İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1532 K.2025/5174

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2025/1532Karar2025/5174Tarih3 Kasım 2025Okuma5 dk · 993 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/1532 E., 2025/5174 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Kasım 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1706 E., 2023/1467 K.
Dava tarihi
30.05.2016
İlk derece mahkemesi
Şile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2016/207 E., 2021/373 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

993 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; müvekkillerinin, kardeşi olan davalıların mirasbırakanı ile birlikte 1989 yılında ... İli, ... İlçesi, ... .....

Caddesi 14... parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmazı birlikte satın aldıklarını, taşınmazın tapuda davalıların mirasbırakanı adına tescil edildiğini, kardeşlerinin vefatıyla müvekkilleri ile davalıların bir araya gelerek yarım kalan inşaatı tamamlamak konusunda anlaştıklarını, daha önce paylaşılan daireler dışında bu iş için ayrıca A Blok 1 numaralı daire ile 14 numaralı dairenin müvekkili ...., A Blok 2 numaralı daire ile 13 numaralı dairenin ise müvekkili;

.... verilmesi şartıyla, bu daireler karşılığında müvekkillerinin inşaatı yaparak bitirmeyi tahaahüt ettiklerini, taşınmazın arsa vasfı olması nedeniyle dairelerin tapularının verilemediğini, müvekkillerinin ilk teslimden itibaren dairelerini sattıklarını ve kullandıklarını, 2010 yılında taşınmazın arsa vasfını kazanması ile tapuların verilmesinin hukuken mümkün hale geldiğini, davalıların tapuları vermekten kaçındıklarını, daire satın alan ........... tarafından Şile Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/10 Esas sayılı, ... tarafından açılan 2013/9, davacı ... tarafından açılan 2013/13,

davacı ... tarafından açılan 2013/11 E. sayılı tapu iptali ve tescil davalarının reddedildiğini, açtıkları bu dava ile dört daire karşılığında yaptıkları inşaat bedelini talep ettiklerini, eser sözleşmesine dayandıklarını, eser sözleşmesi kabul görmez ise vekaletsiz iş görme hükümlerine göre bedelin tahsilini istediklerini ileri sürerek; taşınmazların rayiç bedeli olarak şimdilik 20.000,00 TL'nin tahsilini istemiş, 02.06.2021 tarihli dilekçe ile davayı tamamen ıslah edilerek.

1989 yılında İstanbul İli, ... İlçesi, ... ... Caddesi 14... parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmazı birlikte satın aldıklarını, ancak tapuda davalıların babaları adına tescil edildiğini, üç kardeşin aralarında A Blokun yapımı konusunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620. maddesi çerçevesinde bir adi ortaklık kurulduğunu, 3 kardeş birlikte önce A Bloku inşa ettiklerini, A Blok inşa edildiğinde aralarında kâr paylaşımı olarak yaptıkları daireleri paylaştıklarını,

davalıların eş ve babaları ile müvekkilleri arasında kurulan ve kardeş olmaları sebebiyle yazılı olmayan adi ortaklık sözleşmesine göre müvekkillere teslim edilen dairelerin dava tarihi itibarıyla değerlerinin bilirkişi raporu ile 840.000,00 TL olarak tesbit edildiğini ileri sürerek.

840.000,00 TL olarak belirlenen hak ve alacaklarının Kanunun 620 ve/veya 529/1-2 maddeleri gereğince dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar; zamanaşımı definde bulunarak davanın reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı kararıyla; davaya konu işin 1989-1995 yılları arasında yapıldığı, vekaletsiz iş görmeden doğan alacakların 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımı süresinin işin bitirildiği tarih itibarıyla muaccel olup işlemeye başladığı, davalı vekilince ileri sürülen zamanaşımı def'ine karşı davacı vekilince yapılan savunmada, uyuşmazlığın 2010 yılında dava konusu parselin tarla vasfından arsa vasfına geçmesiyle birlikte davalılardan tapunun istenilmesi ile doğduğu,

uyuşmazlık üzerine tapu iptali tescil davaları açıldığı ve zamanaşımının kesildiği iddiasına, söz konusu tapu iptali ve tescil davalarının yazılı sözleşme bulunmadığından reddine karar verildiği, Yargıtay ilgili Hukuk Dairelerinin denetiminden geçerek onama kararı ile kesinleştiği, açılan davalarla da sabit olduğu üzere eser sözleşmesinin varlığının ve tapu devirlerinin ispatlanamadığı, bu nedenle zamanaşımının 2010 yılından başladığı iddiasına dayanılamayacağı, zamanaşımın kesildiği iddiasının ise tapu iptali ve tescil davaların 2013 yılları arasında açıldığı,

işin yapılma tarihinden söz konusu davaların açılma tarihine kadar dahi 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle; zamanaşımına uğrayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların davaya konu taşınmazların yapım bedelini talep ettikleri, davaya konu inşaatların 1995 yılında yapılarak bitirildiğinin davacıların kabulünde olduğu, taşınmazların aynına yönelik davanın önceki görülen davalardaki Yargıtay ilamları ile inanç sözleşmesinin ispatlanamadığı gerekçesiyle ret kararlarının onanmasına karar verildiği, inşaatın bedellerine yönelik olarak ise;

görülen tapu iptal ve tescil davalarının zamanaşımını keser nitelikte olmadığı ve dava tarihi itibarıyla 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili; tapuların hukuken verilebilir hale 2010 yılında geldiğini, alacağın muaaccel hale geldiği tarihin bu tarih olduğunu, 2010 yılından sonra 2013 yılında tapu iptal ve tescil davalarının açıldığını, 2010 yılına kadar zamanaşımı süresinin işlemeyeceğini, tapu iptal ve tescil davalarının 2015 yılında kesinleştiğini, davanın 2016 yılında açıldığını, zamanaşımı süresinin dolmadığını, 02.06.2021 tarihli dilekçede yer alan delillerinin toplanmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davaya konu inşaat yapım bedeli olarak davacılara verildiği ileri sürülen dairelerin rayiç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 33. maddesine göre; hâkim, Türk Hukukunu resen uygular. Diğer bir anlatımla; olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ise hâkime aittir.

Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince hukuki nitelendirme yapılırken davanın vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan alacak istemi olduğunu belirlenmiş, yine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan hukuki nitelendirme de, davaya konu uyuşmazlığın taşınmazların inşaat yapım bedeli olarak davacılara verildiği iddiasına dayalı taşınmazın rayiç bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Ne var ki; davacılar, 02.06.2021 tarihli dilekçe ile davayı tamamen ıslah ederek, davanın müteveffa kardeşleri (davalıların mirasbırakanı) ile aralarındaki adi ortaklık sözleşmesi uyarınca inşa edilen ve tapusu verilmeyen taşınmazlara ilişkin olduğunu belirterek, taleplerini adi ortaklığa dayandırmıştır.

Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; davanın tamamen ıslah edilmiş olduğu gözetilerek, ileri sürülen adi ortaklık sözleşmesinin değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

2. Bozma sebebine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

V. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacılar yararına usulden BOZULMASINA, 3. Bozma sebebine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1532, K. 2025/5174, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. V. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1532
Karar No
2025/5174
Tarih
3 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1534 K.2025/6880
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1537 K.2025/5534
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1538 K.2025/14841
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/1544 K.2025/4105
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1545 K.2025/15145
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1553 K.2025/5268

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.