KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/863 E., 2025/4531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2530 E., 2024/2641 K.
- Dava tarihi
- 23.03.2020
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 2. Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/53 E., 2024/405 K.
Karar Metni
728 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ..'in davalıya ait eğitim kurumunda eğitim gördüğünü, 17.04.2018 tarihinde okul içerisinde yapılan yüzme antremanı esnasında beden eğitimi branş öğretmeni dava dışı ...'nın hatası sonucu müvekkilinin sakatlandığını, bu duruma 9 yaşındaki müvekkiline sanki profesyonel bir yüzücü gibi yüzerken fazladan paraşüt bağlanmasının ve 1 saat süren 16 turluk yüzme antrenmanının sebebiyet verdiğini, müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini, paraşüt kemerinin aşırı derecede sıkı olduğu ve defalarca tur yaptırıldığı için müvekkilinin sağ üst bacağında sinir sıkışması meydana geldiğini,
rahatsızlığı ve sakatlığının halen devam ettiğini, 1,5 ay okula gidemediğini, sağlık probleminin belirsizliğini koruduğunu, sakatlık nedeniyle bir çok tedavi masrafı yapıldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, müvekkilinin geçirmiş olduğu sakatlanmadan dolayı şimdilik 63.500,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı küçüğün 27.09.2019 tarihinde başlayan basketbol antrenmanlarında hiçbir ağrı ve zorlanma yaşamadığını, herhangi bir ağrı, şikayet ya da sakatlık durumunun da olmadığını, davacının dava dilekçesindeki iddiaları ile ilgili 2018/Nisan ayından 15.01.2020 tarihine kadar müvekkili Kuruma yönelttiği herhangi bir ithamın olmadığını, davacının 2018 Nisan ayından Ocak 2020 tarihine kadar 19'u raporlu olmak üzere toplamda 32 gün devamsızlık yaptığını, müvekkili Kurum tarafından 12 saatlik telafi etüd çalışması verildiğini, dosyaya sunulan sağlık kayıtları ve raporları incelendiğinde,
15.01.2020 tarihine kadar davacı küçüğün ağrılarının sebebinin okuldaki yüzme antrenmanı olduğu yönünde tıbbi bir tespitin bulunmadığını, davacının yapılan tetkiklerinde ağrıların psikolojik olabileceğinin belirtildiğini, davacının ameliyat olarak nitelendirdiği işlemlerin "Mareljiya Parestatika" tedavisinde kullanılan sinir blokajı ve fizik tedavi uygulamaları olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; olay tarihi, dosya arasına giren tedavi evrakları, bireysel olarak davacı tarafça alınan hastane raporları, muayene esnasındaki verilen hastalık öyküleri, ..
Valiliğinin 02.03.2020 tarihli inceleme raporu, davacı küçüğün bahsi geçen ve hala devam ettiği iddia edilen rahatsızlık sonrasında 2019/2020 eğitim öğretim yılında lisanslı olarak basketbol takımında yer alarak veli izniyle basketbol oynamasında bir sakınca görülmediğine ilişkin belgeler, alınan hekim ve ATK raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı küçükteki sağ alt ekstremitedeki duyu sinirindeki etkilenmenin (meralgia parestetika) dava konusu paraşütle yüzme sebebiyle oluştuğuna dair illiyet bağının net olarak kurulamadığı, davalının sorumlu tutulamayacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş;
karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporları, İlk Derece Mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davaya konu ayıplı hizmet kapsamındaki davalı eylemi ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun yeterli ve kesin delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin yaşadığı sıkıntıların halen devam ettiğinin dosya içerisinde bulunan raporlarla sabit olduğunu, müvekkilinin dava konusu olay öncesinde böyle bir sağlık sorununun olmadığını, müvekkilinin 8 kez ameliyat olduğunu, ATK raporunda kesin bir görüş bildirilmediğini, bu rapora dayanarak hüküm kurulmasının doğru olmadığını, dosyanın hesap bilirkişisine dahi gönderilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet kusuru nedeniyle meydana gelen yaralanmadan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ve alanında uzman doktorlardan oluşan bilirkişi heyet raporlarında; davacı ...'in sağ alt ekstremitedeki duyu sinirinde etkilenme (meralgia parestetika) olduğu, bu etkilenmenin kilo, boy, vücut kitle indeksi yüksekliği, giyim tarzına bağlı olarak da oluşabileceği gibi, iddia edildiği gibi kişinin beline paraşüt bağlanması gibi travmatik olarak da meydana gelebileceği, aralarında tıbben ayrım yapılamayacağı, "Meralgia Parestetika" rahatsızlığının etyolojisinde paraşüt uygulamasının teorik olarak rol oynayabileceği, ancak literatürde bu tür bir vakanın mevcut olmadığı,
rahatsızlığın doğrudan antrenmana bağlanmasının tıbben uygun olmadığının belirtildiği, bilirkişi raporlarının denetime açık ve denetlenebilir olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/863, K. 2025/4531, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama