KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/532 E., 2025/3970 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/699 E., 2024/1120 K.
- İlk derece mahkemesi
- Van 3. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/495 E., 2023/38 K.
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin yarı kalça çıkığı nedeni ile davalı hastanede diğer davalı hekim tarafından ameliyat edildiğini, sonrasında ağrılarının artarak devam ettiğini ve on gün hastahanede yattığını, kontrole tekerlekli sandalye ile gittiğini, ... Devlet Hastanesinde yatılı fizik tedavi gördüğünü, tekrar ameliyat olması gerektiğinin söylendiğini, ... Devlet Hastanesinden %70 malullük raporu aldığını, davalı hekim hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalıların tıbbi hata ve ağır kusurları ve özen yükümlülüğünü yerine getirilmeyerek sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları haklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı hekim vekili; müvekkilinin tıbbın gerektirdiği tüm işlemleri gerçekleştirdiğini, ağrıların kireçlenme nedeni ile olmasının bu tarz vakıalarda normal olduğunu, zarar talebi için illiyet bağı olması gerektiğini ve müvekkilinin kusurlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı hastane vekili; diğer davalı hekimin yaptığı konsültasyon ve muayeneye uygun olarak tıbbi gereklilikler dahilinde teşhis ve tedavi uygulaması yapıldığını, kusur veya ihmalin söz konusu olmadığından hastanenin de sorumluluğuna gidilemeyeceğini, talebin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya kazandırılan Adli Tıp Kurumu (ATK) ve bilirkişi heyeti raporlarıyla davaya konu ameliyat tekniğinin yanlışlığına ya da uyumsuzluğuna dair herhangi bir tıbbi delil olmadığı, davacıya uygun müdahalelerde bulunulduğu, ameliyat öncesinde yapılması gereken erken muayenenin ve sonrasında gereken tüm tıbbi müdahalelerin yapıldığı olayda davalılara atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, karara esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı, raporlara itirazları dikkate alınmadan ve eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet ilişkisinden kaynaklı hekim hatası iddiasına dayanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle dosyaya kazandırılan ATK ve bilirkişi heyeti raporlarının birbiriyle uyumlu olmasına, ameliyat tekniğinin tıbben kabul edilebilir olduğu, teşhis ve tedavide gerekli özen ve dikkatin gösterildiği, davalıların kusurlu olmadığı değerlendirmesine göre, somut olayda hastane veya doktora sorumluluk yüklenemeyeceği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/532, K. 2025/3970, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama