KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2002/29191 E., 2004/3411 K.·Korku Ve Panık Yaratarak Ateş Etmek Sılahla Tehdıt Delıllerın Değerlendırılmesı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2004
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 264
TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 191
"İçtihat Metni"Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık hakkında, korku ve panik yaratma suçundan açılmış kamu davası bulunmadığı gözetilmeden ve CYY.nın 259. maddesi uyarınca bir işlemde yapılmadan, silahla tehdit suçundan bir karar verilmesi gerekirken ek savunma hakkı verilmekle yetinilip TCY.nın 264/7. maddesiyle hüküm kurulması,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
2- Kabule göre;
a) TCY.nın 264/7. maddesinde yazılı suçun oluşması için korku, kaygı ve panik yaratabilecek nitelikte bir fiil gerçekleştirilmelidir. Korku, kaygı, panik yaratmak isteyen failde, genel kasıt öğesi ile bağdaşacak bir istek olmalı ve böyle bir isteği vurgulayan davranışlarda bulunmalıdır. Eylem kamuya yönelik olup korku, kaygı ve panik yaratma kastı ile hareket edilmeli ve çevredekiler failin eylemi nedeniyle korkuya, kaygıya, paniğe kapılmalıdırlar.
Bu suç kendiliğinden ve kasıt ya da amaç dışı olamaz. Suçun oluşması için istek, yönelik ve eylemin özellikleri dikkate alınmalı, eylemin kamuya yönelik olup olmadığı saptanmalıdır. YCG.
Kurulunun 17.12.1996 tarih, 8-264/287 sayılı kararında belirtilen bu genel açıklama ve değerlendirmeye göre, sanığın geceleyin av tüfeğiyle yakınanın evine doğru beş el ateş etme eyleminden ötürü çevredekilerin korku, kaygı ve paniğe kapıldığına ilişkin somut kanıtlar açıklanıp gösterilmeden ve TCY.nın 191/son maddesinin uygulama olanağı tartışılmadan yetersiz gerekçeyle karar verilmesi,
b) Suç tarihinde temel ağır para cezasının alt sınırının 2.620.000 TL. olduğunun gözetilmemesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2002/29191, K. 2004/3411, 17 Mart 2004 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama