KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/2761 E., 2025/1813 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1255 E., 2024/760 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/3227 E., 2024/40 K.
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin 6957697 tesisat numaralı abonesi olduğunu, davalı şirket tarafından keyfi olarak kaçak elektik tahakkuku yapıldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Kızıltepe İcra Dairesinin 2022/19655 E. sayılı dosyasında şimdilik 100,00 TL borçlu olmadığını tespiti ile davalı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, 20.06.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 549.413,87 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; teknik ekiplerince yapılan saha çalışmasında davacı abonenin kesik olan enerjiyi yükümlülükleri yerine getirmeden açarak kaçak enerji tükettiğinin tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu icra takip dosyasının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin md.42/1-(ç) hükmü uyarınca kullanılan kaçak elektrik enerjisinden kaynaklandığının belirtildiği halde dava konusu kaçak elektrik tutanağına istinaden video veya fotoğraf kaydının sunulmadığı,
kaçak elektrik kullanım biçiminden kaynaklı olarak tahakkukun elektrik kesme tutanağı tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasında yapılması gerektiği, ancak dosya kapsamında bulunan elektrik kesme tutanakları, kaçak elektrik tespit tutanakları ve bu tutanaklara istinaden düzenlenen her bir fatura ayrı ayrı incelendiğinde, faturalardaki tahakkuk tarihleri (ilk endeks-son endeks tarihleri) söz konusu ket tutanaklarına dayanak olan elektrik kesme tutanaklarından öncesine ait olduğu, yani yükümlülükleri yerine getirmeden kaçak kullanımına ilişkin yapılan tahakkukun elektrik kesme tutanağından önceki tarihler için yapıldığı,
bu nedenle söz konusu tahakkukun usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacının, Kızıltepe İcra Müdürlüğünün 2022/19655 E. sayılı dosyası ile yürütülen icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usûl ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, video ve fotoğraf kaydının olmamasının kaçak elektrik tutanağını geçersiz kılmadığını, kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğunu, yapılan kontrollerde davacı abonenin kesik olan enerjiyi yükümlülüklerini yerine getirmeden açarak kaçak enerji tükettiğinin tespit edildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak elektrik bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa hukuk kurallarının doğru şekilde uygulandığı, menfi tespit davasında ispat yükünün davalıda olduğu, dava konusu icra takibinde talep edilen kaçak tahakkukunun belgelendirilmediği, ihtar edilmesine rağmen davalı tarafından kaçak kullanıma ilişkin delillerin sunulmaması nedeniyle bu hususun ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2761, K. 2025/1813, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama