İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1115 K.2026/76

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara…

Esas2025/1115Karar2026/76Tarih13 Ocak 2026Okuma10 dk · 2.019 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/1115 E., 2026/76 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Ocak 2026
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1328 E., 2024/1776 K.
İlk derece mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2020/122 E., 2022/179 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.019 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun (6446 sayılı Kanun) Geçici 6. maddesi kapsamında çıkarılan Genel Aydınlatma Yönetmeliği (Yönetmelik) ile Genel Aydınlatma Tebliği (Tebliğ) uyarınca, davalı tarafça müvekkili şirketin görev bölgesinde yapılan genel aydınlatma denetimi sonrasında hazırlanan nihai rapor ile Temmuz 2013 ile Ağustos 2014 dönemleri arasında fazla ödeme yapıldığı tespit edilerek, 48.754.057,42 kWh tüketim karşılığı olarak 24.794.029,97 TL'nin iadesinin talep edildiğini, ancak talep edilen tutarın yasal dayanağı bulunmadığını, rapora yapılan itirazlarının ise değerlendirilmediğini ileri sürerek, müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; dava konusu uyuşmazlığın, müvekkili şirketin yasa gereği yürüttüğü idari görev nedeniyle tesis edilen idari işlemden kaynaklanması nedeniyle idari yargının görev alanına girdiğini, 6446 sayılı Kanun kapsamında yapılan denetimlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1. İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2019 tarihli kararıyla; davalı şirket tarafından 6446 sayılı Kanunun Geçici 6/4 maddesi gereğince verilen denetim yetkisi kapsamında yapılan denetim sonucunda, davacı şirkete Hazine Müsteşarlığı ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı tarafından 24.794.029,97 TL fazladan ödeme yapıldığı gerekçesiyle talepte bulunulduğu, tahakkuk ettirilen bedele ilişkin işlemin, Kanundan ve idare işlemlerden kaynaklanan idari işlem niteliğinde olup, davalı tarafça kamu gücüne dayalı olarak herhangi bir sözleşme ilişkisi olmaksızın tek taraflı olarak davaya konu işlemin tesis edildiği,

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (2577 sayılı Kanun) 2. maddesi gereğince idarenin tek yanlı aldığı kararlara karşı idari yargıda dava açılması gerektiği, uyuşmazlığa konu olan işlemin idari işlem olması ve idari yargıda dava açılması gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 1 14... . maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 29.01.2020 tarihli kararıyla; davalı şirketin idare değil özel hukuk hükümlerine tâbi bir İktisadi Devlet Teşekkülü olduğu,

uyuşmazlık konusunun idari bir işlem veya eylem niteliğinde bulunmadığı, tacir olan davalının, yine tacir olan davacıya ödenen genel aydınlatma bedelleri ile ilgili denetim ve tespitinin idari niteliğinin olmadığı gözönünde bulundurularak, yargı yolu yönünden görevli olduğunun kabulü ile davanın esasıyla ilgili söz konusu deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olmakla, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla.

6446 sayılı Kanunun Geçici 6. maddesi ve Yönetmelik'in 13. maddesi kapsamında, davalı tarafından davacının faaliyet kapsamında olan genel aydınlatma tesislerinde yapılan denetimler sonucu düzenlenen raporun, 03.05.2016 tarihli yazı ile davacı şirkete gönderildiği, yazının 04.05.2016 tarihinde davacı şirkete teslim edildiği, davacı şirket tarafından ise 08.06.2016 tarihinde itiraz edildiği, ilgili Kanun ve Tebliğin 15/4 maddesi kapsamında yapılan denetim sonucu düzenlenen taslak rapora tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük süre içerisinde davacı tarafça itiraz edilmediğinden,

taslak rapor esas alınarak düzenlenen 24.794.029,97 TL'lik alacağa ilişkin rapor ve yazının tebliğe uygun olduğu, davacının süresinden sonra nihai rapora itiraz hakkının bulunmadığı, bu nedenle talep edilen miktarda davacının davalıya borçlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili.

Mahkeme kararının Anayasa ile teminat altına alınan idarenin her türlü eylem ve işleminin yargı denetimine tabi olması ilkesine aykırı olup, hak arama hürriyeti kullanımına engel teşkil edecek nitelikte olduğunu, gerek 6446 sayılı Kanunun "Genel Aydınlatma Gideri" başlıklı geçici 6. maddesinde, gerekse de 27.07.2013 tarihli ve 28720 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yönetmelik İnceleme ve Denetim" başlıklı 15. maddesinde, Tebliğde yer verilen davalı İdare tarafından hazırlanan taslak rapor ve bu rapora itiraz için 30 günlük bir sürenin öngörülmediğini, Tebliğin 15. maddesinin bu yönüyle hukuka uygun bulunmadığını,

taslak rapora itiraz edilmesnin mutlak olarak tüketilmesi gereken ve ilgililerin aleyhine sonuç doğuran bir durum olmadığını, Tebliğ ile düzenlenen sürenin hukuki niteliğinin yanlış değerlendirildiğini, genel hükümler çerçevesinde işin esasının incelenmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, genel aydınlatma denetimi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 1. 6446 sayılı Kanunun "Genel Aydınlatma" başlıklı Geçici 6/1 fıkrasında; "31/12/2025 tarihine kadar, genel aydınlatma kapsamında aydınlatılan yerlerde gerçekleşen aydınlatma giderleri Bakanlık bütçesine konulacak ödenekten ve ilgili belediyeler ile il özel idarelerinin genel bütçe vergi gelirleri payından karşılanır...",

Dördüncü fıkrasında. "TEDAŞ, belirli dönemler itibarıyla dağıtım şirketleri tarafından gönderilen faturalardaki tüketim miktarı ve bedellerinin gerçek durumu gösterip göstermediğine ilişkin olarak dağıtım şirketleri nezdinde gerekli denetimleri yapar.

Yapılan denetimler sonucunda dağıtım şirketine fazla ödeme yapıldığının tespit edilmesi hâlinde, fazla yapılan ödeme tutarının, ödemenin yapıldığı tarih ile geri alındığı tarih arasında geçen süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı dikkate alınarak hesaplanan faiz ile birlikte bir ay içinde ödenmesi ilgili dağıtım şirketinden istenir.

Bu süre içerisinde ödeme yapılmaması hâlinde söz konusu ödeme tutarı dağıtım şirketinin cari dönem alacaklarından mahsup edilir. Bu suretle de tahsil edilemeyen alacaklar Bakanlığın bildirimi üzerine vergi daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir. Fazla ödemeler nedeniyle yapılan tahsilatların yüzde sekseni genel bütçeye gelir kaydedilir, geriye kalan yüzde yirmilik kısmı ise ilgili mahalli idarelere aktarılır.

TEDAŞ’ın bu fıkra kapsamındaki denetim işlemleri için yapacağı her türlü masraf Bakanlık bütçesine konulan ödenekten karşılanır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin tereddütleri gidermeye ve gerektiğinde usul ve esas belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Bakanlık yetkilidir.",

Beşinci fıkrasında; "Bakanlık birinci fıkra kapsamındaki ödemelere ilişkin gerekli düzenlemeleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde yapar. Bu süre zarfında, genel aydınlatma tüketim giderlerinin ödenmesine ilişkin iş ve işlemler, 4628 sayılı Kanunun bu Kanunla mülga geçici 17 nci maddesine ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre Hazine Müsteşarlığı tarafından yürütülür. 4628 sayılı Kanunun bu Kanunla mülga geçici 17 nci maddesi uyarınca Hazine Müsteşarlığı bütçesinden yapılan ödemelere ilişkin denetim, takip ve tahsilat işlemleri dördüncü fıkra kapsamında yapılır.",

Altıncı fıkrasında; "Aydınlatmayla ilgili ölçüme ilişkin teknik esaslar ile ödemeye, kesinti yapılmasına, uygulamaya ve denetime ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir." hükümleri düzenlenmiştir.

Anılan Kanun maddesine dayanılarak 27.07.2013 tarihli ve 28720 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin "İnceleme ve Denetim" başlıklı 13. maddesi; "(1) TEDAŞ tarafından; “dağıtım şirketlerince gönderilen faturalardaki tüketim miktarı ve bedellerinin gerçek durumu gösterip göstermediğine, aydınlatılan bölgenin 6446 sayılı Kanunda belirtilen genel aydınlatma bölgelerine dâhil olup olmadığına ilişkin dağıtım şirketleri nezdinde gerekli inceleme ve denetimler yapılır.",

19. maddesi ise; "(1) TEDAŞ, belirli dönemler itibarıyla dağıtım şirketleri tarafından gönderilen faturalardaki tüketim miktarı ve bedellerinin gerçek durumu gösterip göstermediğine ilişkin olarak dağıtım şirketleri nezdinde gerekli denetimleri yapar. (2) Yapılan denetimler sonucunda dağıtım şirketine fazla ödeme yapıldığının tespit edilmesi halinde, TEDAŞ hatalı fatura, düzeltilmiş fatura ve hata gerekçesini Bakanlığa bildirir.

(3) TEDAŞ tarafından bildirilen fazla yapılan ödeme tutarı, ödemenin yapıldığı tarih ile geri alındığı tarih arasında geçen süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı dikkate alınarak hesaplanan faiz ile birlikte ilgili dağıtım şirketinin cari dönem alacaklarından mahsup edilir." şeklinde düzenlenmiştir.

4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun (4628 sayılı Kanun) mülga 14/2 fıkrası ise şöyledir; "TEDAŞ'ın faaliyet alanında yer alan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme ve varlıklar üzerinde mülkiyeti saklı kalmak kaydıyla TEDAŞ ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulan elektrik dağıtım şirketleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesi düzenlenebilir." Yukarıda değinilen mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde; genel aydınlatma tüketimlerinin denetim, takip ve tahsilatı işlemlerinin ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin (TEDAŞ) görev ve yetkisinde olduğu sonucuna varılmaktadır.

Bilindiği üzere TEDAŞ tüzel kişiliğe sahip, özel hukuk hükümlerine tabi, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı, elektrik dağıtımıyla ve elektriğin tüketicilere perakende satışı ile perakende hizmeti verilmesiyle iştigal eden bir iktisadi devlet teşekkülüdür.

Doğal tekel niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyeti, 4628 sayılı Kanun öncesinde TEDAŞ tarafından gerçekleştirilmekte iken, 4628 sayılı Kanun uyarınca dağıtım sektörünün EPDK tarafından verilen dağıtım lisanslarıyla bölgesel tekeller olarak işletilmesi öngörülmüştür.

17.03.2004 tarihinde Yüksek Planlama Kurulunun 2004/3 sayılı kararıyla onaylanarak yürürlüğe giren Elektrik Enerjisi Sektörü Reformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi (Strateji Belgesi) ile elektrik dağıtım ve üretim alanları için özelleştirme girişimi başlatılarak özelleştirme uygulamalarına dağıtım sektöründen başlanacağı belirtilmiş, Strateji Belgesi'ndeki eylem planına uygun olarak Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılı kararıyla TEDAŞ özelleştirme programına alınmıştır.

Bu kapsamda söz konusu Yüksek Planlama Kurulu kararı ekinde yer alan dağıtım bölgelerinin şirketleştirilmesi tamamlanarak TEDAŞ'ın hissedarı olduğu ve dağıtım, perakende satış hizmeti yürüten 20 elektrik dağıtım şirketi oluşturulmuştur.

4628 sayılı Kanun'un mülga 14. maddesinin ikinci fıkrasındaki kural uyarınca TEDAŞ ile %100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrik dağıtım şirketi arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine yönelik idari sözleşme niteliğine sahip "İşletme Devir Hakkı Sözleşmesi" imzalanmış ve Özelleştirme Yüksek Kurulunun 07.11.2005 tarihli ve 2005/125 sayılı kararıyla da sermayesinin %100'ü TEDAŞ'a ait olan ve elektrik dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansıyla TEDAŞ'ın uhdesinde bulunan dağıtım sisteminin işletme hakkına sahip olan veya ileride sahip olacak dağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olarak satış yöntemi ile özelleştirilmesine karar verilmiştir.

Dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesinde "İşletme Hakkı Devrine Dayalı Hisse Satış Modeli" uygulanmakta olup bu modele göre yatırımcı, özelleştirilen dağıtım şirketinin bulunduğu bölgedeki elektrik dağıtım lisansına sahip tek şirket olmaktadır. Ancak yatırımcının işletme hakkını devraldığı dağıtım tesisleri ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunlu unsurların mülkiyeti TEDAŞ'ın uhdesinde kalmaya devam etmektedir.

Yatırımcı, dağıtım şirketinin hisselerinin sahibi olarak TEDAŞ ile imzalanmış olan işletme hakkı devir sözleşmesi çerçevesinde, dağıtım varlıklarının işletme hakkını elde etmektedir.

Başka bir anlatımla, hisse satış modelinde mevcut varlıklar ile özelleştirme sonrası yatırımcı tarafından gerçekleştirilecek yatırımlar sonucu oluşacak yeni varlıkların mülkiyeti TEDAŞ'ta kalırken, yatırımcı dağıtım tesislerinin ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunlu diğer unsurların işletme hakkı ile birlikte tüm yeni yatırımları gerçekleştirme yükümlülüğünü üstlenmektedir.

Ayrıca yatırımcı işletme hakkı çerçevesinde vereceği hizmeti ve üstlendiği yükümlülükleri 6446 sayılı Kanun ve alt düzenlemeler uyarınca EPDK'nın denetimi altında gerçekleştirmektedir.

Öte yandan, bir kamu hizmetinin yürütülmesi için ihtiyaç duyulan mal veya hizmet temini sırasında "idarede kanunilik" ilkesi gereğince idarenin belirli usul ve esaslara uyması zorunlu olup, işin sözleşmeye bağlanmasından önce geçen bu süreçte tesis edilen işlemlerin kamu gücüne dayalı, re'sen ve tek yanlı olması nedeniyle idari işlem niteliğini taşıması karşısında, yargısal denetimin idare hukuku ilkelerine göre idari yargı yerlerince yapılması gerekmektedir.

Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacı tarafından, üstün ayrıcalıklara sahip olan ve yükümlülükler rejimine tabi tutulan, sorumluluğu ile denetimi bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen ve kamu hizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetini yürüten davalı TEDAŞ aleyhine genel aydınlatma gideri olarak fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle talep edilen alacaktan borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılan işbu davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu,

aynı mahiyetteki Uyuşmazlık Mahkemesinin 28.05.2020 tarihli ve 2019/697 E. 2020/332 K. ve Dairemizin 19.12.2024 tarihli ve 2023/5439 E., 2024/4456 K. sayılı ilamlarıyla da davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuna karar verildiği, görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği, ayrıca 6100 sayılı Kanunda yargı yolunun belirlenmesine ilişkin bölge adliye mahkemelerince verilen kararların temyiz edilemeyeceğine ilişkin bir hükmün bulunmadığı, bu nedenle 29.01.2020 tarihli kararın kesin olmayıp temyize tabi olduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; idari yargının görevli olması nedeniyle davanın yargı yolu yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA, 3. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1115, K. 2026/76, 13 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1115
Karar No
2026/76
Tarih
13 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1119 K.2026/393
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1122 K.2026/135
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1123 K.2026/134
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1147 K.2026/145
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1161 K.2026/913
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1164 K.2026/143

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.