KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/2046 E., 2025/1159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2361 E., 2024/443 K.
- İlk derece mahkemesi
- Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2010/134 E., 2021/318 K.
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 28/04/2000 tarihli noterde düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 273 ada 1 parsel sayılı taşınmazı davalıdan satın aldığını ve bedelini ödediğini, taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın tapu devir ve tescilinin yapılmasının mümkün olmamakla davalının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getiremeyeceği anlaşıldığından zarara uğradığını ileri sürerek; davalıya ait olmadığı halde satılan taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç bedelinin tespiti ile şimdilik 2.894,14 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacı tarafa böyle bir satış vaadi ve satış olmadığını, herhangi bir bedel alınmadığını, davacının bu yerin hazine adına kayıtlı olduğunu bilmediğini, hukuki yarar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya dayanak noter sözleşmesinin iptali için açılan davada sözleşmenin iptaline dair verilen kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, sözleşmenin geçersizliğinin mahkeme kararıyla sabit olması nedeniyle davacının sözleşmeye dayanarak davalıdan tazminat isteyemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının yargılama sırasında vefatı üzerine mirasçıları adına vekilin dosyaya vekaletname sunduğu ve davalı mirasçılar vekilinin katılımıyla yargılamaya devam edilerek taraf teşkilinin sağlandığı, ceza yargılaması sonucunda davalı ...'in Avukatı olan davacı ...'in; hukuki bilgisi olmayan Emin'in durumundan yararlanarak taşınmaz satışı hususunda üçüncü kişilere yetki veren vekaletnameler ile gayrimenkul satış sözleşmeleri düzenlenmesini sağladığı,
taşınmazlarını kendi adına tapuya kaydettirdiği ve görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, gerçekte taraflar arasında taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin bulunmadığı, davacıdan herhangi bir satış bedeli tahsil edilmediği,
davalının iradesinin, davacı ... tarafından sakatlanarak hile yoluyla alınan vekaletnamelerin kullanılması suretiyle davalının iradesi ve bilgisi dışında sözleşme düzenlendiğinin kesinleşmiş ceza mahkemesi ilamıyla sabit olduğu ayrıca anılan sözleşmelerin de iptaline karar verilip kesinleştiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, davalının öldüğünü, davada ileri sürülen talebin karşılanmadığını, satış vaadi sözleşmesi geçersiz dahi olsa sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacının ödediği bedel nedeniyle müspet zararının tazminini talep etme hakkına sahip olduğunu, davalılarca ileri sürülmeyen hususların mahkemece gözetilip sonuca gidildiğini, taşınmazın değerinin tayin ve tespiti ile buna göre harç ikmali yapılmadığını, mahkemenin taraflar arasındaki sözleşmeyi tartışmadığını, hatalı yorumladığını, dava konusu sözleşmenin noterlikçe düzenlenmiş resmi belge niteliğine haiz olduğunu,
sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belge mahiyetinde bulunduğunu, bu belgeyle davalının davacıdan taşınmaz satışı sebebiyle para aldığının sabit olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı hakkında kesinleşen ceza mahkemesi mahkumiyet kararı ile sözleşmenin iptaline ilişkin karar doğrultusunda davaya dayanak yapılan sözleşme kapsamında bedelin ödendiğinin ispat edildiğinin söylenemeyeceğinin, taraf teşkilinin sağlandığının anlaşılmasına göre Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasını gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2046, K. 2025/1159, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama