KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/1557 E., 2025/4524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/745 E., 2024/3569 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/662 E., 2023/347 K.
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkii ile davalının .. İli, .. İlçesinde villa yapımı amacıyla arsa satın alınması ve arsa üzerine yapılacak villaların satımı ile karın paylaştırılması amacıyla sözlü anlaşma yapıldığını, davalı tarafça arsa bulunduğunun beyan edilmesi üzerine müvekkilinin davalıya farklı tarihlerde olmak üzere toplam üç seferde 188.000 USD gönderdiğini, aldığı arsaların gönderdiği paradan daha az miktarda olduğunu ve aldığı arsaları anlaşmaları dışında davalının adına tapuya tescil edildiğini, paranın iade edilmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2022/30979 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı cevap dilekçesi sunmamış ise de; icra dairesine sunduğu icra takibine itiraz dilekçesiyle icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğinden öncellikle 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisinin inceleneceği, icra takibinin yapıldığı İstanbul ilinin davalının ikametgahı ve sözleşmenin ifa yeri olmadığı gerekçesiyle yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında sözlü anlaşmayla vekalet ilişkisi kurulduğunu, davalı tarafın müvekkile uygun bir yer bulduğunu ifade etmesi üzerine müvekkil, toplamda 188.000 USD'yi davalıya transfer ettiğini, planlanan proje ile,
satın alınan taşınmazlar arasında büyük fark olduğunu davacı müvekkilin davalıya sözleşme uyarınca arazi satın alması için vermiş olduğu bedel davalının satın almış olduğu taşınmazların bedelinin üzerinde olduğu için aradaki fazla bedelin iadesi amacıyla dava konusu takibin başlatıldığını borcun kaynağının sözleşme değil yalnızca fazladan yapılan bir ödeme olduğunu, bu tür bir alacak ilişkisinde sözleşme hükümlerinin değil yalnızca para borcu hükümlerinin geçerli olacağını, dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkinin, para borcu olarak kabul edilmesi ve bu doğrultuda yetkili icra dairesi belirlenmesi gerektiğini,
icra takibine konu borcun para borcu niteliğinde olduğu ortada olduğundan icra takibi bakımından davacının ikametgah adresinin yetkili olacağını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacının dava dilekçesinde ve vekaletnamede gösterilen adresinin .. olduğu, davalının ikamet adresinin ./.., sözleşmenin ifa yerinin de Karabağlar/İzmir olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1557, K. 2025/4524, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama