KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/1144 E., 2025/5307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/203 E., 2022/62 K.
Karar Metni
1.058 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Mahkeme kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl davada; davalının 23.12.1994 tarihli olur ile 28.12.1994 tarihinde ormanlık sahada ... tesis ve akaryakıt satış istasyonu aldığını, kuruma ödenmesi gereken %2 gelir payını ise eksik ve gecikmeli ödediğini, gayrisafi gelire göre ödenecek %2 gelir payının bakiye 105.608,92 TL olduğunu, 2008 yılında ödemesi gereken ve gecikmeli ödediği %2 alacağın, taahhütnamenin 2/e maddesi gereğince 6183 sayılı yasanın 51. maddesinde belirtilen nispette işleyen ticari faizi ile birlikte tahsilini, ıslah dilekçesi ile de, gelir payının ve gecikme zammının 3065 sayılı Kanun'un 20-24/c bendine göre KDVsinin de tahsilini talep etmiş;
birleşen davada; bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilen 8.137,75 TL'nin ödenmesi gereken tarihten, ödemenin yapıldığı tarihe kadar işlemiş ve işleyecek gecikme zammı ve gecikme zammının KDV'si ile birlikte tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl davaya ilişkin olarak; sözleşmede gayrisafi kardan %2 hesaplama yapılacağı yazıldığı halde ekonomik şartlar ve petrol bayiliğindeki kar limitleri düşük olduğundan kira bedelinin yıllık net kar payı üzerinden hesaplanarak ödendiği ve akaryakıt kaleminden elde edilen kârın hesabında ... ödenen meblağ düşülerek kalan meblağdan hesaplanacağının taraflar arasında kararlaştırıldığını, taraflar arasında özel hukuka ilişkin bakan oluru ile devam eden şifai anlaşma bulunduğunu, davalının bunu tek başına değiştirmesinin ve müvekkiline dayatmasının hukuken geçerli olmadığını,
... ödenen miktar düşüldükten sonra hesaplanan net karın ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin ihtilafsız şekilde davacı tarafından kabul edildiğini savunarak, davanın reddini istemiş; birleşen davada, davanın ıslah niteliğinde olup usul hukuku gereği bu talebin ıslaha konu edilen 2010/257 E. sayılı dosyasında dilekçe ile talep edilebilecekken ayrı bir dava olarak istenilmesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, 2008 yılı gelir payı ödemesinin doğru olduğunu, zamanında ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.11.2015 tarihli kararıyla; hüküm kurmaya elverişli 14.01.2015 tarihli rapor doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne, 68.431,97 TL asıl alacağın ve bu alacağın 30.09.2010 tarihinden dava tarihine kadar olan %18 KDV si 12.317,75 TL nin, 30.09.2010 tarihinden dava tarihine kadar işleyen 12.232,21 TL gecikme zammı ve bu gecikme zammının %18 KDV si 2.201,80 TL'nin dava tarihinden tahsil tarihine kadar bilirkişi raporunda belirtilen 6183 sayılı kanunun 51. maddesinde belirlenen oranlarda işleyecek gecikme zammı ve KDV'sinin davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş; karar, süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 13.01.2020 tarihli ilamı ile, Mahkemece 14.01.2015 tarihinde alınan ikinci rapora göre karar verildiği, bu rapora hangi gerekçe ile üstünlük tanındığının gerekçede belirtilmediği, alınan her iki raporun farklı olduğu, üçüncü bir bilirkişi incelemesine başvurulmadan karar verilmesinin hatalı olduğu, davalının ticari defterlerinin de incelenmek suretiyle yeni bir bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir şekilde karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında belirtilen kararıyla; bilirkişi raporunun davacı tarafa 07.09.2021 tarihinde ihtaratlı olarak uyap sistemi üzerinden tebliğ edilmiş olmasına rağmen rapora yazılı olarak herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve hiçbir beyanın sunulmadığı, 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı tarafça itiraz edilmemesi nedeniyle itiraz etmeyen davacı taraf açısından raporun kesinleştiği ve itiraz etme imkanının ortadan kalktığı, davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği, bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporunun alındığı,
bozma ilamı öncesinde dosyaya kazandırılan 14.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen ve taraflarca belirlenen oranlara itiraz edilmeyerek kesinleşen oranlar dikkate alınrak 30.09.2009 tarihinden dava tarihine kadar yıllık %23,4 oranında, dava tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %16,8 oranında işleyecek gecikme zammının davalıdan tahsiline ve KDV talebinin reddine karar vermek gerekmişse de bozmaya konu edilen ilamda hükmedilen KDV alacağının davalı tarafça temyiz edilmemesi nedeniyle bu kısım yönünden de davacı lehine kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle;
asıl davanın kısmen kabulüne, 105.608,92 TL asıl alacak ile bu alacağa 30.09.2009 tarihinden dava tarihine kadar yıllık %23,4 oranında, dava tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %16,8 oranında işleyecek gecikme zammının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağın 68.431,97 TL'lik kısmının 30.09.2009 tarihinden dava tarihine kadar olan %18 KDV'si olan 12.317,75 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 30.09.2009 tarihinden dava tarihine kadar işleyen 12.232,21 TL'lik gecikme zammının %18 KDV'si olan 2.201,80 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
birleşen davanın kısmen kabulüne, 7.722,06 TL asıl alacak ile bu alacağa 30.09.2009 tarihinden 18.10.2010 tarihine kadar yıllık %23,4 oranında, 19.10.2010 tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %16,8 oranında işleyecek gecikme zammının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar süresi içinde taraflarca temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
Dairenin 17.12.2024 tarihli ilamıyla, kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; davalı 23.12.1994 tarihli olur ile 28.12.1994 tarihinde ormanlık sahada ... tesis ve akaryakıt satış istasyonu aldığını, turizm kesin izin taahhüt senedinin 2. maddesinin d bendinde "yapılan yatırımın işletmeye geçtiği tarihten başlamak üzere izin süresince, tahsis olunan ormanlık saha üzerine kurulan işletmelere ait gayrisafi yıllık gelirin %2 si takip eden eylül ayı sonuna kadar izin sahibinden tahsil edilir.
Gayrisafi gelire tahsis edilen saha üzerinde kurulan işletmelere ait tahakkuk eden her türlü mal ve hizmet satış bedelleri, faizler ve yapılan kiralamalar dahil edilir.
Yıllık gayrisafi geliri gösteren beyanname yetkili kılınan yeminli mali müşavire tasdik ettirilir." hükmünün yer aldığını, Mahkemece 23.08.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz edilmediğinden bahisle davalı lehine kazanılmış hak gerekçesi ile davanın kısmen reddine karar verildiğini, 02.09.2021 tarihli bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler, taraflar arasında yapılan sözleşme, KDV düzenlemesine ilişkin olarak kanunun amir hükümleri dikkate alınmadığını, 14.01.2015 tarihli bilirkişi raporu ile 23.08.2021 tarihli bilirkişi raporunun açıkça çeliştiğini,
Mahkemece çelişki giderilmeden karar verildiğini, Mahkemece KDV verilmesi gerektiğine ilişkin rapora itibar edilmediğini, karar için yeterli olmayan 23.08.2021 tarihli bilirkişi raporuna değer atfedilerek karar verildiğini, kararının düzeltilerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, izne konu alanda faaliyet gösteren ... Tesisler ve Akaryakıt Satış İstasyonu İşletmelerinin Gayri Safi Gelirlerinin %2 'sinin eksik yatırılan bölümünün tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verildiği, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşılmakla hükmün onanmasına dair verilen Daire kararının yerinde olduğundan davacı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1144, K. 2025/5307, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama