KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/1483 E., 2025/2734 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1202 E., 2024/2337 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/237 E., 2021/249 K.
Karar Metni
1.128 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/karşı davalı vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve ek kararı ise davalı/karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı Kooperatif'in vekili sıfatıyla İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/579 E. sayılı dosyasını takip ettiğini, söz konusu davanın 02.04.2015 tarihinde davalı lehine 14.556,960,00 TL bedel üzerinden karara bağlandığını, temyiz incelemesi sonucu dosyanın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2015/16897 E. sayısına kayıtlı olarak devam ederken ....
Noterliğinin 10.03.2016 tarihli azilnamesiyle azledildiğini, müvekkilinin 21.03.2016 tarihli ihtarnamesiyle vekalet ücreti ve manevi zararlar toplamı olarak 3.221.611,60 TL talep ettiğini, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığını, azlin haksız olduğunu beyan ederek belirsiz olan vekalet ücreti alacaklarının şimdilik 200.000,00 TL'sinin ihtarnamenin tebliğ tarihine göre ihtarnamede verilen 3 günlük sürenin bitim tarihi olan 27.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş;
süresinde verdiği ve harçlandırdığı asıl davaya cevaba cevap dilekçesiyle, kısmi dava olarak haksız azilden kaynaklı karşı yan vekalet ücreti alacağı olarak şimdilik 20.000,00 TL talep etmiş. 20.04.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle akdi vekalet ücreti alacağını 1.455.696,00 TL; karşı yan vekalet ücreti alacağını 210.219,60 TL olarak ıslah etmiştir.
Karşı davaya cevap dilekçesiyle ise, tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, vekalet ilişkisinde kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı avukatın tapuda malik olarak kayıtlı Hazine aleyhinde dava açmamış olması nedeniyle yanlış hasım gösterdiği için hükmün bozulmasına sebebiyet verdiğini, yargılamanın uzadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması ve faizin zarar tarihinden başlatılmasını gerekirken kısmi dava olarak açılması ve ıslah tarihinden faize hükmedilmiş olması nedeniyle de zarar uğradıklarını, davalının haklı olarak azledildiğini savunarak davanın reddini istemiş;
karşı dava dilekçesiyle azlin haklı olduğunu ve davacının vekalet akdine bağlı olarak müvekkiline zarar vermiş olduğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakları talep ve dava etme hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL'nin zarar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporu hükme esas alınarak asıl davanın akdi vekalet ücreti yönüyle kabulüyle; 1.455.696,00 TL'nin 27.03.2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karşı taraf ücreti vekalet alacağı henüz muaccel olmadığından buna yönelik talebin reddine ve Avukatlık Kanunu'nun 40. maddesinde yer alan 1 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş olduğu gerekçesiyle karşı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 28.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı/karşı davalı vekili ve davalı/karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2024 tarihli kararıyla asıl davada, usulüne uygun olarak açılan bir karşı yan vekalet ücreti talebi bulunmadığı, takip edilen davanın karar tarihi itibariyle derdest olduğu, karşı davacı tarafça zararın doğduğuna ilişkin başkaca bir delil de sunulmadığı, zamanaşımının başlangıç tarihinin zararın doğduğu tarih olduğu,
zararın varlığı yönünde bir ispat söz konusu olmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne. 1.455.696,00 TL'nin 27.03.2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı/karşı davacıdan alınıp, davacıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı karşı davalı vekili ve davalı karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.02.2025 tarihli ek kararıyla; 28.01.2025 tarihli muhtıranın davalı/karşı davacı vekiline 04.02.2025 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen bir haftalık kesin süre içerisinde eksik harçların ve gider avansının tamamlanmadığı gerekçesiyle davalı/karşı davacı vekilinin temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, ek karar davalı/karşı davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı/karşı davalı vekili; karşı yan vekalet ücretinin usule uygun talep edildiğini, karşı davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, karşı davanın zamanaşımından reddi gerektiğini Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı/karşı davacı vekili; Yerel Mahkemece öncelikle davacı asilin vekaletten azlinin haklı mı, yoksa haksız mı olduğu hususunun belirlenmesi gerektiğini, azil nedenlerinin değerlendirilmediğini, İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/182 E. sayılı davasının bekletici mesele yapılmadığını, dava dilekçesinde "karşı yan vekalet ücreti"ne ilişkin bir talepte bulunulmadığını, belirsiz alacak davası olarak davanın açılmasında hukuki yararı bulunmadığını, karşı davaya yönelik taleplerinin kabulünün gerektiğini, muhtıranın tebliğ edilmediğini, tebliğ mazbatasına muhtıra eklenmediğini ileri sürerek; asıl ve ek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada haksız azil nedeniyle vekalet ücreti istemine ilişkin olup, karşı davada vekilin, özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle uğranan zararın tazmini istemine ilişkindir. 1. Davalı/karşı davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davalı/karşı davacı vekiline gönderilen 28.01.2025 tarihli muhtıranın eksik nispi harç, gider avansı belirtilerek 1 haftalık kesin sürede yatırılması, aksi takdirde temyiz isteminden vazgeçmiş sayılacağı ihtarını içerdiği, muhtıranın 04.02.2025 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ mazbatasında temyiz harç masraflarının tamamlatılması hakkında muhtıranın yer aldığının belirtildiği, davalı/karşı davacı tarafından muhtırada yer alan eksik harç ve gider avansının yatırılmadığı, 19.02.2025 tarihli Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararıyla temyizden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin ek karar verildiği,
ancak muhtıranın 04.02.2025 tarihli tebliğ mazbatasına eklenmediği iddiasının davalı/karşı davacı vekilince somut delillerle ispat edilemediği, ek kararın yerinde olduğu anlaşıldığından davalı/karşı davacı vekilinin ek karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile 19.02.2025 tarihli Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2. Davacı/karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a. Asıl dava yönünden davacı/karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; davacı/karşı davalı vekilinin karşı yan vekalet ücretini 210.219,60 TL olarak ıslah ettiği Bölge Adliye Mahkemesince davacı/karşı davalı vekilince temyiz edilen ve reddedilen kısmın 210.219,60 TL olduğu anlaşılmakla davacı/karşı davalı vekilince temyize konu edilen kısımlar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
b. Karşı dava yönünden davacı/karşı davalı vekilin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Karşı davaya konu olan davacı/karşı davalı avukatın takip ettiği dava dosyasındaki zararın dava tarihi itibariyle henüz kesinleşmediği, dava tarihi itibariyle zarar doğmadığından zamanaşımı sürenin işlemeye başlamadığı Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı/karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi 19.02.2025 tarihli ek kararına yönelik davalı/karşı davacı vekilin temyiz itirazlarının reddi ile ONANMASINA, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava yönünden davacı/karşı davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle REDDİNE, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının karşı davaya yönelik davacı/karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile ONANMASINA,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1483, K. 2025/2734, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama