KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/876 E., 2025/1247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2166 E., 2024/1604 K.
- Dava tarihi
- 24.12.2021
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/290 E., 2022/205 K.
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Dosya içeriğine göre, asıl davada davalı yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 326.365,18 TL, birleşen davada davalı yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar ise 9.863,48 TL olup, her iki miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin (miktar itibariyle) reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacı vekili kararı karşı tarafın temyiz dilekçesine verdiği cevapla birlikte (katılma yoluyla) temyiz etmiştir.
Katılma yoluyla temyiz hakkı, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olup, karşı tarafın asıl temyiz dilekçesinin normal temyiz süresi içerisinde ve kendisi yönünden temyizi kabil bir karara karşı verilmiş olması koşulu ile sınırlandırılmıştır.
Karşı tarafın (davalı vekilinin) temyiz istemi, yukarıda belirtildiği üzere (miktar itibariyle) reddedilmiş olmakla, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin de karşı tarafın temyizine bağlı olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/876, K. 2025/1247, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama