İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3083 K.2026/273

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2025/3083Karar2026/273Tarih21 Ocak 2026Okuma6 dk · 1.221 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/3083 E., 2026/273 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ocak 2026
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/235 E., 2025/1123 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/15 E., 2019/544 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.221 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; İstanbul ... . Mahallesi ... Sokak 65 kapı numaralı 2 09... ada, 15 parselin davacı Vakfın adına tespit ve tescili gerekirken 1935 yıllarında yapılan kadastro çalışmaları sırasında bu yerin sahipsiz yerlerden olduğu mütalaası ile Kadastro Kanununa istinaden Maliye Hazinesi adına tesciline karar verildiği, oysa taşınmazın tespit ve tescil işleminin yolsuz tescil niteliğinde olduğu, 1936 yılı beyannamesi ile bildirilen taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescilinden sonra üçüncü kişilere satılmış olması sebebiyle taşınmaz bedelinin talebi için davayı açtıklarını ileri sürerek, ıslahen 504.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; zararın kaynağını oluşturan usulsüz işlemin dayanağının kadastro çalışmalarından kaynaklandığını, taşınmazın ... oğlu ...'a ait olmasına rağmen adı geçenin kaçak eşhastan olduğunun tespit edilmesi üzerine Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini, hak düşürücü süreye rağmen dava açılmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2019 tarihli kararıyla. İstanbul ... Mahallesi ...

Sokak 65 kapı numaralı 2 09... ada 15 parsel sayılı taşınmazın davacı vakıf tarafından tanzim edilerek gerekli makamlara verilen 1328 tarihli eşhas-ı hükmiye cetveli ile 1936 yılı beyannamesinde vakıf malı olarak gösterilmesine rağmen, mezkûr taşınmazın anılan tarihte yürürlükteki Kadastro Kanunu'nun 22/h maddesine göre usulsüz olarak Maliye Hazinesi adına tescil edildikten sonra, ... oğlu ... adına devredildiği, bu nedenle dava dışı kişi adına kayıtlı bulunduğu,

hal böyle olunca, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak tapu kaydının iptali ile vakfı adına tescilinin mümkün olmaması nedeniyle davacının zararının tahsili isteminde bulunma yasal hakkının bulunduğu, taşınmazın niteliğine göre davacının isteminin zamanaşımına uğramadığı, gerek emsaller gerekse taşınmazın konumu, geometrik şekli, topoğrafik durumu, merkezi konumu, ulaşım imkanları, belediye hizmetlerinden yararlanma durumu, 2013 emlak rayiç değerleri, taşınmazın dava tarihindeki metrekare birim fiyatının 13.000,00 TL olacağı, bu durumda dava konusu taşınmazın değerinin 591.276,00 TL olduğu,

davacı tarafın istinaf incelemesi öncesi yapmış olduğu ıslah dilekçesinde bildirdiği 504.000,00 TL taleple bağlı kalınarak, bu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2020 tarihli kararıyla; davaya konu taşınmazın, 1935 yılında yapılan kadastro çalışmaları ile taşınmaz maliki ... oğlu...'un firari ve kaçak eşhastan olduğu gerekçe gösterilmek suretiyle Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, taşınmazın davacı Vakıf tarafından tanzim edilerek gerekli makamlara verilen 1328 tarihli eşhas-ı hükmiye cetveli ile 1936 yılı beyannamesinde vakıf malı olduğu, 1941 yılında hazine tarafından taşınmazın üçünçü şahıslara satıldığı, sonrasında intikal ve satış suretiyle son maliki olan ... oğlu ...ya devredildiği, davacı ....

Kilisesi Vakfının, dava konusu parselin Vakfa ait olduğuna dair 1936 yılı beyannamesini verdiği, keza 1328 tarihli eşhas-ı hükmiye cetvelinin 3. sırasında da akar olarak gösterildiği, uygulama imar planında bulunan ve dava tarihi itibarıyla vasfı arsa olarak belirlenen taşınmazın değerinin resmi veriler ışığında emsal satış yöntemiyle hesaplandığı, ıslah talebine bağlı olarak karar verildiği gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Dairemizin 26.11.2024 tarihli kararıyla davacının sair, davalının tüm temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verildikten sonra "Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma yapmaksızın esas hakkında istinaf incelemesi yapmaları durumuna dair karar verme usulü 6100 sayılı Kanun’un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiştir.

Buna göre Bölge Adliye Mahkemesi; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı veya kararın gerekçesinde hata edildiği durumlarda düzelterek yeniden esas hakkında karar verir. Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında yer alması gereken hususlar ise aynı Kanun'un 359. maddesinde belirtilmiş olup, buna göre kararda.

“Tarafların iddia ve savunmalarının özeti”, “İlk Derece Mahkemesi kararının özeti”, “İleri sürülen istinaf sebepleri” ve “Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep” yer alması gereken zorunlu unsurlardır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise.

"Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine rağmen davacı vekilinin istinaf itirazları incelenmeden karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı yazılı kararıyla; davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, davaya konu tazminat talebinin mahkemece TMK’nın 1007. maddesi uyarınca hükmedildiğini,

oysa bu hakkın yeni bir hak olduğunu ve 5737 yasanın geçici 7 ve 11 maddeleri ile getirildiğini belirterek hükmün gerekçesinde tazminat talebinin 5737 sayılı yasa uyarınca kabulü şeklinde düzeltilmesi talebinde bulunmuş ise de söz konusu 5737 sayılı yasanın geçici 7 ve 11 maddeleri uyarınca getirilen tazminat talebi tapusu sicilinin geniş anlamda hatalı tutulmasından kaynaklı olup TMK’nın 1007. maddesine dayalı tazminat kapsamında kalmaktadır.

Ancak zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden 5737 sayılı yasanın geçici 7 ve 11 maddelerinin yürürlük tarihi itibariyle değerlendirme yapılmalıdır.

Mahkemece gerekçeli kararda davalı hazinenin zamanaşımı itirazı 5737 sayılı yasanın geçici 7 ve 11 maddeleri uyarınca reddedilmiş olup söz konusu tazminat talebi TMK’nın 1007. maddesine dayalı tazminat kapsamında kaldığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiş, karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

VI. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili, davacının hak düşürücü sürede davayı açmadığını, ayrıca zamanaşımı süresinin de dolduğunu, dava konusu taşınmazın Hazine adına tasfiye kanunları gereğince tescil edildiği göz önüne alındığında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca devlete kalan taşınmaz mallar arasında tasfiye kanunları (Emvali Metruke Kanunları) olması nedeniyle Devlete geçen taşınmaz mallar arasına girmiş bulunmaktadır.

Yerel Mahkeme dosyasında alınan bilirkişi raporunda da dava konusu taşınmazın emvali metruke kanunları uyarınca tasfiye edildiği belirtilmiş olmasına rağmen bu durumun dikkate alınmadığını, ayrıca hükmedilen bedelin tamamına dava tarihinden itibaren faiz hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme

Uyuşmazlık, davacı Vakfa ait olduğu iddia edilen taşınmazın yolsuz tescili nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.

1. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2. İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan miktarın ıslah ile artırılan kısmına ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz eden davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davalı vekilinin, faize ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi Kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine "1-Davanın KABULÜNE, 504.000,00.TL tazminatın 15.000,00 TL'sine dava tarihinden, kalan bedelin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3083, K. 2026/273, 21 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. VI. Temyiz
  9. B. Gerekçe ve Değerlendirme
  10. VII. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3083
Karar No
2026/273
Tarih
21 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3086 K.2026/211
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3089 K.2026/392
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/3090 K.2026/277
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/3092 K.2026/201
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/3095 K.2026/274
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/3096 K.2026/275

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.