KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/2796 E., 2025/3880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/741 E., 2024/909 K.
- İlk derece mahkemesi
- Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/223 E., 2023/96 K.
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; kömür işletmesi olan dava konusu yapının, müvekkilinin davalı ile ortak murisi olan ... tarafından yaptırıldığını ve ölümüne kadar işletildiğini, 19.10.2018 tarihinde davalının, müvekkilinin bilgisi dışında imar barışından faydalanmak için ilgili Kuruma başvurarak kendi adına yapı kayıt belgesi aldığını, müvekkili tarafından yapı kayıt belgesine başvurulmuş ise de süresi içinde başvurulmadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, müvekkili tarafından yapı kayıt belgesine hissedar olmak için yapılan başvurusunun hisselendirme gerektirecek bir durum olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini,
elbirliği mülkiyetine tabi yapı dolayısıyla davalının müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, hazine arazisi olan taşınmaz üzerindeki yapının müvekkile ait olduğunu, depo niteliğinde yapının bir kömür işletmesi olmadığını, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konu taşınmazın hazine arazisi olması sebebiyle, taşınmazın ve üstünde bulunan yapının mülkiyetinin Hazine adına olduğu, davalı tarafından taşınmazın geçersiz bir ediniminden söz edilemeyeceği, davacı tarafça yapı kayıt belgesi alınmasında ve bedelinin ödenmesinde katkısının olduğunun iddia edilmediği, yalnızca kayıt sahibinin davalı olması sebebine dayanıldığı, yapı kayıt belgesinin alınmasının davalının zenginleşmesine yahut davacının fakirleşmesine doğrudan sebebiyet vermeyeceği, davacı tarafça zenginleşmenin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava konusu yerin işletmesinin müvekkilinin ölen eşi tarafından yapıldığını, dolayısıyla eşinin ölümüyle hak sahibi olarak müvekkilinin olması gerekirken haksız işlemler sonrası davalının hak sahibi olduğunu, taşınmazın müvekkili ile davalı adına elbirliği mülkiyete tabi olduğunu, davalı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak taşınmaz üzerindeki yapıyı kullanarak davalının müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiğini, davalının haksız olarak kullanmış olduğu bu yapıya ilişkin kira bedeli vesair gelir elde etmekte olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, taşınmazın Hazineye ait bulunmasına, yapı kayıt belgesi alınması dolayısıyla davacının sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak talebinde bulunamayacağının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2796, K. 2025/3880, 8 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama