KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/1998 E., 2025/5302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/294 E., 2023/551 K.
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Mahkeme kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili.
Kurtalan İcra Müdürlüğünün 2005/32 E. sayılı dosyasında, davacıların murisleri hakkında icra takibi başlatılarak taşınmazların tapu kayıtlarına haciz şerhi konulduğunu, takip kesinleşince taşınmazların kıymet takdiri yapılarak açık artırma yoluyla satıldığını, ancak davaya konu edilen 64 parsel (1 01... parsel) sayılı taşınmazın murislerinin payına düşen kısmının, yapılan ikinci açık artırmada yer almadığı ve satışı yapılmadığı halde ihale alıcısı tarafından satın alınan taşınmazlar arasında sehven yazıldığını ve böylece hak alıcısı adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın devrinden bu yana taşınmazın kullanılamadığını ileri sürerek;
dava konusu taşınmaz için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ilk satış tarihi olan 05.03.2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle, 05.03.2009- 16.10.2015 tarihleri arasında ecrimisil bedeline ilişkin olarak şimdilik 600,00 TL’nin her yıl için vade tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiş, ıslah ile talebini taşınmazın değeri için 251.849,84 TL, gelir kaybı için 60.392,47 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, zararda icra memurunun bir kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece verilen 26.04.2016 tarihli ve 2015/452 E., 2016/336 K. sayılı kararla; davanın kısmen kabulü ile 128.795,73 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 18.04.2019 tarihli ve 2016/9366 E., 2019/2449 K. sayılı kararıyla; davacıların tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, davacıların murisine karşı icra takibi başlatıldığı ve takibin kesinleşmesi üzerine tapu kayıtlarına haciz şerhi konulan taşınmazların bir bölümünün yapılan kıymet takdiri ve açık artırma sonucunda dosya alacaklısı ...'a satıldığı ve ihalenin kesinleşmesi üzerine de aynı şahıs adına tapuya tescil edildiği,
davaya konu 64 (1 01... parsel) sayılı taşınmaz her ne kadar kıymet takdir raporunda ve açık artırma ilanında yer almışsa da 21.11.2008 tarihinde yapılan ikinci açık artırma sonucu satılan taşınmazlar arasında yer almadığı, buna rağmen icra memurunun yapılan 21.11.2008 tarihli ihaleyi 02.12.2008 tarihinde kesinleştirirken bu kesinleştirme işleminde davaya konu parsel numarasını da yazdığı, devamında 05.03.2009 tarihinde tapu sicil müdürlüğüne yazdığı yazıda ihalenin kesinleştiğininin belirtildiği ve kusurlu şekilde hareket ederek 64 sayılı parselde davacılar murisi adına olan hisselerin de ihale alıcısı ... adına tescilinin talep edildiği,
taşınmaz üzerindeki murise ait hissselerin de 12.03.2009 tarihinde tapuda kayıtlı oranlarıyla ihale alıcısı adına tescil edildiği, onun da taşınmazı 02.09.2009 tarihinde dava dışı üçüncü şahsa sattığı, haksız fiilin, hukuk kurallarına aykırı bir şekilde diğer bir kişinin mal varlığı veya şahıs varlığında zarar meydana gelmesine neden olan eylem olup davacının zararı icra memurunun kusurlu işlemi tesis ettiği zaman diliminde meydana geldiği,
davacının zararı taşınmazın satış işleminin icra müdürünce usulsüz kesinleştirildiği 02.12.2008 tarihi itibariyle meydana gelmiş olup taşınmazın bu tarihteki değerinin davacılar murisinin hissesine karşılık gelen miktarı üzerinden davacıların zararının hesaplanması gerekirken, dava tarihindeki değerinin tazminata esas alınmasının usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozmaya uyan Mahkemenin, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda davacının zararının satış işleminin icra müdürünce usulsüz olarak kesinleştirildiği tarih esas alınarak hesaplandığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 52.917,56 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ
Dairece kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onamasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar ve davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
1.Davacılar vekili; temyiz dilekçesindeki hususları tekrar ederek hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek Daire Düzelterek Onama ilamının kaldırılarak Mahkeme kararının kendi lehlerine bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili, temyiz dilekçesindeki hususları tekrar ederek Daire Düzelterek Onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra memurunun kusurundan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince uyulmasına karar verilen bozma ilamı ile usuli kazanılmış hakların oluştuğunun anlaşılmasına göre davacılar ve davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiştir.
VI.KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1998, K. 2025/5302, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama