KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2008/10169 E., 2010/5689 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2010
- Mahkemesi
- Denizli Asliye 6.Ceza Mahkemesi
- Suç(lar)
- Tehdit
- Hüküm(ler)
- Beraat
- Tebliğnamedeki istek
- Onama, bozma
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1- Sanık ...'e ilişkin hükme yönelik temyizde,
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanık ...'a ilişkin hükme yönelik temyize gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamaların ışığı altında sanığın hatalı araç kullanma nedeniyle çıkan tartışmada "..seni Denizli' de gezdirmem, yaşatmam. Beni tanımıyorsan amcaoğluna sor..." diyerek katılanı tehdit eyleminde, sonuç almaya objektif olarak uygun ve elverişli olan bu sözler muhataba iletilmekle kişinin ruh dinginliğinin bozulduğu, iç huzur ve irade özgürlüğünün ihlal edildiği, dolayısıyla TCY 106/1 fıkra 1. cümlede tanımlanan "vücut tamlığına yönelik " tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden "... kavga sırasında söylenen sözlerde taammüt unsurunun oluşmadığı..." biçiminde yasal olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi;
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2008/10169, K. 2010/5689, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama