KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/1344 E., 2025/1284 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1631 E., 2024/248 K.
- Dava tarihi
- 22.03.2019
- İlk derece mahkemesi
- Ünye 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/204 E., 2022/256 K.
Karar Metni
682 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının boyun ağrısı şikayetiyle davalı hekime muayene olduğunu, muayene sonucunda davalı hekimin davacıya ameliyat olması gerektiğini aksi halde yüzde seksen ihtimalle felç kalacağını söylediğini, davacının bunun üzerine eşini hastaneye çağırdığını, davalı hekimin hem davacıya hem de eşine ameliyatın basit bir ameliyat olduğunu, bu ameliyat neticesinde ağrılarının geçeceğini söyleyerek ameliyatın mahiyeti, riskleri, alternatif yöntemleri vs hakkında bir bilgi vermeden davacıyı ameliyata ikna ettiğini, ameliyattan sonra davacının ağrılarının daha da şiddetlendiğini,
taburcu olduktan sonra günlük aktivitelerini yapamaz hale geldiğini, davalı her kontrolde iyileşme sürecinin biraz uzun sürdüğünü ancak geçeceğini söylediğini, nihayetinde ameliyattan 6 ay kadar sonra davacı ve eşine ameliyatta 3 platin takıldığını, sorunun platinden kaynaklandığını söylediğini, davalı hekimin hiçbir şekilde ameliyattan önce platin takılacağı/takılabileceği bilgisini vermediğini belirterek oluşan ameliyat ile ilgili olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak şimdilik.
1.000,00 TL işgörmezlik / maluliyet / güç kaybı sebebi ile maddi tazminatın, 1.000,00 TL tedavi giderlerinin, tedavi olduğu, hastanede yattığı, daha sonrasında raporlu olduğu/olması gerektiği dönemlerdeki kazanç kaybı olarak 500,00 TL'nin, 200,00 TL tedavi süreçleri içindeki bakım ve bakıcı giderlerinin ve ayrıca 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı hastanede yapılan ameliyat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; zamanaşımına uğradığını, olayda müvekkillerinin kusurlarının olmadığını, uygulanan tedavi ve meydana geldiği iddia edilen iş gücü kaybı ve diğer zaralar arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacıya uygulanan tüm tedavilerin tıp biliminin genel ilke ve kurallarına uygun bulunmakta olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla.
İstanbul ATK başkanlığı 7. İhtisas Kurulunun 25.01.2021 tarihli raporu ile, davalı hastanede davacının tedavisine katılan hekimlerin uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde hastanenin organizasyon hatası saptanmadığı, tıbbi uygulama hatası kapsamında değerlendirilen bir eylem tespit edilmediğinden maluliyet tayinine mahal olmadığının tespit edildiği, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde görev yapan doktorlardan oluşturulan bilirkişi kurulu heyetinden alınan 18.03.2022 tarihli raporu ile;
hastanın muayene ve tıbbi görüntüleme bulguları birlikte değerlendirildiğinde yapılan ameliyatın tıp biliminin gereklerine ve hastanın durumuna uygun olduğunu, ameliyat sırasında diskektomi yapılan mesafelere peek cage yerleştirilmesinin tıp biliminin gereklerine uygun olduğunu, üç mesafeye diskektomi yapılıp peek cage yerleştirildikten sonra ameliyat uygulanan vertebralara plak-vida sistemi uygulanmasının zorunluluk olduğunu, yapılan ameliyata uygun aydınlatılmış onam formu hastanın eşine imzalatıldığını, hastanenin organizasyon yükümlülüğüne aykırı bir durum tespit edilmediğini,
bu bilgilerin ışığında davalıların eylemlerinden dolayı tıbbi bir kusurlarının olmadığının bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; eksik inceleme ile karar verildiği, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların dikkate alınmadığı, hastanın fizik muayene ve görüntülemeleri yapılmadan rapor hazırlandığı, davalı hastane dışında gördüğü tedavilerin incelenmediği, aydınlatılmış onamın yeterli olmadığı ve sadece davacının eşine imzalatıldığı, onam formlarının matbu olduğu bu sebeplerle kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hekim hatası iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle alınan ATK raporu ve üniversite öğretim görevlilerinden oluşan heyetten alınan birlikişi raporundaki tespitler ve aydınlatılmış onam formunda geçirilen operasyon sonucunda oluşabilecek komplikasyonların detaylı şekilde belirtilmiş olduğunun anlaşılmasına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1344, K. 2025/1284, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama