KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/3076 E., 2025/3002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2073 E., 2024/1349 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 9. Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/3 E., 2021/165 K.
Karar Metni
1.336 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin eşi dava dışı ... ile davalı ... Proje Yönetimi ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş arasında imzalanan 21.12.2019 tarihli gayrimenkulün satış sözleşmesi kapsamında dava dışı ..., davalıdan 4.850.000-TL +KDV bedel karşılığında Muğla ili, Bodrum ilçesi, ...
Mahalle/ Mevkii 362 Ada, 1 parselde kayıtlı 1350/33280 arsa paylı D Blok1 ve 2 numaralı Bağımsız Bölümde kayıtlı iki gayrimenkulü satın aldığını, satışa konu iki gayrimenkul toplamının 5.238.000-TL olduğunu, ödemelerin 500.000,00 TL avans olarak satışı tarihinden en geç 30.12.2019'a kadar, 3.238.000,00 TL'nin satış günü yani 10.01.2020 tarihinde, bakiye kalan 1.500.000,00 TL'nin ise 30.07.2020 tarihinde ödeneceğini,
sözleşme uyarınca satıştan sonra ödenecek olan 1.500.000,00 TL'lik borcun teminatı olarak hem taşınmazın üzerine 1.500.000,00 TL tutarında 30.07.2020 tarihli süreli ipotek konulacak hem de 250.000 USD tutarında 30.07.2020 tarihli teminat bonosu alıcının eşi olan müvekkilim ... tarafından düzenlenerek satıcıya verildiğini, müvekkilinin ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, sözleşmedeki borçların tamamlanmasına rağmen kanun gereği adi kefil sıfatında bulunan müvekkilinin düzenlediği teminat senedinin müvekkile iadesinin gerektiğini, bu sebeple davalı şirkete 28.07.2020 tarihinde ....
Noterliğinin ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderildiğini, sözleşme kapsamında alıcı ...'ın sözleşmeden tüm borçları ödendiğini ve hiçbir borcu kalmadığından teminat için verilen 250.000 USD bedelindeki teminat bonosunun iadesinin talep edildiğini, davalı şirket tarafından ihtara verilen cevapta kalan bakiyenin ödenmesi durumunda tapudaki ipoteğin fek edileceğini ve teminat senedinin iadesinin yapılacağının bildirildiğini, ancak teminat bonosundan kaynaklanan bir borcun bulunmadığını ileri sürerek; müvekkili tarafından davalı ...
Proje Yönetimi ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş lehine 21.12.2019 tarihli satış sözleşmesinin teminatı olduğunu ve icra edilemez şeklindeki teminat kaydıyla keşide edilen 30.07.2020 vadeli 250.000 USD bedelindeki teminat senedinden doğan davalı ... Proje A.Ş'ye karşı bir borcu olmadığının tespitine, müvekkili tarafından davalıya verilen 250.000 USD teminat senedinin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan satış sözleşmeye göre tapuda satış yapıldığını, 10.01.2020 tarihli 908 yevmiye numarası ile satılan gayrimenkullerden birisi üzerine kalan satış bedeli miktarında 30.07.2020 tarihine kadar geçerli süreli olarak 1.500.000,00 TL bedelli ipotek konulduğunu, satış sözleşmesine göre tapuda 10.01.2020 tarihinde yapılan satıştan sonra kalan 1.500.000,00 TL satış bedeli o tarihteki dolar kur üzerinden çevrilerek 250.000 USD olarak belirlendiğini ve davacı bu ödemenin sağlanması ve teminatı olarak 30.07.2020 vadeli emre muharrer senedi müvekkil şirkete teslim ettiğini,
sözleşmede 1.500.000,00 TL kalan satış bedelinin ödenmesi vadesinin yazılı olmadığını, kalan bedelin ödenmesinin satıştan 7 ay gibi çok sonraki bir tarihte ödenmesi alıcı tarafından talep edilince bedel sözleşme tarihindeki döviz kuru esas alınarak USD'ye çevrildiğini, davacının da bu ödemenin sağlanması için ödeme aracı olarak 250.000 USD bedelli senedi ödeme aracı olarak verdiğini, sözleşmede açık ve net olarak hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ''250.000USD ödeme yapıldığında teminat bonosu iade edilecek ve ipotek fek edilecektir'' belirtildiğini,
bu kayıt içeriği ile kalan ödemenin sözleşme tarihindeki döviz kuruyla USD olarak taraflarca belirlenerek ödeme aracı olarak emre muharrer senede bağlandığı ve bu şekilde ileriki tarihteki ödemenin teminat alına alındığının açık olduğunu, 28.07.2020 tarihinde dolar kurunun 6,92 TL olduğunu, bu kura göre yapılan ödemenin 217.391 Amerikan Dolarına denk geldiğini, davacının 32.709 Amerikan Doları borcu bulunduğunu, taraflar arasındaki yazılı sözleşmede kalan 1.500.000,00 TL bedelin belirlenen bir tarihte ödenmesi ile borcun sona ereceği yazılı olmadığını, böyle bir vadelendirmenin taraflarca yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı alıcı ... tarafından davalı satıcıya 31.12.2019 tarihinde 500.000TL, 10.01.2020 tarihinde 3.238.000,00 TL ve 28.07.2020 tarihinde 1.500.000,00 TL ödendiği husunda bir ihtilaf bulunmamakta olup, davacı vekilinin sunduğu dekont örnekleri ile de bu hususun ispatlandığı, 10.01.2020 tarihinde dava dışı alıcıya tapu devrinin yapıldığı, yine sözleşmenin 2. maddesinde satışa konu iki gayrimenkulun 4.850.000,00 TL +KDVye dava dışı alıcıya satıldığının yazdığı,
sözleşme bedelinin TL cinsinden kararlaştırıldığı ve dava dışı alıcının sözleşme ile kararlaştırılan toplam 5.238.000,00 TLyi davalıya ödediği , başkaca bakiye bir borcu bulunmadığı, satış bedelinin 250.000 USD olarak kararlaştırılmadığı,
ihtilafın sözleşmenin 4. maddesinde devrik cümle kullanılmasından kaynaklandığı ve bu hususun tüketici aleyhine yorumlanamayacağı, davacı tarafından verilen 250.000USD tutarındaki teminat senedinin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davacının 30.07.2020 vade tarihli 250.000 USD bedelindeki teminat senedinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile teminat senedinin davacıya iadesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; sözleşmenin ... ve davalı arasında yapıldığını, davanın ise sözleşmeye taraf olmayan ... tarafından açıldığını, davacı tarafın bu davayı sözleşmeye dayanarak açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ile müvekkili arasındaki ilişkinin emre muharrer teminat senesine ilişkin olduğunu, bu sebeple görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, sözleşmede taraf olmayan davacının ödemenin sağlanması ve teminatlı olarak 30.07.2020 vadeli senedi müvekkili şirkete teslim ettiğini, sözleşmede görüleceği üzere 1.500.000,00 TL kalan satış bedelini ödenmesi vadesi yazılı olmadığını,
satış bedelinden kalan kısmın vadelendirilmediğini, teminat senedi ile ödendiğini, davacının 250.000 USD bedelli senedi teslim ederek ödemeyi tamamladığını, sözleşmenin 4.maddesinde 250.000 USD ödeme yapıldığından teminat bonosu iade edilecek, ipotek fek edilecek olduğunun belirtildiğini, Türk Lirasının değer kaybetmesi nedeni ile kalan borç miktarının Amerikan Doları karşılığının belirlendiğini, 250.000 USD'nin tamamının ödenmediğini, 30.07.2020 vadeli senet ile kalan ödemenin cinsi ve vadesinin belirlendiğini, halan 32.709 USD ödenmesi gereken bedel olduğunu,
davacının iddia ettiği gibi anılan sözleşmeye kefil olmasının söz konusu olmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583. maddesine göre kefalet sözleşmesinin yazılı olması gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında akdedilmiş böyle bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını, eğer 1.500.000,00 TL ödeme yapıldığında borç bitecekse neden 250.000 USD bedel ile senet düzenlendiği ve teslim edildiğinin anlaşılamayacağını, ihtilaf konusunun 32.709 USD olmasına rağmen 250.000 USD üzerinden nispi harç ve vekalet ücretinin hesaplanmasının hatalı olduğunu, hiçbir inceleme yapılmadığını, delillerin toplanmadığını,
bilirkişi incelemesinin yapılmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ile dava dışı 3.kişi arasında yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince davacı tarafından verilen teminat senedinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile teminat senedinin davacı tarafa iadesi istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle dava konusu 250.000 Amerikan Doları bedelli senedin tüketici işlemine teminat olarak verilmiş olmasına, senedin ön yüzünde teminat amaçlı olarak verildiğinin açıkça belirtilmesine, taşınmazların sözleşmede belirlenen bedeli olan 4.850.000,00 TL+ KDV'ye denk gelen 5.238.000,00 TL'nin dava dışı tüketici tarafından davalıya ödendiği hususunda ihtilaf bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince davacı lehine hükmedilen vekâlet ücreti ile karar ve ilam harcının, yabancı para üzerinden kabul edilen toplam miktarın dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilmekle bulunacak toplam miktar üzerinden belirlenmesi gerekirken, karar tarihindeki kur esas alınarak hesaplanıp hüküm altına alınması hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırlması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; 1.Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2.) bendinde yer alan “Harçlar yasası gereğince hesaplanan 139.523,18TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,” ibaresinin çıkartılarak yerine “ Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 126.108,79 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,” ibaresinin ve hüküm fıkrasının (3.) bendinde yer alan “Av.Asg.Ücrt.Trf.
Gereğince 100.590,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine “ Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 97.055,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3076, K. 2025/3002, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama