KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/1470 E., 2025/1487 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/381 E., 2022/169 K.
- Dava tarihi
- 16.09.2013
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; İstanbul Halkalı Toplu Konut Projesinden, 28.05.2008 tarihli sözleşme ile daire satın aldığını, ancak teslimden sonra gerek kendi konutu gerekse blok ve site ortak yerleri ile ilgili ayıp ve eksiklikler bulunduğunun ortaya çıktığını ileri sürerek, eksik ve ayıplı işlerden dolayı ortaya çıkan bedel farkının tespit edilerek, fazla ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, talebini 23.11.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle 10.472,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacıya ayıpsız ve eksiksiz olarak dairesinin teslim edildiğini, süresinde ayıp ihbarında da bulunulmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.11.2015 tarihli kararıyla; davalıların sözleşme ile üstlendikleri edimlerini kusurları ile eksik ve gizli ayıplı olarak yerine getirmesi sonucu dava konusu taşınmazın değerinde düşüşe neden olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile toplam 10.472,00 TL’nin işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesi karar verilmiş; Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 07.10.2019 tarihli ilamıyla; Mahkemece, hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi heyetinden “gizli ayıp” olarak nitelendirilen imalatlara ilişkin ayıpların ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususunda ayıpların niteliği ve ortaya çıktıkları (kullanım ve mevsimlerdeki yağmur, kar, güneş ve ısı durumları dikkate alınarak bu ayıpların ne zaman oluştuğu ya da oluşacağı ve bunu normal vasıflardaki bir tüketicinin ne zaman farkedebileceği) zaman dilimi ve tarafların delilleri dikkate alınarak, ek rapor tanzimi sağlanarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının süresinde davalıya ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili temyiz başvurunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/516E-2020/540K sayılı 08.07.2020 tarihli içtihadının somut uyuşmazlıkta uygulanması gerektiğini, zaman aşımı süresi ve ihbar mükellefiyeti getirilerek tüketicilerin mağduriyetine sebebiyet verildiğini, yapılması gerektiği halde yapılmayan eksiklikleri ‘eksik iş’ olarak nitelendirmesi gerekirken, bu eksikliklerin bağımsız bölümün ekonomik değerini düşüren açık ayıp olarak nitelendirmesinin hatalı olduğunu, gizli ayıplar yönünden davanın açılması ile birlikte ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taşınmazın ayıplı tesliminden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle uyulmasına karar verilen bozma ilamı ve dosyadaki bilirkişi raporuna göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1470, K. 2025/1487, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama