İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2319 K.2025/5865

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…

Esas2025/2319Karar2025/5865Tarih3 Aralık 2025Okuma7 dk · 1.408 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/2319 E., 2025/5865 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Aralık 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2024/6 E., 2025/59 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.408 kelime·7 dk okuma·9 bölüm

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalının ....... Dairesi Müdürlüğünde memur olarak çalışmaktayken 01.08.2005 tarihinde emekli olduğunu, ........Kurumu Başkanlığının 03.02.2011 tarihinde davalının 4 yıl, 1 günlük Bağ-Kur hizmetini iptal ettiğini, bunun üzerine davalının fiili hizmet süresinin 25 yılın altında kaldığını, .......... Kurumunun davalıya 15.07.2007-14.01.2011 tarihleri arasında ödenen emekli maaşı, emekli keseneği ile gecikme zammı olmak üzere toplam 59.891,42 TL borç çıkardığını, bu borcun ......Dairesi Müdürlüğü tarafından 31.03.2011 tarihinde ........Kurumu Başkanlığına ödendiğini ileri sürerek, 59.891,42 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davalının kamu zararına yol açan herhangi bir işlem, eylem ve davranışta bulunmadığını, ortada bir kamu zararı var ise bunun ilgili kurumların işlemlerinden kaynaklandığını, talep edilen gecikme cezalarının ve faiz oranlarının yasal dayanağının bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 29.05.2014 tarihli kararıyla; davalının gerçek hizmet süresinin 25 yıldan az olduğunun sonradan anlaşıldığı, .......Müdürlüğünün SGK Başkanlığının hesabına 41.229,48 TL ve 18.661,94 TL olmak üzere toplam 59.891,42 TL ödeme yapmak zorunda kaldığı, bu olayda her ne kadar davalının hile ve açık hatası söz konusu olmasa da, yasa gereği eksik hizmet süreleri nedeniyle ödenen aylıkların ve keseneklerin tamamlatılması gerektiği, .......

Kurumunun 866,22 TL'yi kesenek iadesi olarak iade ettiği, davacı vekilinin bu kısma ilişkin talebinden feragat ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacı tarafın ödediği 59.024,90TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı taraf temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Dairemizin 26.05.2015 tarihli ilamıyla; "...5510 sayılı Kanun öncesinde, 506 sayılı Kanun'un 121.maddesinde yersiz ödemelerin kayıtsız şartsız iadesi öngörülmüş olup, yersiz ödeme halinde iade yükümünün kapsamının farklı hukuki durumlara özgü olarak değişiklik göstermediği görülmektedir. 5510 sayılı Kanun ile ödeme yükümünün kapsamı, sigortalının kasıt veya kusuruna veya Kurumun hatalı işlemine göre farklılaştırılarak kayıtsız şartsız iade öngören 121. madde hükmüne göre lehe bir düzenleme getirilmiştir.

Bu bağlamda; 5510 sayılı yasanın 96/b fıkrası gereğince, davacının davalıdan talep edebileceği miktar, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemelere ilişkin olabilir. Davalı tebliğ tarihten itibaren yirmidört ay içinde ödeme yapar ise ana paraya faiz işletilmez. Yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra ödeme yapılır ise artık bu sürenin sonundan itibaren ana paraya kanunî faiz hesaplanmalıdır.

Tüm bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde; davalıya yapılan yersiz ödeme, davalının hizmet süresinin tespiti sırasında, davalı ile isim benzerliği bulunan dava dışı 3. kişinin hizmet dosyası ile davalının hizmet dosyasının karıştırılmasından kaynaklanmış olup, ortaya çıkan hatalı işlemde davalının herhangi bir kastı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunması söz konusu değildir. Bu nedenle olaya, 5510 sayılı yasanın 96/b fıkrası hükümleri uygulanmalıdır.

Hal böyle olunca Mahkemece; davacının, davalıdan isteyebileceği dava konusu bedelin, 5510 sayılı yasanın 96/b fıkrası hükümü dikkate alınarak hesaplanması hususunda denetime elverişli, konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu talebin tümüyle kabulü doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bozmaya uyan Mahkemenin 03.01.2028 tarihli kararıyla; davalının emekli edildiğinde 5510 sayılı Kanunun yürürlükte olmadığı, dava konusu sebebin doğduğu tarihte olmayan bir yasaya göre karar verilemeyeceği, davacı Kurumun kendi kusuruna dayanarak sigortalıdan hak iddia edemeyeceği, dava konusu olaya uygulanacak yasanın, dava konusu olayın doğduğu tarihteki 5434 sayılı Kanun'un Ek 83. maddesi olduğu, bu madde gereğince de ilgili kurumun Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ödeme yapması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı taraf temyiz isteminde bulunmuştur.

3. Dairemizin 23.10.2019 tarihli ilamıyla; "... Somut olayda, bozmaya uyularak oluşturulan hükümde bozma gereği yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, bozma ilamımızda açıkça somut olaya 5510 sayılı Yasanın 96/B hükümlerinin uygulanarak davacının davalıdan isteyebileceği bedelin hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Ne var ki mahkemece, somut olaya bozma ilamında işaret edilen 5510 sayılı Yasa değil 5434 sayılı Yasanın uygulanması gerektiği, bu Yasa kapsamında davacının davalıdan alacak talebinde bulunamayacağı belirtilmiştir. Sonuç itibariyle mahkemece bozma ilamına uyulmuş ancak gereklerine uygun şekilde yargılama yapılmamıştır.

O halde Mahkemece yapılacak iş, somut olaya 5510 sayılı Yasanın 96/B maddesinin uygulanacağının kabulü ile 5510 sayılı Yasanın 96/B hükmü esas alınarak davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarının hesaplanması hususunda konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi iken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş..." gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozmaya uyan Mahkemenin 24.06.2022 tarihli kararıyla; davanın kabulü ile 59.024,90 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde dahili davalılar vekili ve ihbar olunan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

5. Dairemizin 17.10.2023 tarihli ilamıyla; "...Dairemiz bozma ilamların uyarınca hesaplama yapılması gereken 5510 sayılı Kanunun 96/b hükmüne ve dosya kapsamına göre ana paraya faiz işletilmemesi gerektiği açık olup, Mahkemece hükme esas alınan 01.06.2022 tarihli bilirkişi raporunun 5. sayfasında da 50.832,76 TL anapara borç ödemesi için faiz tahakkuk ettirilmemesi gerektiği ve idarenin yaptığı hesaplamada 3.047,30 TL+6.011,36 TL=9.058,66 TL işlemiş faiz borcu çıkarıldığına ilişkin tespit ve değerledirme yapılmakla birlikte, faiz içeren 59.891,42 TL hesaplamanın 5510 sayılı Kanunun 96/b maddesine uygun hesaplama olduğunun belirtilmesi, raporun çelişkili olduğunu göstermektedir.

Bu durumda Mahkemece; 6100 sayılı Kanunun 282. maddesi gereği raporun diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile çelişkili bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

6. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafça 13.12.2022 tarihinde Yozgat İcra Dairesinin 2022/8514 E. sayılı dosyasına borcun tamamı tutarında 132.265,00 TL ödeme yapılarak dosyanın infazen kapatıldığı, 31.10.2024 tarihli bilirkişi raporu ile davacının davalıdan talep edebileceği tazminat bedelinin davalı tarafça icra dosyasına yatırılan bedelin altında kaldığı, davalılar tarafından yapılan ödemenin davacının talebini karşıladığı, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde dahili davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Dahili davalılar vekili; ......Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.06.2022 tarihli 2020/168 E. 2022/380 K. sayılı ve temyiz incelemesi neticesinde bozulan kararına dayanarak başlatılan icra takibi neticesinde, müvekkillerince icra dosyasına yapılan ödemenin istirdat ve rücu hakları saklı kalmak kaydı ile yapıldığını, yapılan ödemenin istirdadına karar verilmesi gerekirken, ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bozma kararına göre karar verilmesi gerektiğini, müvekkillerinin murisi ...'ın yasal koşulları taşıyarak emekli olduğunu, herhangi bir hatalı,

hileli ve ihmali davranışının söz konusu olmadığını, SGK'nın hizmet kusurunun bulunduğunu, hizmet birleşmesi sırasında murisin kendisine bildirilen prim borcunu da ödenmiş olması nedeniyle herhangi bir şekilde kamu zararına sebebiyet verilmediğini, hukuk güvenliği ilkesi gereği de 5510 sayılı Kanunun 96/b fıkrasının uygulanması mümkün olmayıp 54 34... sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacı Kurumun, davalı adına dava dışı kuruma ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkindir.

1. Dairemiz bozma ilamları uyarınca hesaplama yapılması gereken 5510 sayılı Kanunun 96/b maddesi hükmü ve dosya kapsamına göre ana paraya faiz işletilmesi gerektiğinin açık olmasına göre, dahili davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Yozgat İcra Dairesinin 2022/8514 E. sayılı ilamlı icra takibi tehdidi altında kalan dahili davalıların, takibin dayanağı olan, Dairemizin 17.10.2023 tarihli kararı ile bozulan, Yerköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.06.2022 tarihli ve 2020/168 E. 2022/380 K. sayılı kararı kesinleşmeden önce ödeme yapmış olması, aksi taraflarca açıkça kararlaştırılmadığı sürece, dava konusu uyuşmazlığı sona erdirmez.

Yozgat İcra Dairesinin 2022/8514 E. sayılı ilamlı icra takip dosyası incelendiğinde; 13.12.2022 tarihinde borcun tamamı olan 132.265,00 TL'nin ödenmesi suretiyle infazen kapatıldığı anlaşılmış olup, davalıların icra takibi tehdidi altında, istirdat ve rücu hakları saklı kalmak ihtirazi kaydı ile ödemede bulunduğu sabit olup, dosya kapsamında mezkur ödemenin, uyuşmazlığı sona erdireceğine dair taraflarca yapılan bir anlaşma da olmadığı görülmüştür.

Bu itibarla, mezkur ödemenin uyuşmazlığı sona erdirmediğinin anlaşılmasına göre, Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereği hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Dahili davalıların sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince dahili davalılar yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2319, K. 2025/5865, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. V. Temyiz
  9. A. Temyiz Sebepleri
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. VI. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2319
Karar No
2025/5865
Tarih
3 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2320 K.2025/6054
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2320 K.2025/7821
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2322 K.2025/5849
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2322 K.2025/8588
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2323 K.2025/5614
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2323 K.2025/8898

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.