KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/473 E., 2025/5245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1660 E., 2024/1714 K.
- Dava tarihi
- 29/11/2017
- İlk derece mahkemesi
- Sakarya 1. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/263 E., 2024/296 K.
Karar Metni
1.224 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Şirket vekili; davalı İdare tarafından ihale edilen 26.03.2015 tarihli ve 2015/17792 ihale kayıt numaralı Elektrik Enerjisi Alımı işinin müvekkili şirket uhdesinde kaldığını ve davalı İdare ile 18.967.800,00 TL bedel üzerinden 22.04.2015 tarihli Elektrik Enerjisi Mal Alımına Ait Sözleşmesi imzalandığını, 22.04.2015 tarihli sözleşme kapsamında yapılan tüketimlerin faturalandırıldığını, ödenmesi için davalıya iletilen 1.941.845,83 TL tutarındaki 2016/5 dönemine ait tüketim faturasını, davalı İdare tarafından belediye tüketim vergisi fark kesintisi adı altında 621.989,58 TL kesinti yapılarak eksik şekilde ödendiğini,
eksik ödenen alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; takibe itirazın iptaline ve davalı İdare aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı İdare vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında 3 farklı tarife altında toplam 66.000.000 kw/saat enerji karşılığında 18.967.800,00 TL bedel ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bununla birlikte fiyat farkı uygulanacağının sözleşmesinin 14. maddesi ile kararlaştırıldığını, takip ve dava konusu olan bedelin, idarenin mükellefi olduğu Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi'nin yasal olarak Y1 olarak tahsil edilmesi gerekirken 5 olarak tahsil edilmesi sebebiyle hakedişten kesinti yapılmak suretiyle geri alınmasına ilişkin olduğunu,
davacının şirketin açık yasa hükmü hilafına 5 oranında yapılan BTV (Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi) tahakkukunu tahsil ettiğini, sözleşmenin uygulandığı 365 günlük süre zarfında, 5 oranında uygulanan BTV miktarı ile 61 oranında uygulanması gerektiğinde ödenmesi gereken BTV miktarı arasındaki fark olan toplam 621.989,58 TL davacının hakedişinden kesinti yapıldığını, davacı şirkete ödenen hakedişlerin içinde 41 oranında uygulanan BTV bedelleri bulunmakta olup bu bedellerin de ilgili belediyesine ödenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı İdarenin ihale dökümanı kapsamındaki belgelerde BTV oranını somut ve hesaplanabilir şekilde ortaya koymadığı, bu kapsamda ihaleye katılan davacı şirketin de ödeyeceği BTV'nin oranını bilme olanağına sahip olmadığı, bu şartlar dahilinde davacı şirketin birim fiyat üzerinden yapılan ihaleye teklif vermiş olduğu, davacı şirketin BTV oranını kendi tahmin ve varsayımları neticesinde hesaplayarak fiyat teklifi sunmuş olduğu,
davacının birim fiyat teklifi verdiği koşullarda BTV oranını %1 olarak tahmin etmesine karşılık %5 olarak vergi tahakkukunun ortaya çıkmasının da söz konusu olabileceği, Kamu İhale Sözleşmeleri alanında uzmanlığı bulunan bilirkişinin de içinde bulunduğu heyetten alınan bilirkişi ek raporunda da, birim fiyat usulü ile yapılan sözleşmelerde davacının teklif cetveli ile verdiği birim fiyatlar üzerinden hak ediş düzenlemesi yapılması gerektiği, buna göre davalı tarafından kesilen elektrik tüketim vergilerinin sözleşme hükümlerine göre davacıdan kesilmemesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne karar verilmiş;
karara karşı, süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla. 31.05.2023 tarihli ek raporda, davacı tarafından davalıya tahakkuk ettirilen faturalarda 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun (2464 sayılı Kanun) 38/1-a maddesi kapsamında %1 oranında BTV uygulanması gereken ilgili aboneliklerin tüketim bedeline esas tahsili gereken BTV tutarının KDV dahil 124.704,94 TL olduğu,
her ne kadar kaldırma öncesi aynı bilirkişinin dahil olduğu 26.01.2022 tarihli raporda BTV oranının %5 olarak tahakkuku nedeniyle fazladan tahsil edilen tutar KDV dahil 498.819,85 TL (dolayısıyla tahsili gereken tutar 621.989,58-498.819,85=123.169,73 TL) olarak hesaplanmışsa da bu durumun esaslı çelişki oluşturmadığı ve kaldırma kararı sonrasında alınan 31.05.2023 tarihli ek raporun kaldırma gereklerine uygun, denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu, buna göre davalıdan tahsili gereken BTV tutarının KDV dahil 124.704,94 TL olması gerektiği gerekçesiyle;
istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; uyuşmazlığın elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan BTV davası değil, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu kapsamında imza edilen "birim fiyat" sözleşmeden kaynaklı alacak davası olduğunu, birim fiyata KDV hariç tüm vergilerin dahil olduğunu, takip konusu yapılan alacağın davacı şirketin hak edişinden yapılan kesinti tutarı olduğundan likit olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı İdare vekili; dava konusu edilen kesintinin vergi alacağına ilişkin olduğunu, davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, ödenmesi gereken %1 oranında BTV tutarının hali hazırda ödenmiş olması sebebiyle, istinaf kararında hükmedilen 124.704,94 TL tutarlı BTV ödemesinin mükerrerlik teşkil edeceğini, davanın tamamen reddi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, elektrik aboneliği sözleşmesi nedeniyle ödenmesi gereken BTV oranından kaynaklanan alacağa ilişkin icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Taraflar arasında imzalanan 22.04.2015 tarihli Elektrik Enerjisi Malımına Ait Sözleşme'ye göre enerji tedariği yapıldığı, davacı şirket tarafından birim fiyat üzerinden 18.967.800,00 TL teklif verildiği, davacı tarafından davalıya iletilen 1.941.845,83 TL tutarındaki 2016/5 dönemine ilişkin tüketim faturasına ilişkin ödeme talebinin "belediye tüketim vergisi fark kesintisi" adı altında 621.989,58 TL kesinti yapılarak eksik ödendiği gerekçesiyle icra takibi başlatılmıştır.
2464 sayılı Kanunun 34 ve devamı maddelerinde, Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi (BTV) düzenlenmekte olup, Belediye sınırları ve mücavir alanlar içindeki elektrik ve havagazı tüketiminin hangi oranda alınacağı hususu aynı Kanunun 38. maddesinde belirlenmiştir.
Buna göre; Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi aşağıda gösterilen nispetlerde alınır.
a) İmal ve istihsal, taşıma, yükleme boşaltma, soğutma, telli ve telsiz telgraf ve telefon müraselesi işlerinde tüketilen elektriğin satış bedeli üzerinden yüzde 1,
b) (a) bendi dışında kalan maksatlar için tüketilen elektriğin satış bedeli üzerinden yüzde 5,
c) Havagazının satış bedelinden yüzde 5." denilmektedir.
Somut olayda; davalı İdare tarafından 2464 sayılı Kanunun 38. maddesine göre hesaplanan BTV bedeli mahsup edilmek suretiyle, 1.941.845,83 TL tutarındaki 2016/5 dönemine ait fatura 621.989,58 TL eksik ödenmiştir. Söz konusu bedel, Sözleşme hükümlerine göre %5 olarak tahsil edilen BTV bedelinin %1 olarak hesaplanması durumunda, fazla tahsil edilen %4'lük kısma tekabül etmektedir. Davacı şirket tarafından BTV bedelinin yasa gereği ödenmesi gerekenden fazla tahsil edilmesi durumunda, davalı İdare aleyhine sebebsiz zenginleşme olacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince.
26.01.2022 tarihli bilirkişi raporu ile davacı şirket ile davalı İdare arasında 22.04.2014 tarihinde imzalanan sözleşmeyle, 01.06.2015 - 31.05.2016 tarihleri arasında davacı şirket tarafından davalı İdare'ye elektrik enerjisi sağlanması hususunda anlaşıldığı, davalı İdare'ce yapılan elektrik tüketimlerinin davacı şirket tarafından tahakkuk edilen faturalarında su istihsali ve taşınması ile atık suların yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması kapsamında taşınması ve boşaltılması amacıyla tesis edilen aboneliklerin fatura hesabında BTV oranının %5 olarak yansıtıldığı,
detaylı hesaplaması yapılan BTV oranının %1 yansıtılması durumunda oluşacak fazladan tahsil edilen ve hak edişten mahsup edilmesi gereken tutarın KDV hariç 422.728,69 TL olduğu, davalı İdare'den fazladan tahsil edilen 422.728,69 TL BTV tutarına %18 KDV ilave edilmesi ile toplam tutarın 498.819,85 TL olacağı, davalı tarafından mahsup edilmesi gereken doğru bedelin hesap edildiği gerekçesiyle, davanın tespit edilen bedel üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken,
Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile BTV oranının %1 yansıtılması durumunda ödenmesi gereken bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/473, K. 2025/5245, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama