İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3377 K.2026/378

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve…

Esas2025/3377Karar2026/378Tarih26 Ocak 2026Okuma6 dk · 1.272 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/3377 E., 2026/378 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Ocak 2026
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/2600 E., 2025/1369 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2023/357 E., 2024/470 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.272 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalının adresinde 17.01.2022 tarihinde müvekkili şirket çalışanları tarafından gerçekleştirilen kontrol neticesinde, sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edilmesi üzerine, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini ve kaçak elektrik kullanımının gerçekleştiği dönemde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) ilgili hükümleri uyarınca, hesaplama yapılarak,

davalı şirket hakkında kaçak kullanılan elektriğe karşılık 843.272,45 TL tahakkuk edildiğini, ancak tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptaline, müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davacı şirket yetkililerinin, rutin kontrol adı altında müvekkili şirkete gelip sayaçları kontrol ettiğini, 12 numarada bulunan sayaçtan kaçak kullanımı tespit ettiklerini beyan edip, fotoğraf ve video çekimi yaptıktan sonra herhangi bir tutanak bırakmadan ve sayacı söküp incelemeye de götürmeden Yönetmelik hükümlerine aykırı işlemler yaparak müvekkili firmadan ayrıldıklarını, kaçak elektrik faturalarına aynı gün itiraz edildiğini, itirazlardan sonra fatura bedellerinde yine hata edilerek yalnızca indirim uygulandığını, fatura bedellerinin baştan savma işlem yapıldığı için yine yüksek tutulduğunu,

davaya konu edilen faturanın sonradan iptal edilen fatura olduğunu hiçbir şekilde kaçak elektrik tüketiminin bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla.

17.01.2023 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağında tespit edildiği ve sunulan video kaydında görüldüğü şekliyle, sayacın giriş çıkış sigortaları arasında her bir faz için ayrı ayrı şönt atılarak tüketimin bir kısmının sayaçtan geçirilmeksizin yapıldığı ve bunun Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu, davalı tarafın da kendi kullanımında olan tesisat üzerindeki bu kaçak elektrik kullanımından sorumlu olduğu kanaatine varıldığı; somut olayda dosya kapsamında taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunduğuna dair delil veya belge bulunmadığı,

dolayısıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsiline Dair Kanunda öngörülen faiz oranının uygulanmasının talep edilemeyeceği, bu doğrultuda avans faizine göre işlemiş faiz ve bunun KDV'sinin hesaplandığı, 30.01.2023 son ödeme tarihli kaçak elektrik tüketimi fatura bedeli 82.704,63 TL, işlemiş faiz 341,01 TL, faizin KDV'si 61,38 TL.

13.04.2023 son ödeme tarihli ek tüketim fatura bedelinin 577.144,62 TL olarak hesaplandığı, bu hesaplamanın kaçak elektrik tüketimi miktarı ve tahakkuk hesabına ilişkin Yönetmelikte tanımlanan yöntemlere uygun olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalıların takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin (82.704,63+577.144,62) 659.849,25 TL asıl alacak, 341,01 TL gecikme faizi ve 61,38 TL KDV olmak üzere toplam 660.251,64 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,

fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden icra inkar tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas bilirkişi raporunda Yönetmelik hükümlerine atıf yapılarak hesaplama yapıldığı, hesaplamanın tutanakta belirtilen ve harici hat üzerindeki cihazların gücüne göre yapılmış olduğu, komisyon tarafından değiştirilen kısmın ilgili kaçak tahakkukundan mahsubunun yapılarak karara bağlandığı, her iki tarafın tacir olduğu anlaşılmakla Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili; hükme esas alınan raporda, normal tüketim fatura hesabına esas alınabilecek kademeli tüketim hesabının kaçak hesabında nazara alınması ve buna göre kaçak tüketim bedelini belirlemesinin mevzuata aykırı olduğunu, kaçak elektrik kullanımında hesaplama ve kaçak bedeli belirlemesinin ne şekilde yapılacağı mevzuat ile belirlendiğini, buna rağmen mevzuatta olmayan bir hesap tarzı ve normal tüketime benzer bir hesaplamanın yapılması hatalı sonuçlara neden olduğu gibi kaçak kullanımını da teşvik ettiğini, bilirkişi raporunda belirlenen alacaktan daha azına hükmedildiğini, eşik enerji bedeline dayalı olarak eksik faiz ve KDV hesabı yapıldığını, alacak likit olduğundan lehlerine icra inkar tazminatı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararı temyiz etmiştir

2. Davalılar vekili; itirazları üzerine davacının yeni fatura tanzim ettiğini, davanın sonradan iptal edilmiş faturanın dayanak olduğu icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğunun gözetilmediğini, takibe konu edilen 752.046,97 TL bedelli faturanın hükümsüz kaldığını, davacı şirketin yeni faturanın konu edildiği bir icra takibi başlatmadığı gibi davasını da tamamen ıslah etmediğini, bu davada sadece 82.704,63 TL üzerinden karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarında; kaçak tüketim miktarı hesabında sayaçlardan bağımsız olarak işyerinde kullanılan kurulu güç üzerinden hesaplama yapıldığını, Yönetmeliğin 44/3 maddesinde;

ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazların beslenmesi halinde tüketilen elektrik enerjisinin sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanacağı hükmünün yer aldığını, kurulu güç üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hiçbir şekilde kaçak tüketime rastlanmayan işyerindeki diğer sayaç sebebiyle ödenen faturalar nazara alınarak tenzilat yapılması gerektiğini, kaçak tespiti olmayan sayacın tüketimin yoğun ve kurulu gücün çoğunluğunun bağlı bulunduğu sayaç olduğunu, bilirkişinin diğer sayaç itibariyle bir hesap yapıp belirlenen tüketim ve ek tüketim bedellerinden düşmesi gerektiğini,

haksız fiil sorumluluğundan bahisle şirket yetkilisinin müteselsil sorumluluğuna hükmedildiğini, ancak haksız fiillerde uygulanacak faizin "yasal faiz" olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca "taraf ehliyeti" dava şartlarından olup, aynı Kanunun 50. maddesinde taraf ehliyeti. “Medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir” şeklinde tanımlanmıştır.

Söz konusu maddede geçen taraf ehliyeti kavramı, bir davada, davacı veya davalı olarak bulunabilme yeteneğini ifade etmekte olup "hak ehliyeti" kavramının yargılama usul hukukundaki karşılığını oluşturmaktadır. Buna göre de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 47. maddesi gereği tüzel kişilerde hak ehliyeti bir diğer ifadeyle taraf ehliyeti, tüzel kişiliğin usulüne uygun olarak kurulmasıyla birlikte kazanılmaktadır.

Tüzel kişiliğin sona ermesi hâlinde ise, o tüzel kişinin taraf ehliyeti sona ermektedir.

Dava şartları, davanın esastan görülebilmesi için varlığı ya da yokluğu gerekli olan şartlar olup, şartların sağlanıp sağlanmadığının mahkemece davanın her aşamasında resen araştırılması gerekir. 6100 saylı Kanunun 115/2 maddesi hükmü gereği, "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder."

Dosyanın incelenmesinde; davalı şirketin 12.04.2023 tarihinde tasfiyeye girdiği ve 10.08.2023 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, ticari şirketin ticaret sicilinden silinmesiyle tüzel kişiliğinin sona erdiği ve taraf ehliyetini kaybettiği, buna rağmen hakkında yargılamaya devam edilerek hüküm verildiği anlaşılmıştır.

Şu halde, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanunun 115/2 maddesi hükmüne göre, davacı tarafa sicilden terkin edilen davalı şirketin geçici olarak ihyasına ilişkin dava açması için süre verilmesi ve şirketin ihya edilmesi halinde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi aksi halde davalı şirket hakkındaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bozma sebebine göre, tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA, 3. Bozma sebebine göre taraf vekillerinin temyiz sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3377, K. 2026/378, 26 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3377
Karar No
2026/378
Tarih
26 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3377 K.2026/87
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3379 K.2026/88
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3380 K.2026/414
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3381 K.2026/397
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3382 K.2026/383
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3383 K.2026/308

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.