İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2469 K.2026/339

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2025/2469Karar2026/339Tarih22 Ocak 2026Okuma10 dk · 2.038 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/2469 E., 2026/339 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ocak 2026
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/754 E., 2025/617 K.
İlk derece mahkemesi
Adana 5. Tüketici Mahkemesi
Sayısı
2021/99 E., 2022/813 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.038 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin ...

Petrolleri A.O. bünyesinde mühendis olarak çalışırken, OHAL döneminde çıkartılan 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılması üzerine işe iadesini talep ettiğini, bu talebinin reddedilmesi üzerine Ankara 24. İdare Mahkemesinin 2019/3521 E. sayılı dosyasıyla kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali için dava açtığını, müvekkili ile davalı avukat arasında davanın takip edilmesi konusunda sözlü olarak anlaşma yapıldığını ve müvekkilinin 07.05.2020 tarihli vekaletname ile davalıyı vekil olarak tayin ettiğini, davanın 30.06.2020 tarihinde reddedildiğini, karar davalıya tebliğ edilmesine rağmen müvekkilinin haberdar edilmediğini,

davalı avukatın karara karşı süresinde istinaf başvurusunda bulunmayarak söz konusu kararın kesinleşmesine sebebiyet verdiğini, aynı dönemde aynı suçlamalarla ihraç edilen müvekkkilinin 10 çalışma arkadaşından 9 tanesinin mahkeme kararlarıyla görevlerine iade edilirken, göreve iade edilmeyen tek kişinin müvekkili olduğunu, müvekkili hakkında takipsizlik kararı verilmiş olmasına rağmen işe iade edilmemiş olması sebebiyle sosyal ortamında terör örgütü üyesi olduğu yönünde algıyı kıramadığını ileri sürerek;

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkilinin aktif olarak çalışması muhtemel döneme ilişkin hak kaybına uğranılan maaş ve diğer hak ve alacakları için 2.500,00 TL, müvekkilinin emekli olduktan sonra alması muhtemel emekli maaşından mahrum kalması sebebiyle uğranılan zarara karşılık 2.500,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın hak kaybına uğranılan günden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini,

müvekkilinin işini kaybetmesi sebebiyle yaşadığı üzüntü ve elem nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın hak kaybına uğranılan günden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı asil; davacı ile tüm görüşmelerin telefon ve whatsapp yazışmaları şeklinde gerçekleştiğini, davacı ile yüz yüze gelmediğinden hiçbir belge de almadığını, davacıya gerekçeli kararının tamamını attığını, yazışmalardan da görüleceği üzere kararı istinaf etmek isterse istinaf harç ve masraflarının olduğunu beyan etmesine rağmen davacının herhangi bir ödeme yapmadığını, kendisinin vekil olarak gerekli özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve istinaf ile ilgili olarak herhangi bir ihmal yada özen yükümüne aykırı bir davranışının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında yapılan yazışmalarda 23 Temmuz tarihinde davacının İdare Mahkemesi kararından bilgilendirildiği, 3 Ağustos tarihinde davacı pasaport başvurusu ile ilgili bilgi almak istediğini belirtirken davalıya istinaf için müracaat edilip edilmediğini sorduğu, davalının savunma hazırlama ve 350,00 TL istinaf harcı hatırlatmasını yaptığı, davacı tarafından masraf ödemesi yapılmadığının görüldüğü,

idare mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılması konusunda davacı vekil eden tarafından davalı vekile yazılı bir talimatname verildiğine dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu nedenlerle davalı avukatın bir kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunun denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, Mahkemece de samimi bulunduğu gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla.

Ankara 24. İdare Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2019/3521 E. ve 2020/2271 K. sayılı kararının 23.07.2020 tarihinde davalı avukata e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği ve 28.07.2020 tarihinde de tebliğ edilmiş sayıldığı, davacı ile davalı avukat arasında geçen Whatsapp mesajlaşma içeriklerinin incelenmesinde; gerekçeli kararın tebliği üzerine davalı avukat tarafından 23.07.2020 tarihinde davacıya bildirimde bulunulduğu, davalı avukatın yönlendirmesiyle davacının istinaf kanun yoluna müracaat etmek istediğini beyan etmesi üzerine davalının kararda belirtilen birtakım hususları açıklaması gerektiğinin davacıya söylendiği,

davacı tarafından anılan hususların açıklanması sonrasında yapılan açıklamaların detaylandırılmasının istenildiği, 10.09.2020 tarihinde davacının mesaj yoluyla istinaf talebini ilettiği ancak davalı tarafından harçların yatırılması gerektiği ile istinaf süresinin geçtiğinin bildirildiği, davalı tarafından kararın 30 gün içinde istinaf edilmesi gerektiğinin, istinafa ilişkin kalan zaman zarfının ve istinaf harçlarının yatırılması gerektiğinin davacıya bildirilmediği,

istinaf süresi içerisinde davacıya kararı istinaf edip etmeyeceğine dair hatırlatma yapılmadığı ve kararın istinaf edilmek istenip istenmediğine dair bir cevap alınmaksızın davanın takibinin bırakıldığı, istinafa ilişkin harçların yatırılması gerektiğinin ilk kez 10.09.2020 tarihli mesajlaşmada ifade edildiği, anılan tarih itibarıyla da istinaf süresinin geçirilmiş olduğu anlaşıldığından davalı avukatın avukatlık mesleğinin bir gereği olarak özen yükümlülüğüne uygun davranmadığı ve kusurlu olduğu kanaatine varıldığı,

davacı hakkında Ankara 24. İdare Mahkemesinin 2019/3521 E. sayılı dosyası üzerinden verilen karara karşı kanun yoluna müracaat edilmesi halinde yargılamada varılacak sonucun kesin bir şekilde tespitinin imkân dâhilinde olmadığı, ancak gerek dosya kapsamındaki deliller, gerek mahkeme gerekçesi ve gerekse bu konuda yerleşik içtihatlar dikkate alındığında;

davacının süresinde kanun yoluna müracaat edilmesi halinde olumlu sonuç alarak görevine geri dönme ihtimalinin mümkün olmadığı kanaatine varılmış olmakla, Mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine kararı verilmesi gerekirken davalı avukatın kusurunun bulunmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, istinaf edenin sıfatı ile usulü müktesep hak gözetildiği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili.

Bölge Adliye Mahkemesi her ne kadar davalı avukatın özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini tespit etmişse de, bu ihlalin müvekkili nezdinde doğurduğu zararı ve zarar ile kusurlu eylem arasındaki illiyet bağını yeterince irdelemeden sonuca gittiğini, somut olayda zarar ve illiyet bağının olduğunu, müvekkili ile benzer konumda olan ve aynı tarihlerde, aynı isnatlar sebebiyle görevlerinden ihraç edilen 10 kişiden 9'unun idari yargı nezdinde açtıkları davalar neticesinde görevlerine iade edildiğini, müvekkilinin de benzer şekilde göreve iadesinin hukuken mümkün ve hatta kuvvetle muhtemel olduğunu,

Bölge Adliye Mahkemesinin müvekkilinin göreve iadesinin mümkün olmadığına dair değerlendirmesinin yetki aşımı anlamına geldiğini, müvekkili hakkında herhangi bir ceza davasının açılmadığını, takipsizlik kararı verildiğini, davalı avukatın müvekkilinin istinaf süresini kaçırmasına neden olduğunu ve bu nedenle müvekkilinin idari yargıda göreve iade hakkını kullanamadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, kararda müvekkili avukatın yeterli bilgilendirmeyi yapmadığına değinildiğini, dava dosyasında yer alan mesajlar ile sabit olduğu üzere müvekkili avukatın gerekçeli kararı davacıya gönderdiğini ve istinaf masrafını yatırması gerektiğini kendisine bildirdiğini, müvekkili avukatın görevini yaparken özen yükümlülüğüne aykırı olacak hiçbir eyleminin olmadığını, müvekkilinin 03.08.2020 tarihinde istinaf başvurusu için harç masrafları hususunda hatırlatmada bulunduğunu, ayrıca istinaf başvurusu için gerekli açıklamaların yapılmasını talep ettiğini,

müvekkilinin üzerine düşen yasal sorumluluğu yerine getirdiğini, buna rağmen davacının müvekkiline ne masraf ödemesi yaptığını ne de müvekkilinin istediği diğer bilgileri paylaştığını, davacının kendi kusuru sebebiyle dava konusu dosyanın istinafa gönderilemediğini, bunun yanında dava konusu idare mahkemesi kararı istinaf edilmiş olsaydı dahi davacının bu davayı kazanıp görevine iade edilmesi ihtimalinin Türkiye çapındaki emsal mahkeme kararları nazara alındığında mümkün olmadığını ifade ederek.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe kısmının düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, vekilin özen sorumluluğunu yerine getirmemesi neticesinde doğan zararın tazmini istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, olayın meydana geliş şekline, davalı vekilin hükmü zamanında istinaf etmemek suretiyle vekâlet görevini özenle ve sadakatle ifa etmediğinin ve kusurlu hareket ettiğinin sabit olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2. Avukatın, vekil olarak borçları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 502 ve devamı maddelerinde gösterilmiş olup, vekil, adı geçen Kanunun 506/2. maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özenle ifa etmekte yükümlüdür. Vekil, sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır.

"Özen borcu" ile ilgili 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 34. maddesinde mevcut olan.

"Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmekle yükümlüdürler." şeklindeki hüküm ise, avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olması nedeniyle, 6098 sayılı Kanunun 506/2. maddesinde düzenlenen vekilin özen borcuna göre çok daha kapsamlı ve özel bir düzenlemedir.

Buna göre avukat, üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına yürütüp sonuçlandırmakla görevli olduğu gibi, müvekkilinin kendisi hakkındaki güveninin sarsılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan da titizlikle kaçınmak zorundadır.

Vekilin işin başarılı olması için mesleki bilgi ve deneyimleri ile hayat deneyimlerine ve işlerin normal oluşuna göre gerekli girişim ve davranışlarda bulunması, başarılı sonucu engelleyecek davranışlardan kaçınıp, basiretli olarak hareket etmesi, özen borcunun konusunu teşkil eder.

Bir avukatın yasa ile öngörülen süre içinde yapılması gereken işleri yapmaması, süresinde dava açmaması, istinaf ve temyiz süresini ihtiyatsızca hareket ederek kaçırması, özen borcunun gereği gibi ifa edilmediğini ve kusurlu olduğunu gösterir. Avukatın kusurlu bir davranışından dolayı sorumlu tutulabilmesi için kusurunun varlığından ayrı olarak, bu nedenle müvekkilinin bir zararının da meydana gelmesi şarttır. Kusurlu davranışından dolayı müvekkili zarara uğramış ise avukat zararı karşılamak zorundadır.

3.Somut olayda mühendis olarak görev yapan ve 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair Komisyon kararının iptali için idare mahkemesinde dava açıldığını, Ankara 24. İdare Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2019/3521 E., 2020/2271 K. sayılı dosyasıyla; davacı ...'in ... terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığı, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği, davacının davaya konu kamu görevinden çıkarılma işleminin ölçülü olduğu,

uluslararası hukuktan doğan yükümlülükleri ihlal etmediği ve çekirdek haklara herhangi bir müdahalenin de olmadığı görüldüğünden, kamu görevinden çıkarılma suretiyle yapılan müdahalenin Anayasa ve Uluslararası Hukuk sınırları çerçevesinde kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararının davalı avukat tarafından istinaf edilmediğini, davacının kararı kendisinin istinaf ettiğini ancak Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2020/17126 E., 2020/3059 K. sayılı kararıyla.

28.07.2020 tarihinde tebliğ edilen mahkeme kararına yönelik 30 günlük sona ermesine karşın davacı tarafından istinaf süresi geçtikten sonra istinaf talebinde bulunulduğu anlaşıldığından istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddedildiğini, bilahare davacının istinaf kararını temyiz ettiğini ancak temyiz talebinin de Danıştay 5. Dairesinin 18.05.2021 tarihli ve 2021/1490 E., 2021/1376 K. sayılı kararıyla aynı nedenlerle reddedildiğini ve anılan karar kesinleştiğinden zararının tazminini talep etmiştir.

Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2018 tarihli ve 2018/12361 Soruşturma, 2018/12086 Karar numaralı dosyası incelenecek olursa; "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma(..." suçundan dolayı yapılan soruşturmada işbu dosyada davacı olan ...'in de içinde olduğu şüpheliler hakkında isnat edilen suç yönünden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Batman 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2023/5993 D.İş sayılı dosyasında ise; Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2018 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesinden sonra yeni delil elde edilmesi kapsamında kamu davası açılmasına yeter şüpheye ulaşılmış olması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına 13.12.2023 tarihinde karar verildiği görülmüştür.

4.Davalının sorumluluğuna gidebilmek için, davalının eylemi nedeniyle davacının bir zarara uğrayıp uğramadığı, eylemle zarar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının da belirlenmesi gereklidir. Çünkü tazminat hukukunda sadece eylemin yasaya ve sözleşmeye aykırı olması yetmez, ayrıca bu eylem sonucu bir zararın doğmuş olması ve zararla eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması zorunludur.

Davalı avukatın, vekillik görevinde özenli davranmadığı, kusurlu olduğu tespit edildiğinden bu kusurlu davranışın sonunda ve sırf bu kusurdan dolayı davacının bir zararının doğmuş olup olmadığının araştırılması gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada, Batman 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2023/5993 D.İş sayılı dosyası ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına 13.12.2023 tarihinde karar verildiği anlaşıldığından, davacı hakkında Ankara 24. İdare Mahkemesinin 2019/3521 E. sayılı dosyası üzerinden verilen karara karşı kanun yoluna müracaat edilmesi halinde yargılamada varılacak sonucun kesin bir şekilde tespitinin imkân dâhilinde olmadığı, ancak gerek dosya kapsamındaki deliller, gerek mahkeme gerekçesi ve gerekse bu konuda yerleşik içtihatlar dikkate alındığında;

davacının süresinde kanun yoluna müracaat edilmesi halinde olumlu sonuç alarak görevine geri dönme ihtimalinin mümkün olmadığı kanaatine varıldığı belirtilerek, davacının taleplerinin yasal değerlendirilmesini içermeyen, aynı konuya ilişkin hükme bağlanmış olan dava dosyaları incelenmeden, hak kaybının olup olmadığı yönünde açıklama içermeyen davanın denetime elverişsiz ve yetersiz gerekçe ile reddedilmesi doğru görülmemiştir.

O halde Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda söz konusu Ankara 24. İdare Mahkemesinin 2019/3521 E., 2020/2271 K. sayılı dava dosyasında davalı avukatın, kararı istinaf etmiş olması halinde kararın davacı lehine kaldırılıp kaldırılmayacağı ve neticeden yargılamanın davacı lehine sonuçlanıp sonuçlanmayacağının belirlenmesi gerekir.

Bu belirlemenin yapılması hukuki bir mesele olup, Mahkemece dosya içerisindeki deliller toplanarak, öncelikle ceza soruşturmasındaki delil, bilgi ve belgeler incelenerek, aynı konuya ilişkin emsal idari mahkemesi kararları da değerlendirilerek davacının bir zararının doğmuş olup olmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar göz ardı edilerek, eksik inceleme ve soyut değerlendirme ile hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2469, K. 2026/339, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2469
Karar No
2026/339
Tarih
22 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2470 K.2026/242
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2471 K.2026/463
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2472 K.2026/473
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2472 K.2026/243
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2473 K.2026/244
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2473 K.2026/53

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.