İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2394 K.2025/5788

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, miktar itibariyle duruşma talebinin reddi ile temyiz incelemesinin…

Esas2025/2394Karar2025/5788Tarih1 Aralık 2025Okuma7 dk · 1.401 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/2394 E., 2025/5788 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Aralık 2025
Mahkemesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1050 E., 2025/506 K.
İlk derece mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2021/389 E., 2023/313 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.401 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, miktar itibariyle duruşma talebinin reddi ile temyiz incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalının kendi yükümlülüklerini yerine getirmeden davacı aleyhine başlattığı Bursa 12.İcra Müdürlüğünün 2021/2358 Esas sayılı dosyası ile ilgili yapılan görüşmeler sonucunda 22.03.2021 tarihli sulh sözleşmesinin imzalandığını buna göre davalının Bursa İli ...................Mahallesi 41 63... Parsel -/-............ Kat 4 Nolu dubleks dükkan ile ................Mahallesi 41 63...

Parsel -/-/1 .................. dubleks konut nitelikli taşınmazlara ilişkin yapı kullanma izin belgesi başvurusunu ve ödemesini yapmayı, bodrum ve zemin kat dubleks dükkanda taban şapı, seramikler, elektrik eksikleri, tuvalet fayansları ve son kat boyaları ve çatı katı dubleks konutta taban şapı, fayans, merdiven korkulukları, seramik ve son kat boyaları 20.04.2021 tarihine kadar tamamlamayı taahhüt ettiğini, davacının ise.

Bursa 12. İcra Müdürlüğünün 2021/2358 sayılı takip dosyası kapsamında 250.000,00 TL'yi ödemeyi taahhüt ettiğini, davacının üzerine düşen ödeme borcunu sözleşmenin imzalandığı 22.03.2021 tarihinde yerine getirdiğini, ancak davalının 20.04.2021 tarihine dek gerçekleştirmesi gereken yapı işlemlerini gerçekleştirmediğini, davalının üzerine düşen işlemleri yapmadığı gibi sulh sözleşmesine rağmen takipte icrai işlemlere devam ettiğini, taraflar arasındaki sulh sözleşmesinin takip dosyasına ilişkin borcu ortadan kaldırdığını, tarafların sözleşme ile yeni borçlar altına girdiklerini,

mevcut durumda icra dosyası ile ilgili herhangi bir işlem yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, ancak ortada olmayan bir borca ilişkin takibe devam edilerek, davacının banka hesaplarına 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davacının hesaplarının kullanılamaz hale getirildiğini ileri sürerek.

Bursa 12. İcra Müdürlüğünün 2021/2358 sayılı takibin iptaline, senedin geçersizliği ile davacının borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacı borçlunun, borcunu vadettiği tarihte ödememesi nedeniyle takibin yapıldığını ve akabinde sulh sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin (4.) maddesinin son paragrafında açıkça davalının yapı kullanım izin belgesi hariç (taban şapı, fayans, merdiven korkulukları, seramik, son kat boyaları, elektrik işleri vs.) taahhütlerini yerine getirdiği takdirde, dosya miktarının bakiye bedeli olan 320.000,00 TL'nin de davacı tarafından icra dosyasına mahsuben ödeneceğinin taahhüt edildiğini, davalının sözleşmeden kaynaklanan yapı kullanım izin belgesi hariç üzerine düşen tüm taahhütlerini eksiksiz yerine getirdiğini,

davacı taraftan kalan bakiye bedeli talep etmesine rağmen davacının anlaşmaya aykırı olarak yapı kullanım izin belgesinin alınmamasını bahane ederek ödeme yapmadığını, davacının sulh sözleşmesinin (5.) maddesi gereği kalan bakiye 320.000,00 TL'yi 22.04.2021 tarihine kadar ödemesi gerektiğini, icra dosya borcuna mahsuben yapılacak ödemelerin tahsil harçlarının da borçlu-davacı tarafından yatırılacağını, borçlu-davacının taahhütlerini yerine getirmemesi sebebiyle icra takibine devam edildiğini savunarak; davanın reddini ve davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmede karşılıklı verilen taahhütlerin yapı kullanma izin belgesi hariç tutularak belirlendiği, davalı taraf ile alakalı yapı kullanma izin belgesi yönünden herhangi bir süre kısıtı belirlenmediği, davacının ise hukuki yararı olmaksızın menfi tespit davası ikame etmiş olduğu, davalı tarafın sözleşmeye binaen üstüne düşen sorumlulukları yerine getirdiği, taahhütleri arasında süreye bağımlı olmayan yapı kullanma izin belgesi alma edimi bulunmakta ise de, yapı kullanım izin belgesinin de dava devam ederken alındığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça davalının sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmediği iddia edilmiş ise de, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen raporda davalının sulh sözleşmesinde taahhüt ettiği imalatların tamamlandığının belirtildiği, davalı tarafça sözleşmede taahhüt edilen yapı kullanma izin belgesinin dava tarihi itibariyle alınmadığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, sulh sözleşmesinde davalının taahhüt ettiği yapı imalatlarının, yapı kullanma izin belgesi hariç 20.04.2021 tarihine kadar yerine getirileceğinin düzenlendiği,

davalının imalatları yerine getirdiğini ancak davacının sözleşme kapsamında yapması gereken ödemeyi yapmadığını, bu nedenle takibe devam edildiğini ileri sürdüğü, davacının bakiye 320.000,00 TL ödemeyi sözleşmede son ödeme tarihi olarak belirtilen 22.04.2021 tarihinde yapacağının, davalı yüklenicinin işteki gecikmeden kaynaklı sürelerin bu ödeme süresine ekleneceğinin düzenlendiği, bu durumda davacı tarafın sözleşme uyarınca imalat işlemlerinin tamamlanmasından sonra sözleşmeye uygun olarak edimini yerine getirmediğinin anlaşıldığı,

davacı tarafça her ne kadar icra takibinin devamı sırasında yapılan sulh sözleşmesi uyarınca artık takibe devam edilemeyeceği belirtilmiş ise de, sözleşme içeriğinde sulh sözleşmesi uyarınca ödeme yapıldığı taktirde icra dosyasından feragat edileceğinin düzenlenmediği, sulh sözleşmesi uyarınca ödeme yapıldıktan sonra haricen tahsil bildiriminde bulunulacağı belirtildiği, bu durumda sözleşmeye göre takipten feragat iradesinin bulunmadığının açık olduğu, davacı tarafça yargılamada; davalının yapı kullanma izin belgesi için sözleşmede süre belirtilmemesinin izin belgesinin alımına ilişkin olduğu,

ancak davalının izin belgesi için başvuru dahi yapmadığını, bu nedenle sözleşmeye aykırı davrandığı savunulmuş ise de, söz konusu iddiasının sözleşme içeriğine göre yerinde görülmediği, öte yandan, yargılama aşamasında davaya konu taşınmazlara ilişkin yapı kullanma izin belgelerinin alındığının bildirilmesi üzerine, Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen raporda, yapıda bulunan imara aykırılıkların devam etmekle birlikte Belediyeden gelen CD içerisinde sunulan projeye göre dükkan girişinin yerinin değiştirilerek projesine uygun hale getirildiği,

CD içeriğinde sunulan projeye göre imara aykırılıkların giderildiği hususunun belirtildiği, mahallinde yapılan keşif ve belediye başkanlığının cevabi yazısına göre tadilat projesi ile yapı kullanma izin belgesinin alındığı anlaşılmış ise de, davaya konu uyuşmazlıkta, dava tarihi itibariyle haklılık durumunun gözetilmesi gerektiği, davacının dava dilekçesinde imara aykırı yapı iddiasında bulunmadığı gibi tadilat projesi kapsamında talepte bulunmadığı,

bu itibarla dava tarihi itibariyle sözleşme kapsamında öncelikli edimini yerine getirmeyen davacı talepte bulunamayacağından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, menfi tespit davasının reddine karar veren Mahkemece, ihtiyati tedbir kararı dolayısıyla alacaklının alacağına geç kavuşmuş olmasından kaynaklanan zararı için borçluyu tazminata mahkum edileceği, ayrıca borçlunun tazminata mahkum edilmesi için kötü niyetli olmasının da şart olmadığını, bu itibarla alacaklı davalının, ihtiyati tedbir kararının uygulanması ile alacağına geç kavuşmasına neden olunduğundan Mahkemece,

davalının talebi dikkate alınarak tazminata hükmedilmesi gerekirken, davalı tarafın cevap dilekçesindeki talebi ile ilgili değerlendirme yapılmaması ve tazminata hükmedilmemesinin yerinde görülmediği, her ne kadar dava dilekçesinde dava değeri 570.000,00 TL olarak gösterilmiş ise de, davaya konu icra takibine dayanak senetin 500.000,00 TL değerinde olduğu, taraflar arasında düzenlenen sulh protokolü uyarınca icra takibine konu borç ile ilgili olarak 250.000,00 TL'nin davacı tarafından ödendiği hususunda ihtilaf bulunmadığı,

bu durumda icra takibine konu bakiye alacağın miktarı dikkate alınarak 250.000,00 TL alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine, uyuşmazlık konusu alacak miktarının %20'si oranında 50.000,00 TL tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili: davacı ile davalı arasında adi yazılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi akde dildiğini, bu sözleşmeye göre davalının 1.300.000,00 TL bedelle dubleks dükkan ile aynı yerde dubleks konutun satışını vaat ettiğini, davacının sözleşmeye güvenerek 750.000,00 TL'yi davalı adına yatırdığını, kalan kısmı için de 02.09.2020 tanzim, 30.11.2020 ödeme tarihli 500.000,00 TL bedelli senet verdiğini, davacının sözleşmenin imzalanmasından sonra davalı tarafından kendisine satışı vaat edilen taşınmazların dava dışı üçüncü bir kişinin mülkiyetinde olduğunu öğrendiğini, ikinci kez bedel ödeyerek taşınmazları bu kişiden satın aldığını,

davalının davacı aleyhine senede dayalı takip başlattığını, davacının 22.03.2021 tarihli sulh sözleşmesini imzalamak zorunda kaldığını, Bursa 12. İcra Müdürlüğünün 2021/2358 sayılı icra dosyası kapsamında 250.000,00 TL'yi ödemeyi kabul ederek aynı gün ödeme yaptığını, davalının 20.04.2021 tarihine dek yapması gereken işleri yapmadığını ve takip dosyasındaki işlemlere devam ettiğini, yapı kullanma belgesinin usule ve kanuna aykırı biçimde "tek imza" ile alındığını, buna ilişkin suç duyusunda bulunulduğunu, ceza yargılamasının devam ettiğini,

hal böyleyken davalının aldığı yapı kullanım izin belgesinin usule ve mevzuata aykırı olduğundan geçersiz olduğunu, bu durumda davalının projedeki imara aykırılıkları gideremediğini, davalı tarafın sözleşmeye binaen üstüne düşen sorumlulukları yerine getirmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayalı icra takibi sonrasında imzalanan sözleşme gereğince menfi tespit ve takibin iptali istemine ilişkindir.

Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye; taraflar arasında düzenlenen 22.03.2021 tarihli sözleşmede yer alan tahhütlerin davalı tarafça yerine getirdiğinin alınan bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olmasına, sözleşme ile yapı kullanma izin belgesinin alınmasının süreye tabi tutulmadığı gibi davalı tarafın takipten feragat edileceğine ilişkin kararlaştırmanın bulunmamasına, yazılı yargılamaya tabi davalarda dava ve cevap dilekçesinde dayanılmayan sebeplerin sonradan ileri sürülmesinin savunmanın genişletilmesi kapsamında olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onamasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2394, K. 2025/5788, 1 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2394
Karar No
2025/5788
Tarih
1 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2394 K.2025/10538
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2409 K.2025/9650
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2462 K.2025/7881
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2480 K.2025/15641
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2536 K.2025/9321
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2541 K.2025/7553

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.