiklerini, emlakçı davalıya güvenerek davacının babası ...'e vekalet çıkartılması şartıyla bu teklifi kabul ettiklerini,

davacının emlakçı davalının hesabına 450.000,00 TL'yi gönderdiğini, davacının babası ...'e vekalet çıkarılması üzerine davalı emlakçının banka hesabına gönderilen parayı çektiğini, noterden çıkarılan düzenleme şeklindeki vekaletnameyi aldıktan sonra parayı kendini malik olarak tanıtan şahıslara 09.02.2021 tarihinde teslim ettiğini, 18.02.2021 tarihinde tapudan satış işlemlerini gerçekleştirmek için randevu aldığını, noter tarafından çıkarılmış vekaletnameye güvenerek arsayı satın alma işlemlerine başladığını,

ancak tapu senedinin kendisine teslimini beklediği sırada sahte vekaletname ile satış yapılmaya çalışıldığı iddiasıyla babası ve kendisinin gözaltına alındığını, emniyet amirliğinde dolandırıldıklarını ve söz konusu vekaletnamenin sahte olduğunu öğrendiklerini, Denizli noteri davalı ... tarafından sahte bir kimliğe vekaletname çıkartılmış olup davacının işbu vekaletnameye güvenerek 450.000,00 TL ücret ödemesine rağmen satın almak istediği arsaya malik olamadığını, kendisini ... olarak tanıtan şahsın kullandığı sahte kimlik ile gerçek kimlikteki ilçe bilgilerinin birbirinden farklı olduğunu,

yine dolandırıcı şahsı bulup getiren kişi olan emlakçı davalı ... ile davacı arasında simsarlık sözleşmesi bulunduğunu, kimlik bilgilerinin gerçekliği hakkında yeterli bilgiye sahip olmamasına rağmen davacıya bu arsanın alınması gerektiğini, ileride çok değerleneceğini söyleyerek davacıyı ikna ettiğini, kendisinin tanımadığı, malik olup olmadığını dahi bilmediği bir kişiden arsa satın alınması konusunda davacıyı yönlendirerek üstüne düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle davacının zararından davalı noter ve aracı emlakçının müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek;

sahte kimliğe çıkartılmış vekaletnameye güvenerek ödenmiş olan 450.000,00 TL maddi, olay sonucu ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili; dava konusu olayda davacının ağır ve tam kusurunun bulunduğunu, tapuda devir işlemi yapılmadan vekaletnameye güvenerek satış bedelinin ödenmesi sebebiyle noterlik işlemi ile iddia olunan zarar arasında illiyet bağının kesildiğini, vekaletnamenin mülkiyeti geçirmediğini, vekilin her zaman azledilebileceğinin bilinmesi gerektiğini, davacının salt vekaletname düzenlemesi nedeni ile bir ödeme yapmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, vekaletnamenin düzenlenmesine dair işlem tesis edilmesinin zararın ortaya çıkması için yeterli olmadığını,

zararın vekaletnameye dayanılarak hukuki işlem yapıldığı tarihte doğduğunu, dava konusu edilen işlemde müvekkili notere atfedilebilecek herhangi bir kusur ve sorumluluğun bulunmadığını, vekaletname düzenleme işleminde ibraz edilen nüfus kimlik ve sürücü kimliklerinin iğfal kabiliyetinin bulunduğunu, davalı noter tarafından sahteciliğin fark edilmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde taşınmaza ilişkin satın alma bedeli olarak 450.000,00 TL ödendiği iddia edilmekle birlikte ...

Tapu Müdürlüğü huzurunda yapılan taşınmazın satışında bu bedelin 88.000,00 TL olarak görüldüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; noter işlemi sırasında kullanılan sahte nüfus cüzdan suretinin aslı temin edilemediğinden, sahte nüfus cüzdanının iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yapılamadığı,

her ne kadar noter tarafından sahte kimlik belgesine göre tanzim edilen vekaletname nedeniyle noterin kusursuz sorumluluğu mevcut ise de, noterin kusursuz sorumluluğuna gidilebilmesi için sahte vekaletname ile işlem yapılmış ve bu işlem nedeniyle davacının bir zarara uğramış olmasının gerekeceği, vekaletname düzenlenmesinin, temsilci atamasına dair hukuki işlemin belgelendirilmesi olup vekaletname düzenlenmesine dair işlem tesis edilmesinin zararın ortaya çıkması için yeterli olmadığı,

zararın vekaletnameye dayanılarak hukuki işlem yapıldığı tarihte doğacak olmasına göre davalı noter tarafından yapılan işlem ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı, sahte kimlik ile düzenlenen vekaletname kullanılarak satış işlemi gerçekleşmeden davacının bedel ödediği iddia edilmiş olup, tapuda alım satım işlemi yapılmadığına göre, sahte vekaletnamenin kullanıldığından ve uğranılan bir zarardan bahsedilemeyeceği,

davacının tapuda satış yapılmadan evvel satış bedelinin ödenmesi nedeniyle var olduğunu iddia ettiği zarara katlanması gerektiği ve bu zarardan gerek davalı noter ... gerek de diğer davalı ...'un sorumlu olmasının söz konusu olmadığı, oluştuğu iddia olunan zarar ile davalı noterin eylemi arasında illiyet bağı kurulamayacağından ve davalı ...'un da simsarlık görevinin gereği olan gerekli dikkat ve özeni göstermediğine ilişkin herhangi bir kusuru ispat edilemediğinden manevi tazminata ilişkin koşulların da gerçekleşmediği gerekçesiyle; davacının davasının tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiş;

karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar noter tarafından sahte kimlik belgesine göre tanzim edilen vekaletname nedeniyle noterin kusursuz sorumluluğu mevcut ise de; tapuda alım satım işlemi yapılmadığına göre, sahte vekaletnamenin kullanıldığından ve uğranılan bir zarardan bahsedilemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesinin noter yönünden davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davaya konu bedelin emlak komisyoncusu davalı ...'un hesabına gönderildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı,

davalı ...'un Denizli İline giderek vekaleti veren kişi ile buluştuğu, kendisine davacı tarafından gönderilen 450.000,00 TL'yi vekaleti veren kişiye elden ödediğini iddia ettiği, davacının 09.02.2021 tarihinde davalı emlakçının hesabına arsa bedeli açıklaması ile 450.000,00 TL gönderdiği,

davalı ...'un da aynı gün aynı miktarı Denizli'de bulunan banka şubesinden çektiği, tapu maliki olarak kendisini tanıtan, resmi kayıtlara göre tapu maliki olduğu anlaşılan, kimlikteki sahteliği noterin dahi fark edemediği kişiye davacının kendisine gönderdiği parayı davacının vekili sıfatı ile teslim ettiği, davacının parayı doğrudan vekalet veren kişinin hesabına da gönderebileceği, vekaletin alınacağı gün paranın emlakçının hesabına gönderilmesinin, satış vekaleti düzenlenecek kişinin kimlik bilgilerinin verilmesinin, davacının bilgisi dahilinde işlemlerin yürütüldüğünü, davalı ...'un temsilci sıfatıyla hareket ettiğini gösterdiği,

satış yapılmadan parayı gönderme zorunluluğu olmayan davacının soruşturma aşamasında davalı emlakçıdan şikayetçi olmadığı, parayı sahte vekaleti veren kişiye verdiğini kabul ettiği, davalıların kusuru ispatlanamadığı için manevi tazminattan da sorumlu olmadıkları gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; nüfus cüzdanının ilçe kısmında Iğdır yazdığını, noterin asli ve tam kusurlu olduğunu, sürücü belgesi ve vekaletnamedeki imzaların farklı olduğunu, zararın vekaletnamenin çıkartılmasıyla gerçekleştiğini, tapu devrinden önce ödeme nedeniyle satış gerçekleşmese dahi illiyet bağının kesilmesinin söz konusu olmadığını, bu durumun ancak hakkaniyet indirimine sebebiyet verebileceğini, davaya konu taşınmazın bedelinin hem dava dilekçesinde sunmuş oldukları dekontla, hem de gayrimenkul değerleme uzmanı tarafından alınmış olan raporla kanıtlandığını,

diğer davalı emlakçı ...'un ise zarardan simsarlık sözleşmesi kapsamında sorumluluğunun bulunduğunu, tapu malikinin kimlik bilgilerini dahi araştırmadığını, 450.000,00 TL aldığını kabul ettiğini, sahte vekalet ile dolandırılan davacının internet sitelerine haber olduğunu, dolandırıcı olduğunun düşünüldüğünü ve kendisine kelepçe takıldığını, bu durumda ticari itibarı zedelendiği için manevi olarak da zarara uğradığını, davalıların uğranılan zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını,

İlk Derece Mahkemesince maddi ve manevi tazminat toplamı üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken iki kez vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, noterin kusursuz sorumluluğuna ve simsarlık görevinin gereği olan özen yükümlülüğüne aykırı davranıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Dairemizin 03.07.2018 tarihli ve 2016/18521 E., 2018/7465 K.. 24.09.2019 tarihli ve 2018/7627 E., 2018/7065 K.. 27.04.2022 tarihli ve 2022/2040 E., 2022/4243 K..

08.05.2018 tarihli ve 2016/12581 E., 2018/4758 K. ve 09.05.2024 tarihli ve 2023/3604 E., 2024/2610 K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; davacının taşınmaza ilişkin satış bedelini, henüz resmi merci önünde yapılacak taşınmaz satışına dair işlem gerçekleşmeden, satış işleminde aracılık yapan davalı ...'a, onun da kendisini taşınmaz maliki olarak tanıtan kişiye verdiğiniin dosya kapsamı ile sabit bulunmasına, bu nedenle satış işlemi gerçekleşmeden satış bedelini ödeyen davacının tam kusurlu olmasına,

ayrıca temsilci atanmasına dair hukuki işlemin belgelendirilmesi olan vekaletnamenin düzenlenmesinin zararın ortaya çıkması için yeterli olmamasına, zararın vekaletnameye dayanılarak hukuki işlem yapıldığı tarihte doğacak olmasına, bu itibarla diğer davalı noter tarafından yapılan vekaletname düzenleme işlemi ile davacının uğradığı zarar arasında illiyet bağının bulunmamasına, vekaletin alınacağı gün paranın davalı ...'un hesabına gönderilmesi ve satış vekaleti düzenlenecek kişinin kimlik bilgilerinin verilmesi olgularının davacının bilgisi dahilinde işlemlerin yürütüldüğünü, davalı ...'un temsilci sıfatıyla hareket ettiğini göstermesine,

vekalet ücretine ilişkin temyiz sebebinin istinafta ileri sürülmemiş olması nedeniyle dikkate alınamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1281, K. 2025/2461, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1281
Karar No
2025/2461
Tarih
29 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/1282 K.2025/4272
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1291 K.2025/2054
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/1291 K.2025/6752
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1293 K.2025/1767
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/1294 K.2025/6354
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/1294 K.2025/6710

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.