İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1355 K.2024/1943

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili…

Esas2024/1355Karar2024/1943Tarih12 Haziran 2024Okuma6 dk · 1.196 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2024/1355 E., 2024/1943 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Haziran 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.196 kelime·6 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; dava konusu taşınmazın 04.07.2003 tarihinde yapılan ihalesi ile mesire yerinin işletmeciliğini H.Sofulu Ltd.

Şti.nin kazandığını, 29.07.2003 tarihinde ihale sözleşmesi ve şartnamesinin imzalandığını, 21.10.2003 tarihinde bu şirketin bütün hisselerinin davalı şirket tarafından satın alınması nedeniyle 10.03.2004 tarihinde 2004 yılına ait ek sözleşme imzalandığını, 2004 yılına ait işletme bedelinin 1. taksitinin ilgili hesaba yatırıldığını ancak 2. ve 3. taksitlerin yatırılmaması nedeniyle sözleşme hükümlerine aykırı hareket edildiği hususunda idarece yazılan yazı ve ihbarların sonucu değiştirmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, akabinde açılan tahliye davasının kabul edilmesi üzerine tahliye kararının infazı için takip yapıldığını,

sözleşme hükümleri doğrultusunda ÜFE oranları dikkate alınarak işletme bedellerinin güncellendiğini, davalının tahliye kararına rağmen kiralananı teslim etmemesi nedeniyle sözleşmede belirtilen cezai şartın ödenmesi gerektiğini ileri sürerek.

2006 yılı işletme bedeli 259.668,23 TL, 2007 yılı işletme bedeli 289.737,78 TL, 2008 yılı işletme bedeli 306.948,15 TL, 2009 yılı işletme bedeli 331.841,63 TL ve 2010 yılı 134 günlük işletme bedeli 129.050,04 TL olmak üzere toplam 1.317.245,83 TL’nin ve işletme bedeli tutarlarına vade tarihinden itibaren hesaplanacak gecikme zammının, ayrıca 25.05.2010 tarihinden itibaren sözleşme hükümlerine göre aylık kira bedelinin bir günlüğünün 50 katı olan 16.949.856,00 TL’nin cezai şart olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kira sözleşmesinin feshinde davacının kusurlu olduğunu, davacı idarenin kusuru nedeniyle sözleşmenin feshi ve tazminat istemlerine ilişkin Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtıkları 2010/136 E. sayılı davanın halen derdest olduğunu, sözleşme gereği müvekkiline teslim edilmesi gereken alanın 12.465 m²'lik kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını, bu alana yapılan müdahalenin menine karar verildiğini, sözleşmenin başlangıcından itibaren kira bedellerini sözleşmeye uygun olarak ödediğini ancak 2004 yılında taşınmazın eksik teslim edildiğinin belirlendiğini,

davacı Bakanlığın ise sözleşme konusu arsadaki eksikliği hiç dikkate almadığını ve tam kira bedeli ödenmesini istediğini, davacı Bakanlığın sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmeden sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2010/136 E. sayılı davanın açılması ile birlikte müvekkilinin taşınmazı tahliye ve teslim ettiğini, taşınmazı işletmediğini ve fiili tasarrufta bulunmadığını, dolayısıyla davacının taşınmazın tahliye edilmediği yönündeki iddiasının yerinde olmadığını, iki tarafın fesih iradesi karşılıklı olduğundan davacının kira bedeli ve tazminat istemlerinin yasal dayanağının bulanmadığını,

hesaplamalar yapılırken kiralananın alanına isabet eden kira bedelinin tespit edilmesini, ayrıca istenilen tazminat miktarlarının da fahiş olup indirim yapılması gerektiğini, her ne kadar taşınmaz tahliye edilerek teslim edilmiş ise de davacının bu güne kadar tahliye ile ilgili işlemlerinde gecikmiş olmasında kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

1. Davanın açıldığı Menderes Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 20.03.2012 tarihli ve 2011/383 E., 2012/152 K. sayılı yetkisizlik kararı, tarafların temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 31.10.2013 tarihli ve 2013/12364 E,. 2013/14591 K. sayılı kararıyla onanmıştır.

2. Yetkisizlik kararının kesinleşmesi ile dosyanın gönderildiği Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı Bakanlığa ait orman içi dinlenme yerinin işletilmesi için açılan ihaleyi kazanan dava dışı H.Sofulu İnşaat Şirketi ile davacı arasında kira sözleşmesi imzalandığı, daha sonra davalı şirketin sözleşmeyi imzalayan şirkete ait tüm hisseleri satın aldığı ve yapılan sözleşmeyi kabul ettiğini davacı idareye bildirdiği, davacı idare ile davalı arasında sözleşme tanzim edildiği,

sözleşme uyarınca kira bedelleri ödenmediğinden davalı hakkında açılan tahliye davasının kabulüne dair verilen kararın Yargıtay tarafından onandığı, buna istinaden sözleşmenin feshedildiği ancak davacı tarafından taşınmazın tahliye edilerek teslim edilmediği, bu nedenle 2006 yılından 2010 yılına kadar olan işletme bedeli ile sözleşmeye göre hesaplanacak gecikme zammı ve cezai şartın tahsili talebiyle derdest davanın açıldığı,

davalı süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğundan bu hususun değerlendirilmesi gerektiği, dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 126 ncı maddesinin birinci bendine göre kira sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan dava tarihi olan 18.05.2011 tarihinden geriye doğru 5 yıl hesaplandığında 2006 yılının 1. ve 2. taksitlerine yönelik talebin zamanaşımına uğradığı,

ayrıca dava konusu sözleşme kapsamında davalıya kiralanan ve teslim edilen taşınmaz 17.133 m² olduğu halde daha sonra Hazine tarafından açılan dava sonucunda kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısımdan davalının müdahalesinin menine karar verildiği,

bu durumda bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalının sözleşme kapsamındaki alanın %34,28'ini kullanamadığı anlaşıldığından bu oranda indirim yapılması gerektiği, her ne kadar davacı sözleşmede düzenlenen cezai şartı talep etmiş ise de kesinleşen tahliye kararına rağmen icra takibi yaparak davalıyı tahliye etmeyen davacının zararın doğmasına ve artmasına sebep olduğu için sözleşmedeki cezai şartı Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesi uyarınca talep edemeyeceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 809.469,41 TL işletme bedeli, 583.677,90 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 1.393.147,31 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

işletme bedeli ve gecikme faizinin fazlaya ilişkin kısmı ile ceza şartı bedelinin tamamına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Dairenin 17.07.2023 tarihli ve 2023/432 E., 2023/2164 K. sayılı kararıyla Mahkemece; kiracı hakkında verilen el atmanın önlenmesi kararının kesinleşmesinden itibaren kira bedelinden indirim yapılabileceği hususunun gözetilmesi, yine davalı kiracının sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelinden sorumlu olduğu kabul edilerek, davalının cezai şartın fahiş olduğu ve indirim yapılması gerektiği yönündeki savunması üzerinde durulması, dava tarihinden itibaren işleyecek faize ilişkin hüküm kurulmamasının hatalı olduğu,

ayrıca dava dilekçesinde 2010 yılı için 134 günlük kira bedeli talep edildiği halde 127 günlük kira bedeline hükmedilmesinin gerekçesine kararda yer verilmemiş olmasının da doğru olmadığı belirtmiş, kabule göre de; davacının talebini aşar şekilde belirlenen kira bedellerinin esas alınmasının doğru olmadığı açıklanarak, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davacı vekili; davalının el atmanın önlenmesi kararına kendi kusuruyla sebep olması nedeniyle kararın kesinleşmesinden itibaren kira bedelinden indirim yapılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, idarenin kiralananı kullanıma elverişli şekilde bulundurma yükümlülüğünü ihlal ettiğinden söz edilemeyeceğini, 17.133 m² olarak belirtilen dava konusu alanın tamamının inşaat yapımında kullanılmasının mümkün olmadığını, kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağını, her ne kadar Mahkemece zamanaşımının dava tarihi itibariyle sona erdiği belirtilmiş ise de, Mahkemece zamanaşımını kesen sebepler konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek; Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kira alacağı ve cezai şart istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 158, 249, 250 inci maddeleri, 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi.

3. Değerlendirme Somut uyuşmazlıkta; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve özellikle dava dışı Hazine tarafından davalı kiracı aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davasında, davanın kabulüne dair verilen kararın kesinleştiği tarih itibariyle, davacı kiraya verenin, kiralananı kullanıma elverişli şekilde bulundurma yükümlüğününün ihlalinin gündeme geleceği ve temyiz aşamasında ileri sürülmeyen hususların karar düzeltme aşamasında ileri sürülemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE, Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine,12.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1355, K. 2024/1943, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Karar Düzeltme
  10. A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
  11. B. Karar Düzeltme Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1355
Karar No
2024/1943
Tarih
12 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/1355 K.2024/6539
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/1356 K.2024/6540
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/1358 K.2024/6541
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1360 K.2024/2015
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/1361 K.2024/6176
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/1362 K.2024/6178

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.