KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2008/10756 E., 2010/8077 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç(lar)
- Tehdit, yaralama, konut dokunulmazlığını bozma, hakaret, mala zarar verme, iftira
- Hüküm(ler)
- Hükümlülük
- Tebliğnamedeki istek
- Onama, bozma
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317.maddesi uyarınca sanık ...'ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, .
2-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen tehdit, hakaret, yaralama, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Hukuksal tanı: Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Yaptırım: Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Terekrrüre esas alınan ilamda iki yarı suçtan hükümlülük bulunmasına ve hangi hükümlülüğün tekerrüre esas alındığı açıkca gösterilmemesine karşın, 5275 sayılı Yasanın 108/2 maddesi uyarınca en ağır ceza tekerrüre esass olacağından, ayrıca ilamdaki 765 sayılı TCY.nın 260. maddesi ile verilen cezaya ilişkin hükümlülüğün anılan maddesi 5237 sayılı TCY'de suç olarak düzenlenmemesi nedeniyle tekerrüre esas olamayacağı, bu durumda cezası ağır olan hırsızlık suçuna ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas olması nedeniyle, infaz evresinde gözetilebilecek bu husus bozmayı gerektirmemiştir.
Anlaşıldığından sanık ...'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
3-Sanık ... hakkında tehdit, yaralama, konut dozunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından sanık ... hakkında iftira suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
a-Sanık ...'in iftira eylemine ilişkin olarak;
Sanığın, yaralama suçundan şüpheli sıfatıyla hazırlık soruşturmasında kolluk görevlilerine ifade verirken, yakınanı kendisinin dövmediğini, birkaç gün önce eşi olan ... ... ...'ın dövdüğünü gördüğünü söylemesi eyleminde, kastının "... ... ...'ın işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için eşini yaralama fiilini isnat etmek" olup olmadığı ve savunma hakkı kapsamında ifade verirken söylediği bu sözlerin "yetkili makamlara ihbar ve şikayette bulunma" olarak kabul edilip edilemeyeceği tartışılmadan yetersiz gerekçe ile TCY'nın 267/1 maddesi ile hükümlülük kararı verilmesi,
b-Sanık ...'ın tehdit, yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme eylemlerine ilişkin olarak ise,
Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.mn 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2008/10756, K. 2010/8077, 26 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama