KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/3496 E., 2025/3194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3477 E., 2024/1787 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/249 E., 2022/536 K.
Karar Metni
651 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından adli yardım talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, adli yardım talebi ve temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili ...'nun 17.07.2013 tarihinde doğum yapmak için davalı hastaneye gittiğini, yaklaşık 1.5 saat ebe hemşireler tarafından doğum yaptırılmaya çalışıldığını, ancak doğum gerçekleşmeyince hekim ... tarafından sezeryanla doğumun gerçekleştiğini, doğum sırasında uzman doktorun bulunmamasının kusur olduğunu, normal doğuma elverişli olmayan kişinin normal doğuma alınmasının kusur olarak kabul edildiğini, hastanın 1 saat 30 dk boyunca normal doğuma zorlanmasının kusur olduğunu, aydınlatılmış onamın olmadığını, komplikasyonlar konusunda bilgilendirilmediğini belirterek müvekkili ... adına 3.000,00 TL maddi,
150.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, ... ve ... adına ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında küçük ... vefat ettiğinden mirasçısı olarak anne ve babası davaya devam etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin kusuru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporlarında yapılan işlemlerde herhangi bir ihmal, dikkat veya özen eksikliği ya da tıbbi hata tespit edilmediğinin bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2022 tarihli tavzih kararıyla; kararın hüküm kısmının 7 numaralı bendinde ''Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 23.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davalıya ödenmesine,'' ibaresinin sehven yazıldığı anlaşılmakla kararın hüküm kısmının 7 numaralı bendinin ''Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 4.600,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davalıya ödenmesine,'' şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların istinaf isteminin reddine, davalı vekilinin vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile incelenen Mahkeme kararının kaldırılmasına, davacı ...'nun maddi tazminat talebinin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddin karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; doğum öncesi sağlıklı olan bebeğin doğum ile birlikte engelli doğmasının hekim hatasından başka bir izahı olmadığını, davalı tarafın sorumluluğuna gidilmediğini, dosya kapsamında dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıklar olduğunu, davada bilgilendirme yapılıp yapılmadığı ve buna ilişkin aydınlatılmış onam konusunda esaslı bir inceleme yapılmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hekim hatasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1. Dava dosyasının incelenmesinde; taraf, Mahkeme, Yargıtay denetimine açık, tarafların itirazlarını karşılar nitelikte alınan bilirkişi raporlarında davalı tarafa kusur atfedilmediği, tedavinin niteliği gereği, acil vaka olduğundan süreç içerisinde onam alınmasını gerektirecek durumun bulunmadığı, normal doğumla gelen davacı annede daha sonra gelişen durumla sezaryene alındığı, aydınlatılmış onamın alınmasının hayatın olağan akışına göre beklenemeyeceği, kaldı ki anestezi konusunda aydınlatılmış onamın alındığı anlaşılmakla davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Davacı ... adına velayeten annesi ve babasının dava açtığı, ancak davacı ...'nun yargılama devam ederken vefat ettiği, davaya annesi ve babasının mirasçı olarak devam ettiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince reddedilen maddi tazminat bakımından müteveffa aleyhine vekalet ücretine hükmedildiği, reddedilen maddi tazminat bakımından (davaya devam eden mirasçı) davacılar ... ve ... aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla müteveffa aleyhine hüküm tesisi edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3496, K. 2025/3194, 10 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama